<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-30172309</id><updated>2011-12-13T23:22:52.213+02:00</updated><title type='text'>Mysteria</title><subtitle type='html'></subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://uzuncorap.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://uzuncorap.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><link rel='next' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default?start-index=101&amp;max-results=100'/><author><name>Laia</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/717/2047/320/513689/pippidish.jpg'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>228</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30172309.post-429872776071640809</id><published>2011-12-13T23:22:00.001+02:00</published><updated>2011-12-13T23:22:52.219+02:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>Az önce Ocak 2011'de yazdığım, ama nedense yayınlamamayı tercih ettiğim bir yazıyı paylaştım. Nedeni aleni aslında. Bloga geri döner miyim bilmem, madem bunlar gelmiş aklıma, üşenmemiş yazmışım, neden yayınlanmasın değil mi?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30172309-429872776071640809?l=uzuncorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://uzuncorap.blogspot.com/feeds/429872776071640809/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30172309&amp;postID=429872776071640809' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/429872776071640809'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/429872776071640809'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://uzuncorap.blogspot.com/2011/12/az-once-ocak-2011de-yazdgm-ama-nedense.html' title=''/><author><name>Laia</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/717/2047/320/513689/pippidish.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30172309.post-2238188967384845107</id><published>2011-02-16T23:48:00.000+02:00</published><updated>2011-02-16T23:48:14.692+02:00</updated><title type='text'>...</title><content type='html'>yaşlı gözlerle bana gelip,&lt;br /&gt;sakın üzülme yavrum!&lt;br /&gt;böyle büyür insanlar&lt;br /&gt;ağlamak çare değil&lt;br /&gt;zaman değirmenini durdurmak kolay değil&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-ama babacım-&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30172309-2238188967384845107?l=uzuncorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://uzuncorap.blogspot.com/feeds/2238188967384845107/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30172309&amp;postID=2238188967384845107' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/2238188967384845107'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/2238188967384845107'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://uzuncorap.blogspot.com/2011/02/blog-post.html' title='...'/><author><name>Laia</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/717/2047/320/513689/pippidish.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30172309.post-478181067446122072</id><published>2011-01-27T21:48:00.001+02:00</published><updated>2011-12-13T23:19:23.116+02:00</updated><title type='text'>...</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;32 gün önce, kabuslu huzursuz uykumdan, dünyanın en güven telkin eden sesiyle uyandım: "Haydi yavrum kalk! Kahvaltı yapalım birlikte, saat de geç oldu, haydi Laiacığım." On saat kadar sonra, kodaman kılıklı biri, o sesin beni bir daha uyandırmayacağını, iki sözcükle ifade etti: "onu kaybettik"&amp;nbsp; &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;25 yıl önce,  evin şımarık prensesi ilkokula başladığında, kırk evin biricik kızıyken, kırk öğrenciden biri oluverdi. Okul sıkıcıydı, zaten bildiğim şeyleri, yeni öğreniyormuş gibi yapmam gereken bir yerdi, üstelik sınıftakilerden de hiç hoşlanmamıştım, hepsi ayrı bir karın ağrısıydı. Okulun ilk günü bittiğinde karşımda onu görünce, hemen başlamıştım anlatmaya, ne kadar sıkıldığımı, sıraların ne kadar rahatsız olduğunu... İnsanın içini ısıtan gülümsemesiyle dinledi beni ve dedi ki, "sen böyle her gün ne olduysa anlat bana, belki seversin ilerde, bir kaç gün daha git bakalım". Bir süre okula sadece babama akşam anlatacak hikayem olsun diye gittim. Bir de her gün bir sınıf arkadaşıma lakap takıyorduk, onun için. Geveze Ayça, derste bana bir şeyler söylerken öğretmenden azar işitmeme sebebiyet verdiği için gevezeydi. Balıkçı Hakkı ise, babam çocukken alış veriş yaptıkları balıkçı ile aynı ismi paylaştığı için almıştı balıkçı sıfatını.&amp;nbsp; Huysuz Haluk ve Mutlu Selçuk ise tek yumurta ikiziydiler, birbirlerinden ayırdetmenin yolu lakaplarında saklıydı. Sonra şımarık prenses okula ısındı, ama hikayeleri 32 gün öncesine kadar hep devam&amp;nbsp; etti.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;28 yıl kadar önce, babamla ben Ankara sokaklarını arşınlarken, japon mucizelerinden biri ile karşılaştık. Bir limondan iki çay bardağı limon suyu çıkaran japon mucizesi, Sakarya'da karşımıza çıkmıştı. Annemin nazarında ikimizin sicili epey bozuktu,&amp;nbsp; buna benzeyen çok sayıda japon mucizesini alıp, eve geldiğimizde hiç bir işe yaramadığı gerçeği ile yüzleşmiştik. Bu kez kazıklanmama konusunda kararlıydık kararlı olmasına, adam da gözümüzün önünde iki bardağı limon suyuyla dolduruvermişti. Babam atıldı, ben denemek istiyorum diye, iki çay bardağı olmasa da bir buçuk çay bardağı doldurdu. Bu kez annemden azar işitmeyeceğimizden emin bir şekilde aldık. Ama işte olmadı, yine evde işe yaramadı. 21 gün önce işten çıktım, bizim japon mucizesi, işyerimin önünde yeniden satılıyor. Mekanizma tamamen aynı, 28 yılda değişen tek şey, borunun ucuna eklenen kapak olmuş. Babam yoktu, ben aldım.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;12 yıl önce, öğrencisi olmadığım bir üniversitede düzenlenen yemekhane boykotuna katıldığım ve 2911'e muhalefet ettiğim gerekçesiyle hakkımda soruşturma açıldığında çakmak çakmak gözleriyle bana "Sen profesyonel eylemci olmuşsun" diye gürlemişti. Bu kavga esnasında bütün konsantrasyonumu ona "babacım" değil de "baba" diyebilmeye yöneltmiştim. O kadar zordu babacım dememek.&amp;nbsp; O sene 1 Mayıs'a katılmak epey güç olmuştu. Ertesi seneden itibaren ev ahalisinin geyik konusu olmuştum. "Birazdan gelir ablanız, surat kırmızı ses kısık", abla gelince, "yavrum diyorumki, alana giderken kolu açık bir şeyler giysen de böyle sadece suratın kızarmasa." Zaman içinde benim de lakabım olmuştu: evin terörden sorumlu devlet bakanıydım, bilgi yarışmalarında benim sorumluluk alanıma giren sorularda tüm gözler beni arar olmuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Işıklar içinde uyu babacım, her anını dolu dolu yaşattığın bu 32 yıl için bütün içtenliğimle teşekkür ederim. Bana öğrettiğin herşey için, içimi dolduran hudutsuz sevgin için, her koşulda yanımda olduğun için, babam olduğun için... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30172309-478181067446122072?l=uzuncorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://uzuncorap.blogspot.com/feeds/478181067446122072/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30172309&amp;postID=478181067446122072' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/478181067446122072'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/478181067446122072'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://uzuncorap.blogspot.com/2011/01/blog-post.html' title='...'/><author><name>Laia</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/717/2047/320/513689/pippidish.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30172309.post-1877566206279937715</id><published>2010-12-12T01:21:00.000+02:00</published><updated>2010-12-12T01:21:19.173+02:00</updated><title type='text'>Bembeyaz gece</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Önbilgi 1: Bugün yani yaklaşık bir saat önce sona eren gün dünya rakı günüydü.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Öbilgi 2: Ankara kar altında.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Önbilgi 3: Elbette rakı içtim, ama yaş ortalaması 50 olan işyeri arkadaşlarıyla.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Her sabah doğan güneşten çok, her kış yağan ilk kar umutlandırıyor beni hayata dair. Nedenini bilemiyorum, kestiremiyorum. Tek bildiğim bunun böyle olduğu. Bu nedenle 17 yaşımdan beri ilk yağan karı kendimce bir ritüelle kutsarım, yani kar altında yürüyerek konyak içerim. Bu ritüelin dışına çıktığım nadirdir. Bugün de ritüeli bozmadım. Gereksiz yere üzerime aldığım sorumlulukların boğuculuğuna rağmen ritüeli yerine getirdim. Lakin bugün aynı zamanda dünya rakı günüymüş. E ne oldu? Elbette gündüz içtiğim konyağa aldırmadan 3 duble de rakı içtim. Demem o ki fena halde sarhoşum.&amp;nbsp;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Sarhoş aklım bembayaz olunca Ankara'ya bile aşık olacak neredeyse. Komik, şimdi aklıma düştü. Bir zamanlar, bir kıza deli gibi aşık arkadaşıma "Bak, çok güzel kar yağıyor, bu şehir kar altında gerçekten güzel, onu şimdi arıyorsun ve Seğmenlere götürüyorsun. İnan bana bahar aylarından çok daha fazla etki eder, kar altında Ankara." önerisinde bulumuştum. Komik olan işe yaramış olması. Hala birlikteler.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Tekil olunca muhabbeti ekleyemedim, bembeyazın yanına. Neyse artık bir dahaki karda bembeyaz muhabbetleri gerçek kılmak dileğiyle...&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30172309-1877566206279937715?l=uzuncorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://uzuncorap.blogspot.com/feeds/1877566206279937715/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30172309&amp;postID=1877566206279937715' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/1877566206279937715'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/1877566206279937715'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://uzuncorap.blogspot.com/2010/12/bembeyaz-gece.html' title='Bembeyaz gece'/><author><name>Laia</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/717/2047/320/513689/pippidish.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30172309.post-2052661152137757329</id><published>2010-11-20T23:54:00.000+02:00</published><updated>2010-11-20T23:54:50.932+02:00</updated><title type='text'>Sonbaharda Ankara</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/TOfOYb75jSI/AAAAAAAAAas/ou_G_d0psOo/s1600/Ankara_Sonbahar_2010_1.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="240" src="http://1.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/TOfOYb75jSI/AAAAAAAAAas/ou_G_d0psOo/s320/Ankara_Sonbahar_2010_1.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Bir iki aydır daha fazla hareket edebilmek amacıyla, evin yakınlarında kamusal bir parkta yürüyorum. Son iki haftadır, geçtiğimiz yıl yağan yağmurlarla bir miktar yeşeren Ankara'nın sonbaharını fotoğraflamam gerektiğini düşünüyorum. Tipik üşengeçlik ve unutkanlık sendromlarından dolayı bugüne kaldı. Nihayet çekebildim. &lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/TOfOcZlwFYI/AAAAAAAAAaw/RfK7bYvQP8E/s1600/Ankara_Sonbahar_2010_2.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="240" src="http://3.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/TOfOcZlwFYI/AAAAAAAAAaw/RfK7bYvQP8E/s320/Ankara_Sonbahar_2010_2.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/TOfOfc5zJsI/AAAAAAAAAa0/A-Ghtft81b8/s1600/Ankara_Sonbahar_2010_3.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="240" src="http://3.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/TOfOfc5zJsI/AAAAAAAAAa0/A-Ghtft81b8/s320/Ankara_Sonbahar_2010_3.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/TOfOiG-tGpI/AAAAAAAAAa4/KIdrcXTjsNg/s1600/Ankara_Sonbahar_2010_4.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="240" src="http://3.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/TOfOiG-tGpI/AAAAAAAAAa4/KIdrcXTjsNg/s320/Ankara_Sonbahar_2010_4.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/TOfOk1GeunI/AAAAAAAAAa8/RlzEJZk0AAk/s1600/Ankara_Sonbahar_2010_5.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="240" src="http://3.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/TOfOk1GeunI/AAAAAAAAAa8/RlzEJZk0AAk/s320/Ankara_Sonbahar_2010_5.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Yukarıdakiler yürüyeceğim parka giderken yol üstünde beni cezbedenler.. Aşağıdakiler ise, iki gün önce yürüyüşe giderken evde bıraktığım makina için ahlanıp vahlanıp, nolur nolmaz yine unuturum düşüncesinden hareketle balkondan çektiklerim. &lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/TOfOn2q-0bI/AAAAAAAAAbA/0Skdo-kC2ug/s1600/Ankara_Sonbahar_2010_6.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="240" src="http://4.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/TOfOn2q-0bI/AAAAAAAAAbA/0Skdo-kC2ug/s320/Ankara_Sonbahar_2010_6.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/TOfOsYhePBI/AAAAAAAAAbE/cHljElKgOCg/s1600/Ankara_Sonbahar_2010_7.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://3.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/TOfOsYhePBI/AAAAAAAAAbE/cHljElKgOCg/s320/Ankara_Sonbahar_2010_7.jpg" width="240" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30172309-2052661152137757329?l=uzuncorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://uzuncorap.blogspot.com/feeds/2052661152137757329/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30172309&amp;postID=2052661152137757329' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/2052661152137757329'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/2052661152137757329'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://uzuncorap.blogspot.com/2010/11/sonbaharda-ankara.html' title='Sonbaharda Ankara'/><author><name>Laia</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/717/2047/320/513689/pippidish.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/TOfOYb75jSI/AAAAAAAAAas/ou_G_d0psOo/s72-c/Ankara_Sonbahar_2010_1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30172309.post-7002042177571205646</id><published>2010-10-20T10:09:00.003+03:00</published><updated>2010-10-25T17:35:34.985+03:00</updated><title type='text'>Genç kalmak</title><content type='html'>Kıskanmanın mantıksızlığı üzerine dün yazdıklarımdan sonra, geceyarısını henüz geride bıraktığımız dakikalarda, bol miktarda rakının desteğiyle 60 yılın nasıl olup da hiçbir şeyi değiştirmediğini dinleme imkanı buldum. Her daim dinamik olmanın sırrını, her daim dinamik insandan dinledim. Formülü oldukça basit aslında: Azraile karşı kaybedeceğinden emin olduğun savaşta, her muharebeyi sanki nihai savaşı kazanacakmış gibi sürdürmek. Hep kavga. 18 yaşında nasıl bir tutku yaşatıyorsan içinde, 60 yaşına geldiğinde onu sürdürebilmek. O an anladım ki, çok uzun süredir 80'li yaşlarıma çakılıp kalmışım. Karşımdaki ise 18'inde bir delikanlı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kıskanmanın mantıksızlığı konusundaki düşüncelerim değişmedi, ama meseleyi yaşla bağlantılı olarak ifade etme ihtiyacı hissettiğim için şu anda biraz utanıyorum. Keza haddime düşmez, kimsenin yaşı nüfus kağıdında yazmıyor. Bilahere kıskanma ve yıkıcılığı üzerine düşüncelerimi, önümüzdeki haftalarda buraya yazacağım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi ise 18 yaşındaki delikanlı ile dün gece yaptığım  kısa sohbetin damağımda bıraktığı tatla uykuya çekilmek istiyorum. Hastalıkla muharebe halindeki bedenimi fazla uykusuz bıraktım, bir iki saat iyi gelecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugünün ilk saatlerini unutmamak üzere buraya not düşmeliydim, düştüm.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30172309-7002042177571205646?l=uzuncorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://uzuncorap.blogspot.com/feeds/7002042177571205646/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30172309&amp;postID=7002042177571205646' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/7002042177571205646'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/7002042177571205646'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://uzuncorap.blogspot.com/2010/10/genc-kalmak.html' title='Genç kalmak'/><author><name>Laia</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/717/2047/320/513689/pippidish.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30172309.post-667906066516811530</id><published>2010-10-19T18:07:00.003+03:00</published><updated>2010-10-19T18:17:20.302+03:00</updated><title type='text'>Kıskanmak</title><content type='html'>İnsan 60 yaşındayken, 60 yaşındaki eşini kıskanır mı? Kıskansa bile, meseleyi büyütüp o yaşta iki gece salonda yatmayı göze alır mı? Diyelim ki aldı. Bu durumun tuhaflığı neden bir saniye olsun aklına gelmez? Son sorunun  cevabı öncesinden edilen kelamdan belli tamam, eğer kıskanıyorsa ve bu meseleyi abartıyorsa, belli ki tuhaf olduğunu da düşünmeyecek. Kıskançlık tuhaf bir şey ve en az askerlik kadar mantığın bittiği yerde başlıyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30172309-667906066516811530?l=uzuncorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://uzuncorap.blogspot.com/feeds/667906066516811530/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30172309&amp;postID=667906066516811530' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/667906066516811530'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/667906066516811530'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://uzuncorap.blogspot.com/2010/10/kskanmak.html' title='Kıskanmak'/><author><name>Laia</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/717/2047/320/513689/pippidish.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30172309.post-3919617245229963611</id><published>2010-10-16T14:30:00.004+03:00</published><updated>2010-10-19T18:05:31.739+03:00</updated><title type='text'>Şemsiye Tamircisi</title><content type='html'>Kardeşim bana üzerinde Klimt'in en ünlü tablolarından bir seçkinin yer aldığı pek güzel bir şemsiye almıştı. Ankara'nın yağmurlu günlerinde severek kullanmayı hayal ettiğim şemsiyem, hain bir rüzgar tarafından kırılınca haliyle epey üzüldüm. Yaz aylarında gelen bu güzel hediyeyi doğru dürüst kullanamadan çöplüğe göndermek de içimden gelmedi. Küçük bir araştırmadan sonra, iş yerimden oda arkadaşımın yardımıyla şemsiye satan ve tamir eden bir dükkandan haberdar oldum. Bu dükkanda binbir çeşit şemsiye ve orta yaşını geride bırakalı epey olmuş sevimli bir amca vardı. Buradaki sevimlinin anlamı kesinlikle ensesine vur lokmasını al cinsinden bir sevimlilik değil tabiiki. Daha çok huysuz ve tatlı kadın şarkısında anlatılan türden bir sevimlilik.&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;İçeri girdim, genç tezgahtara şemsiye tamiri yapıyor musunuz diye sordum, evet dedi, amcayı işaret etti. Amca şöyle bir süzdü beni, dedi ver bakalım şemsiyene. Çıkardım şemsiyeyi, Amca dedi "Ooooo, bunu baştan yapmak lazım, hem hiç de güzel değilmiş ne yapacaksın bunu sen?" Ben tabi en nazik tavrımı takınarak, "Hediye bu. Hem ben pek sevdim, hem yeni daha" diye kekelerken, amca üst perdeden: "Şemsiye almayı da, aldığınız şemsiyeyi kullanmayı da bilmiyorsunuz" diye başladı. Benim şemsiyem aslında yeterince kaliteli malzemeden yapılmamış, dışındaki desenlere aldanıp şemsiye mi alınırmış, kimbilir kaç para dökmüşüm. Bu noktada en cılız sesimle, bana hediye geldi diye araya girmeye çalışmam pek fayda etmedi. Amca hızla devam etti: Madem kalitesiz şemsiye alıyormuşum, o zaman çok rüzgarlı havada kullanmayacakmışım. Şapkalı ceketleri kullanmak daha iyiymiş rüzgarlı yağmurlu havada. Ya da desenine bakmadan dayanıklı şemsiye almak gerekliymiş. Şemsiyeyi rüzgara göre taşımak, açıp kapatırken göbeğe dayamak yerine tuşlarına gerektiği kadar basmak gerekiyormuş. Sonra eline tezgahtan bir şemsiye alarak, nasıl açıp nasıl kapamam gerektiği konusunda bu kez uygulamalı bir ders verdi. Ben şemsiyenin tamir edilip edilmeyeceği konusunda içimi kemirmeye başlamış endişeyle, o ruh hali içinde mümkün olan en duyulur ses tonuyla sordum: "Tamir edeceksiniz ama değil mi?"  "Tamam kızım yaparız, 30 Ekim'de gel al." "Amca ne yaptın sen? 15 gün mü sürecek?" gibi aklıma gelen tüm soruları bir kenara bırakıp,  tamir edileceğine ilişkin cevabın yarattığı gevşeme ile tüm içtenliğimle teşekkür ettim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Artık dükkanı terk etmeye hazırlanıyordum ki, amca arkamdan seslendi: "Kızım yedek şemsiyen yoksa, hava yağmurlu, vereyim bir tane" Var amcacım var sağolasın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30172309-3919617245229963611?l=uzuncorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://uzuncorap.blogspot.com/feeds/3919617245229963611/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30172309&amp;postID=3919617245229963611' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/3919617245229963611'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/3919617245229963611'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://uzuncorap.blogspot.com/2010/10/semsiye-tamircisi.html' title='Şemsiye Tamircisi'/><author><name>Laia</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/717/2047/320/513689/pippidish.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30172309.post-6031250074789950653</id><published>2010-10-10T23:30:00.003+03:00</published><updated>2010-10-10T23:44:19.182+03:00</updated><title type='text'>hüzün</title><content type='html'>dün kardeşimi bir kez daha uğurladım. bu kez kararlıydık, yetişkin olacaktık. insanlar bizim yaşımıza geldiklerinde öyle olur olmaz ağlamazlardı. hem zaten ortada sürülen falan yoktu, isteğe bağlı bir gidişti.  belli bir noktaya kadar oldukça başarılıyız ikimiz de... ama yetişkin kategorisinin ne kadar parçası olabildi(ece)ğimiz tartışmalı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;az önce tesadüf eseri inti illimani'nin "el pueblo unido jamas sera vencido"sunun eski versiyonunu dinledim. epey uzun süredir viva italia albümündeki buram buram hüzün kokan versiyonunu dinlediğimi ve hatta şarkının eski halini unuttuğumu fark ettim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;insan yetişkin olmadan, yaşlanır mı?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30172309-6031250074789950653?l=uzuncorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://uzuncorap.blogspot.com/feeds/6031250074789950653/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30172309&amp;postID=6031250074789950653' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/6031250074789950653'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/6031250074789950653'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://uzuncorap.blogspot.com/2010/10/huzun.html' title='hüzün'/><author><name>Laia</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/717/2047/320/513689/pippidish.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30172309.post-8383136902604103520</id><published>2010-09-25T23:08:00.002+03:00</published><updated>2010-09-30T10:21:33.738+03:00</updated><title type='text'>Heyyooo</title><content type='html'>Uzun zamandır gmaili açarken 5-10 dakika bekleme zahmetinden nihayet kurtuldum. Kendimi internet teknolojisi ile yeni tanışmış gibi hissediyorum. Fiber optik kabloya geçtiğimden beri evde kullanılabilir bilgisayar sayısı ikiye çıktı. Bunun anlamı, artık buradan aklıma estikçe bıdırlanacağım.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30172309-8383136902604103520?l=uzuncorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://uzuncorap.blogspot.com/feeds/8383136902604103520/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30172309&amp;postID=8383136902604103520' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/8383136902604103520'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/8383136902604103520'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://uzuncorap.blogspot.com/2010/09/heyyooo.html' title='Heyyooo'/><author><name>Laia</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/717/2047/320/513689/pippidish.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30172309.post-6136633270259347316</id><published>2010-09-13T15:49:00.003+03:00</published><updated>2010-09-13T16:07:40.501+03:00</updated><title type='text'>Muhteşem Birliktelik: Trajedi ve Komedi</title><content type='html'>15 dakika önce başıma geleni yazabilmek için bilgisayar önüne gelebilme kabiliyetime hayranım. Kendini oldukça özgüvenli hissettiren bu açılış cümlesinin ardından konumuza gelirsek, tahmin edilebileceği üzere Referandum. Uzun zamandır hakkında not almadığım geçmişten gelen bir karakter, tanıdık demeye bile yüzümün tutmadığı bir zata dönüşebilen biri bugün beni ulusalcı olmakla suçladı. Oysa gereksiz iletişimden olanca hızımla kaçma isteğime rağmen, dayanamayıp hayır verdim tabiiki, sözcüklerini sarfettim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Trajedi ve komediye gelince..... O birdirbir.org'daki 12 Eylül 12 Şaban Haberi. Link veremiyorum maalesef, evimde değilim, evet ben o kodları ezberleyemeyecek kadar bilgisayara uzağım.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30172309-6136633270259347316?l=uzuncorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://uzuncorap.blogspot.com/feeds/6136633270259347316/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30172309&amp;postID=6136633270259347316' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/6136633270259347316'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/6136633270259347316'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://uzuncorap.blogspot.com/2010/09/muhtesem-birliktelik-trajedi-ve-komedi.html' title='Muhteşem Birliktelik: Trajedi ve Komedi'/><author><name>Laia</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/717/2047/320/513689/pippidish.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30172309.post-5792513097550024218</id><published>2010-09-09T19:12:00.002+03:00</published><updated>2010-09-09T19:18:32.700+03:00</updated><title type='text'>Şarap Etkisi</title><content type='html'>Uzun süredir, yaklaşık 2 aydır bazı sebeplerden dolayı içki içmiyordum, az önce az da olsa içtiğim beyaz şarap bu nedenle fena halde başımı döndürünce, buraya bir şeyler yazayım istedim. Ama işte ilhamın hızına bazen teknoloji yetişemiyor. Önce maillerime bakma gafletinde bulundum ki, obsesif karakterim nedeniyle acilen yanıtlamam gerektiğinidüşündüğüm mailler vaktimi aldı. Sonra PC başına neden geldiğimi unutup, firefoxu kapattım, tam bilgisayarı da kapatıyordum ki, aklıma geldi, firefoxu yeniden açmak istediğimde ise firefox güncellemelerini yapmaya başladı. Nihayet açıldığında bu kez firefoxun pek sevgili personalarının içinde kendimi kaybettim, yeni bir şeyler seçtim onu yükledim. Veeee buraya ne yazmayı düşündüğümü unuttum. Neyse tam sarhoş muhabbeti. Gelirse, yine gelirim başına...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30172309-5792513097550024218?l=uzuncorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://uzuncorap.blogspot.com/feeds/5792513097550024218/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30172309&amp;postID=5792513097550024218' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/5792513097550024218'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/5792513097550024218'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://uzuncorap.blogspot.com/2010/09/sarap-etkisi.html' title='Şarap Etkisi'/><author><name>Laia</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/717/2047/320/513689/pippidish.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30172309.post-2959752564244102753</id><published>2010-08-31T13:11:00.001+03:00</published><updated>2010-08-31T13:11:50.385+03:00</updated><title type='text'>Gake no Ue no Ponyo</title><content type='html'>&lt;object width="480" height="360"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.dailymotion.com/swf/video/x6ak3j_gake-no-ue-no-ponyo_shortfilms?additionalInfos=0"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowScriptAccess" value="always"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed type="application/x-shockwave-flash" src="http://www.dailymotion.com/swf/video/x6ak3j_gake-no-ue-no-ponyo_shortfilms?additionalInfos=0" width="480" height="360" allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;a href="http://www.dailymotion.com/video/x6ak3j_gake-no-ue-no-ponyo_shortfilms"&gt;Gake no Ue no Ponyo&lt;/a&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Y&amp;uuml;kleyen &lt;a href="http://www.dailymotion.com/Suchablog"&gt;Suchablog&lt;/a&gt;. - &lt;a href="http://www.dailymotion.com/tr/channel/shortfilms"&gt;T&amp;uuml;m sezonlar ve t&amp;uuml;m b&amp;ouml;l&amp;uuml;mler&lt;/a&gt;&lt;/i&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30172309-2959752564244102753?l=uzuncorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://uzuncorap.blogspot.com/feeds/2959752564244102753/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30172309&amp;postID=2959752564244102753' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/2959752564244102753'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/2959752564244102753'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://uzuncorap.blogspot.com/2010/08/gake-no-ue-no-ponyo.html' title='Gake no Ue no Ponyo'/><author><name>Laia</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/717/2047/320/513689/pippidish.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30172309.post-8703870876968317059</id><published>2010-08-28T14:31:00.002+03:00</published><updated>2010-08-28T14:48:53.496+03:00</updated><title type='text'>Get Out</title><content type='html'>&lt;object height="270" width="480"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.dailymotion.com/swf/video/xbnwlk_get-out_shortfilms?additionalInfos=0"&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;param name="allowScriptAccess" value="always"&gt;&lt;embed type="application/x-shockwave-flash" src="http://www.dailymotion.com/swf/video/xbnwlk_get-out_shortfilms?additionalInfos=0" allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always" height="270" width="480"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;a href="http://www.dailymotion.com/video/xbnwlk_get-out_shortfilms"&gt;Get Out&lt;/a&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Yükleyen &lt;a href="http://www.dailymotion.com/Esma-Movie"&gt;Esma-Movie&lt;/a&gt;. - &lt;a href="http://www.dailymotion.com/tr/channel/shortfilms"&gt;Tüm sezonlar ve tüm bölümler&lt;/a&gt;&lt;/i&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30172309-8703870876968317059?l=uzuncorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://uzuncorap.blogspot.com/feeds/8703870876968317059/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30172309&amp;postID=8703870876968317059' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/8703870876968317059'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/8703870876968317059'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://uzuncorap.blogspot.com/2010/08/get-out-y-esma-movie.html' title='Get Out'/><author><name>Laia</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/717/2047/320/513689/pippidish.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30172309.post-7300716503018455890</id><published>2010-08-27T13:10:00.003+03:00</published><updated>2010-08-28T13:41:56.076+03:00</updated><title type='text'>Geri Dönüş</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Fazlasıyla ilgisiz bıraktığım bloga geri dönüş. Bu arada çok sayıda saptama, saplama, serzeniş, neşe, kırgınlık, mutluluk biriktirdim. Kendimle sürdürdüğüm didişmede, el verdiğince ateşkes ilanına uymaya karar verdim, uygulayamadım, sonra yeniden karar verdim... İnsanlarla tanıştım, çok eğlendim, insanlarla tanıştım çok sıkıldım. Kısacası yazmadım ama kendimce yaşadım. Buraya yazdıklarım zaten aynı döngünün tekrarı gibi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir kez daha yaşamımı değiştirme arzusundayım. Galiba değişiklik ihtiyacımın bir kısmı kendimi değiştirmekle ilgili, bir kısmı da aynı şehirde 30 yıldır varlık sürdürmekle. Uzun süredir aklımda hatta dilimde olan, şehir hatta ülke değişikliğini kuvveden fiile geçirme sırasının geldiği kanısındayım. Bakalım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şehir değiştirme fikrine "hatta" ile ekleniveren ülke değiştirme fikrinin tohumları, geçtiğimiz yıl yaptığım Berlin seyahatinde atılmıştı. Berlin tohumunun filizlenmesine Ankara çölü engel olmuştu. Aynı çöle bu yaz bir haftalığına yolu düşen sosyallik ortamı ise bir kez daha yeşertti. Kendimi tanıma yolunda bir kaç mütevazi adım atılmasına da sebebiyet veren sosyallik ortamı diye tabir ettiğim değişim programı, "iş" adı altında yaptığım şeylerin bende yarattığı tahribatın nereden kaynaklandığına ilişkin ipuçlarını yakalamamı sağladı. Böylece bir kez daha yenilenme kararı aldım. Buraya not düşmeye başladığım günden beri, işim okulum ve ben arasındaki salınımları yazdığıma göre, geleneği bozmamalıydım. Bozmadım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30172309-7300716503018455890?l=uzuncorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://uzuncorap.blogspot.com/feeds/7300716503018455890/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30172309&amp;postID=7300716503018455890' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/7300716503018455890'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/7300716503018455890'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://uzuncorap.blogspot.com/2010/08/geri-donus.html' title='Geri Dönüş'/><author><name>Laia</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/717/2047/320/513689/pippidish.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30172309.post-8520478993735900135</id><published>2010-05-16T15:54:00.003+03:00</published><updated>2010-05-16T15:58:44.896+03:00</updated><title type='text'>...</title><content type='html'>her ruh halini kapsayan klişelere içelim... neylerdik o anlamsız cümleler olmasa, sıkışınca dürüstlüğe uzak kıyılarda nereye sığınırdık?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;dostla düşman birdir,  iktidar anne üzerinden dağılır, anlam borcu kendini annede açık eder.  ne kendime ne sana güveniyorum, güvendiğim tek şey ortak noktamız: seçeneksizliğimiz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30172309-8520478993735900135?l=uzuncorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://uzuncorap.blogspot.com/feeds/8520478993735900135/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30172309&amp;postID=8520478993735900135' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/8520478993735900135'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/8520478993735900135'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://uzuncorap.blogspot.com/2010/05/blog-post.html' title='...'/><author><name>Laia</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/717/2047/320/513689/pippidish.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30172309.post-694545304558057810</id><published>2010-05-09T12:22:00.002+03:00</published><updated>2010-05-09T12:26:10.492+03:00</updated><title type='text'>dostların arasındayız</title><content type='html'>&lt;object width="480" height="360"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.dailymotion.com/swf/video/xbys6l"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowScriptAccess" value="always"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed type="application/x-shockwave-flash" src="http://www.dailymotion.com/swf/video/xbys6l" width="480" height="360" allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;görüntüler kötü ama ya müzik?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ekim ayının ilk günü 10 yıl kadar önce... yeniden aklıma düştü acı tatlı gülümseyişle.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30172309-694545304558057810?l=uzuncorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://uzuncorap.blogspot.com/feeds/694545304558057810/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30172309&amp;postID=694545304558057810' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/694545304558057810'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/694545304558057810'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://uzuncorap.blogspot.com/2010/05/dostlarn-arasndayz.html' title='dostların arasındayız'/><author><name>Laia</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/717/2047/320/513689/pippidish.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30172309.post-8503764178801572160</id><published>2010-01-27T23:42:00.002+02:00</published><updated>2010-01-27T23:53:21.550+02:00</updated><title type='text'>karlı bir ankara akşamı</title><content type='html'>"senenin ilk karı gökten süzülürken" diye bir yazıya başlamayı o kadar çok istedim ki, ankara'nın ayazını kemiklerimize hissettirdiği son günlerde. ama işte olmadı, az öncesine kadar olanca hızıyla yağan karın gökten süzülme evresini kaçırdım. neyse olsun içime dokunan iki yazıyı paylaşmak isterim. ikisini de kendi bakış açımı dillendirdikleri için değil, asıl olarak içime dokundukları için paylaşmak istedim. bir de uzun süredir görmediğim biriyle karşılaştım. onun son günlerde yazdığı yazılara da bu vesileyle bir göz atma fırsatı buldum. anladım ki, oldukça sanalmış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bahsi geçen yazıların ilkine &lt;a href="http://www.halkingunlugu.net/yazarlar/kizilayda_bir_hayalet_dolasiyor.html"&gt;buradan ulaşabilirsiniz.&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ikincisine de &lt;a href="http://bianet.org/bianet/kadin/119701-seni-seviyorum-benim-hayatimi-degistirdi"&gt;buradan ulaşabilirsiniz.&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30172309-8503764178801572160?l=uzuncorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://uzuncorap.blogspot.com/feeds/8503764178801572160/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30172309&amp;postID=8503764178801572160' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/8503764178801572160'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/8503764178801572160'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://uzuncorap.blogspot.com/2010/01/karl-bir-ankara-aksam.html' title='karlı bir ankara akşamı'/><author><name>Laia</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/717/2047/320/513689/pippidish.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30172309.post-3610455213142790594</id><published>2009-12-27T11:16:00.002+02:00</published><updated>2009-12-27T11:23:26.612+02:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>bazen çok önemsediğimi düşündüğüm konuların benim açımdan sandığım kadar önemli olmadığı ile yüzleşmek, kendini masa yatırmak canımı acıtıyor.  en hassas anda en olmadık hissettiğimin yarısını ifade etmekten aciz sözcükler ağzımdan dökülüyor. sözcüklere söze inanmak lazım evet, ama olmuyor bir türlü. bir kez daha kendimi affetmekle başbaşayım. bu kadar zor olmasa keşke. bütün hikayenin "ben"e ait oluşu ağır taşıyamayacağım kadar ağır bir yük gibi. aslolan o ki, yıllardır taşıyorum. insanın nelerle karşı karşıya kalma potansiyeli taşıdığını göz önüne alırsak benimkisi tüy haline geçiverir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30172309-3610455213142790594?l=uzuncorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://uzuncorap.blogspot.com/feeds/3610455213142790594/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30172309&amp;postID=3610455213142790594' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/3610455213142790594'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/3610455213142790594'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://uzuncorap.blogspot.com/2009/12/bazen-cok-onemsedigimi-dusundugum.html' title=''/><author><name>Laia</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/717/2047/320/513689/pippidish.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30172309.post-7448598025914582880</id><published>2009-11-26T12:46:00.003+02:00</published><updated>2009-12-06T12:48:54.794+02:00</updated><title type='text'>bu dondurucu gün</title><content type='html'>yapmam gereken yığınla iş bile beni bu hareketsizliğimden alıkoymayacaksa, nasıl harekete geçeceğim acaba?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;buraya sürekli taslaklar yazmaktan sıkıldım. bunu yayınlayacağım. dengesiz ruh hallerimden ben de çok sıkıldım. ama teşhisin peşine düşmek gibi de bir niyetim yok. kendi kendime takılıyorum. bazı şeyleri anlamakta güçlük çekiyorum. uzun süreli yalnızlıktan çıldırmanın eşiğinde hissediyorum kendimi. bu halin devamlılığı beni daha hızlı bir şekilde dipsiz bir kuyuya doğru sürüklüyor. yazı dilim fark edildiği üzere, ya da çoktan fazlasıyla farkında olunduğu üzere her geçen dakika daha da arabeskleşiyor. bu fiilin ne anlama geldiğini açıklayacak durumda değilim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sıkıntılı ruh hallerim bir türlü beni terk etmese de, her şey yolundaymış gibi asılsız bir ruh hali de, gökdelenden düşerken "buraya kadar herşey yolunda" diyen çocuk gibi hissettiriyor. ve annemin rahat kucağından huysuzlandığımın da farkındayım. o halde sahte de olsa, gülümseme ihtiyacı içindeyim. kendime ait bir alana acilen ihtiyacım var. virginia wolf haklıymış. kendine ait bir oda.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;70'li yıllara ait sıcak güzel bir italyan filmine ihtiyaç duyuyorum. ankara'nın ayazını hissettirdiği bu soğuk kasım öğleden sonrasında.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30172309-7448598025914582880?l=uzuncorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://uzuncorap.blogspot.com/feeds/7448598025914582880/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30172309&amp;postID=7448598025914582880' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/7448598025914582880'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/7448598025914582880'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://uzuncorap.blogspot.com/2009/11/bu-dondurucu-gun.html' title='bu dondurucu gün'/><author><name>Laia</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/717/2047/320/513689/pippidish.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30172309.post-7550993863455889406</id><published>2009-11-19T01:06:00.003+02:00</published><updated>2009-12-06T12:49:41.847+02:00</updated><title type='text'>izmir</title><content type='html'>laia mysteria izmir'den bildiriyor. ilk izlenimlerim, akademik dünya ile sınırlı. doğrudan ilk karşılaştığım akademik dünya çünkü. burada da diğer her akademik dünyada olduğu gibi, "her horoz kendi çöplüğünde öter en nihayetinde" düşüncesiyle karşılaşmak mümkün. bir doktora tezi yazıp yazmamam gerektiği konusu hala kafamı kurcalamaya devam ediyor. ya da bir tez yazacağımı adım gibi biliyorum. ama sonrasında buralarda olmam pek mümkün görünmüyor. akademide çalışmak mı? hayır, teşekkür ederim. ben kendi dar dünyamda kendimce hiç de fena değilim. bu cadı kazanına atlayamayacağım. hayatımın bir döneminde böyle hissedebileceğimi hiç düşünmemiştim. hep kısa anlarda karar veriyoruz ne de olsa. hep büyük düşler peşinde koştum ve sonra neredeyiz diye içinde kaybolduğum. büyük düşler hepsi de küçücük şeyler...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30172309-7550993863455889406?l=uzuncorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://uzuncorap.blogspot.com/feeds/7550993863455889406/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30172309&amp;postID=7550993863455889406' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/7550993863455889406'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/7550993863455889406'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://uzuncorap.blogspot.com/2009/11/izmir.html' title='izmir'/><author><name>Laia</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/717/2047/320/513689/pippidish.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30172309.post-2139008334880199750</id><published>2009-09-27T01:46:00.002+03:00</published><updated>2009-09-27T01:53:22.517+03:00</updated><title type='text'>sarhoş muhabbeti</title><content type='html'>başlıktan da anlaşılacağı üzere, sarhoş muhabbetinden hoşlanmayan, tiksinen, bilimum zerzavat bu yazıyı zahmet edip okumasın lütfen, keza fena halde sarhoşum. her sarhoş gibi aşk yaşam ölüm üzerine düşünerek nihayetlendirme niyetindeyken, dayanmamadım iki satir da not düşeyim istedim.  neye dair ola ki diye merak edenlere: hepimizin hayatına dair. işin aslı şu ki hiç bir zaman alçak gönüllü olmadım. dolayısıyla hep yanıldım, ama yine de iddia ettim. bu gece muştuladığım ise: aşk kendimizi kandırdığımız sürece vardır. şayet bir gün eh be yeter noktasına geldiysek, ki bu noktaya gelmemenin kendisi mucize diye adlandırılmalıdır, neşet ertaş'ın "evvelim sen oldun ahirim sensin" boş gelir...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bir de kızlar iyi ki varsınız, iyi ki yanımdasınız....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;iyi geceler, tatlı rüyalar... hatta hak etmeyenlere bile....&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30172309-2139008334880199750?l=uzuncorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://uzuncorap.blogspot.com/feeds/2139008334880199750/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30172309&amp;postID=2139008334880199750' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/2139008334880199750'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/2139008334880199750'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://uzuncorap.blogspot.com/2009/09/sarhos-muhabbeti.html' title='sarhoş muhabbeti'/><author><name>Laia</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/717/2047/320/513689/pippidish.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30172309.post-7512510411443600491</id><published>2009-08-29T17:58:00.004+03:00</published><updated>2009-08-29T18:59:37.896+03:00</updated><title type='text'>adeta</title><content type='html'>bir adam varmış. en sık tekrar ettiği sözcük "adeta" imiş. herkesin barış içinde, edindiği ritüellerini rahat rahat yaşayacağı, açlık ve "adalet"sizliğin olmadığı bir dünya hayal ediyormuş. nedense "adalet"in sonradan kurulduğunu, kurucu olamayacağını görmek istemiyormuş. çünkü mekanı ve zamanı sınırsız kullanabilme şansına fazlasıyla sahip olduğu günler geride kalmış. o günlerin varlığını nedense, uyanıp işe gidip, akşam şehrin giderek kötüleştiği üzerine konuşup, konuşma sırasında kafasından geçenleri bir sonraki yazısında kullanmak üzere not alıp, ezberlediği dokunuşların ardından yeniden uyuma halini yılın 11 ay sürdürmeye bağlamış. adeta mutluymuş. okudukları, şehir dışına bir iki gezi, kafasındaki dünyaya ulaşmanın bir aracı olarak gördüğü iyi iş yapmak ona yetiyormuş. çocuğunun gülümseyen gözleri bir de.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hiç bir zaman "adeta"yı sürekli kullanmanın mutsuzluğa ilişkin bir veri olarak okunabileceğini düşünmemiş. farkında olsaydı bunlar olabilir miydi? kim bilir. kendi ritminin dışında bir enerjiyle karşılaştığında, ilk önce karşılaştığının "yaşam" olduğunu anlayamamış. kendi ritmini yaşam sanan sıradan bir faniymiş. ona tuhaf gelmiş bu enerji. garipsemiş. ama uzak da duramamış. sonunda bu enerjinin bağımlısı haline gelmiş. o kadar ki, uzakta kaldığında kendi ritmini yaşama eşitlediği gerçeği yüzüne vuruyormuş. ne çocuğu masummuş artık, ne de şehir giderek çirkinleşiyormuş. aksine cazibeye bürünmüş şehir gözünde, bunca zamandır farkında olmadığı gizemli bir cazibeye... artık kendini evrenselleştirmenin peşinde olamıyormuş. cazibenin peşine düşmüş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yılın 11 ayı çalışmayacağı bir yaşam kurmak  için neyin gerekli olduğunu düşünmeye başlamış. çoktan tarihin tozlu çöplüğüne kaldırdıklarının tozunu almak üzere yeniden rafından indirmiş. ilk yüzleşme, düşleriyle gerçekleşmiş. düşlerinin ne kadar da azaldığı ile yüzleşmek ağır gelmiş. eski yaşayışına geri dönmek o anda ona ölümcül görünmüş. o vakit yanı başındaki enerjiye sımsıkı sarılmış. giderek tanıdık gelmeye başlayan enerji, parlaklığından çok şey yitirse de, hayatına yeniden soktukları kendisini parlattığından henüz bu durumun  farkında değilmiş. artık iş hayatının epey küçük bir kısmını işgal ediyormuş. şehirle birlikte enerjinin onu terk etmeye başladığını anladığında, kendini evrenselleştirme güdüsü bir kez daha devreye girmiş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu kez hayatına sözünü çoğaltma isteği girmiş. kendisi gibi sandığı birileri ile karşılaşması ise, ona ikinci güzel sürpriz gibi görünmüş. çarklar dönmüş, bırak söz çoğaltmayı giderek azaldığını ve köreldiğini anlamış. işte o anda gözünü açan enerjiden nefret etmiş. artık notaların dahi tatmin edemediği bir uçurumun dibindeymiş. en azından ona öyle gelmiş. halbuki uçurum dipsizmiş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bir gayret sıçramak vaktinin geldiği düşüncesi aklını kurcalarken, uykusundan uyandırmakla suçladığı enerjiyi görmüş. görüşmedikleri sırada ritimlerindeki farklılığın çoğalması başta heyecan verici gelse de, kısa süre içinde kendisinin bir örneği ile karşı karşıya olduğunu anlamış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kitaplara sığınma fikri artık eskisi kadar mutlu edemiyormuş. çocuğu masumiyetini yitirdiğinden onun gülümsemesi yeterli gelmiyormuş. onu masum olma zorunda bırakmanın ne kadar ağır bir yük olduğunu anlamamış. tanıdık olanın doğal olduğu yanılgısını herşeye rağmen aşamamış. sıçrama hevesiyle tutunacak bir şey ararken, duygusal zenginliği fazla gelen yeni bir enerji ile karşılaşmış. arama ile bulma arasındaki mesafenin bu kadar kısa olduğunu henüz bilmiyormuş. yeni enerjiyi ezberlemek ona iyi gelmiş. yeni enerji ile birlikte uyanıp işe gidip, akşam şehirdeki herşeyin giderek kötüleştiği üzerine konuşup,konuşma sırasında kafasından geçenleri bir sonraki yazısında kullanmak üzere not alıp, ezberlediği dokunuşların ardından yeniden uyuma halini yılın 11 ay sürdürmeye başlamış. aynı dönemde çok uzun süredir kullanmadığı bir sözcük hayatına geri dönmüş: "adeta"&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30172309-7512510411443600491?l=uzuncorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://uzuncorap.blogspot.com/feeds/7512510411443600491/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30172309&amp;postID=7512510411443600491' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/7512510411443600491'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/7512510411443600491'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://uzuncorap.blogspot.com/2009/08/adeta.html' title='adeta'/><author><name>Laia</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/717/2047/320/513689/pippidish.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30172309.post-2579233882275198209</id><published>2009-08-26T16:19:00.002+03:00</published><updated>2009-08-26T16:21:56.756+03:00</updated><title type='text'>burada nasılsam her yerde öyleyim</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/SpU2pSV81PI/AAAAAAAAAZ0/tQLXUNN-zk8/s1600-h/DSCF0133.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 300px; height: 400px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/SpU2pSV81PI/AAAAAAAAAZ0/tQLXUNN-zk8/s400/DSCF0133.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5374261813262996722" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;bu  bir denemedir. d.'ye blog nasıl kolaydır üzerine bıdırlanırken...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30172309-2579233882275198209?l=uzuncorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://uzuncorap.blogspot.com/feeds/2579233882275198209/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30172309&amp;postID=2579233882275198209' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/2579233882275198209'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/2579233882275198209'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://uzuncorap.blogspot.com/2009/08/burada-naslsam-her-yerde-oyleyim.html' title='burada nasılsam her yerde öyleyim'/><author><name>Laia</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/717/2047/320/513689/pippidish.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/SpU2pSV81PI/AAAAAAAAAZ0/tQLXUNN-zk8/s72-c/DSCF0133.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30172309.post-4636104260625341011</id><published>2009-08-22T17:03:00.005+03:00</published><updated>2009-08-23T19:58:04.810+03:00</updated><title type='text'>...</title><content type='html'>birazcık da hissiyat üzerine yazasım geldi. öyle bir şehirde 1 ay geçiren laia'nın halleri pek çokları için epey yabancı idi. kadim dostlar hariç :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;tekil olmak hiç olmadığı kadar keyifli bir hal oldu benim için. zaman sanki sınırsızmış gibi, sonsuzmuş gibi bir hissiyat. sanki  bu haliyle yaşamak hep böyle olduğu gibi, sınırsız zamanın içinde iyi gelirmiş gibi.... gelmeyeceğini elbette biliyorum. keşke şehir ya da ülke değiştirmekle sadece şehri değiştirmekle kalmasak. farkındayım, oralarda da buna benzer bir halde olurdum. ama en azından umudun her sabah doğan güneş olduğunu orada ya da burada fark etmiş bulunmaktayım. asılsız olumlu bakış açısı halleri berlin'den miras bana. berlin'den yeni geldiğim sıralarda, bu halimden oldukça memnundum. olumlu bakış açısının "asılsız" olabileceği düşüncesi yeni. işin aslı berlin bana iyi geldi. ama işte ankara o kadar da iyi gelmiyor. cold case'in soundtrackinin bir önceki cümleyi bitirir bitirmez başlaması da tesadüf değil.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;çok zamandır okumadığım gazeteler bu aralarda hayatıma yeniden girdiler. ara verdiğimden beri memleket medyasının halinde ciddi bir değişiklik olmuş. öncelikle artık muhabirler, editörler türkçe bilmiyor. okuduğum her telden gazetede yazım yanlışları, anlatım bozuklukları, argo almış başını gidiyor. bunun bu derece yaygınlaşması sanırım yeni bir haber. önceden tek tük görüp sinnirlendiğim yanlışlar olağan aksaklık koltuğuna kıçlarını bir güzel yerleştirmişler. sinirden delirmemek elde değil. ama nobel ödüllü yazarımız kendi diline özen gösterme ihtiyacını hissetmezken, popülizm mekanı medyadan pek fazla bir şey beklememek lazım. içerik söz konusu edildiğinde yabancı bir dilde okuyabilyor olduğu için şükrederken yakalıyor insan kendini. neyse ki kürt açılımı sayesinde okumaya değer bir kaç yazı gözüme ilişti. sözgelimi birine geçen hafta pazartesi radikal'de yayınlanan ersin tokgöz'ün yazısına  &lt;a href="http://www.radikal.com.tr/Default.aspx?aType=RadikalYazarYazisi&amp;amp;ArticleID=950034&amp;amp;Yazar=ERS%DDN%20TOKG%D6Z&amp;amp;Date=17.08.2009&amp;amp;CategoryID=96"&gt;buradan&lt;/a&gt; ulaşabilirsiniz. bir başkası yıldırım türker'in aynı günkü &lt;a href="http://www.radikal.com.tr/Default.aspx?aType=RadikalYazarYazisi&amp;amp;ArticleID=950054&amp;amp;Yazar=YILDIRIM%20T%DCRKER&amp;amp;Date=17.08.2009&amp;amp;CategoryID=97"&gt;yazısı&lt;/a&gt; .&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;şimdilik bu kadar...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30172309-4636104260625341011?l=uzuncorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://uzuncorap.blogspot.com/feeds/4636104260625341011/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30172309&amp;postID=4636104260625341011' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/4636104260625341011'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/4636104260625341011'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://uzuncorap.blogspot.com/2009/08/blog-post.html' title='...'/><author><name>Laia</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/717/2047/320/513689/pippidish.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30172309.post-2305373782027633223</id><published>2009-08-22T12:43:00.004+03:00</published><updated>2009-08-22T13:05:50.143+03:00</updated><title type='text'>berlin devamla</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/So_AjVExPAI/AAAAAAAAAZc/hSpK1mtc-kE/s1600-h/DSCF0069.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 300px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/So_AjVExPAI/AAAAAAAAAZc/hSpK1mtc-kE/s400/DSCF0069.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5372724593661393922" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;belli oldu beğenmesek de yazmaya devam edeceğiz. yukarıda gördüğünüz fotoğrafı kreuzberg'te kanal kıyısındaki minik (oralara göre) bir parkta çektim. burayı o kadar sevdim ki, ilk gidişimden sonra her gün yarım saat için bile olsa kendimi orada buldum. bu fotoğrafta arz-ı endam eyleyen köpek, sahibinin kuğulara yem atmasını kıskandığı için kuğulara havlayan onlarla kavga eden bir köpek. orada bulunduğum 15 dakika boyunca kuğuların ve köpeğin didişmesini izledim. uzun süredir böylesi bir aylaklık şansım olmamıştı. belkide berlin'i berlin yapan aylaklık için fazla olanak tanımasıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/So_B8lBS6NI/AAAAAAAAAZk/7JBKnhdhMrQ/s1600-h/DSCF0094.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 300px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/So_B8lBS6NI/AAAAAAAAAZk/7JBKnhdhMrQ/s400/DSCF0094.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5372726126950148306" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;bu bina, berlin'in en eski binalarından biri. adı da 7 kız kafası. camlaın üzerinde gördüğünüz heykellerden geliyor adı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/So_CfPsgrGI/AAAAAAAAAZs/zGZgsBF-0dc/s1600-h/DSCF0101.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 300px; height: 400px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/So_CfPsgrGI/AAAAAAAAAZs/zGZgsBF-0dc/s400/DSCF0101.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5372726722521246818" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;bu da işgal evlerinden biri.  kapitalizm normalleştirir, zarar verir, öldürür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yok benim pek yazasım yokmuş&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30172309-2305373782027633223?l=uzuncorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://uzuncorap.blogspot.com/feeds/2305373782027633223/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30172309&amp;postID=2305373782027633223' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/2305373782027633223'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/2305373782027633223'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://uzuncorap.blogspot.com/2009/08/berlin-devamla.html' title='berlin devamla'/><author><name>Laia</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/717/2047/320/513689/pippidish.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/So_AjVExPAI/AAAAAAAAAZc/hSpK1mtc-kE/s72-c/DSCF0069.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30172309.post-6375825965121418221</id><published>2009-08-21T16:51:00.011+03:00</published><updated>2009-08-22T12:33:46.111+03:00</updated><title type='text'>berlin ....</title><content type='html'>bir şehirde uzun süre kalınca, şehir tarafından ele geçirilince, yazmak için nereden başlamak gerekir? hikayesi bu kadar bol bir yere dair birini seçip anlatmak güç. neyse kii fotoğraf makinesi denilen mucizeye berlin'de kavuştum. oldukça kalitesiz olmakla birlikte, benim hevesim için yeterli bir makine sayesinde berlin'e ilişkin hikayelere başlayabilirim. toplama kamplarının inşasına karar verilen bir şehirde, kendimi sıkça nazi almanyası üzerine düşünürken buldum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/So6sOqON0uI/AAAAAAAAAY0/Q8EEWhB9OuE/s1600-h/DSCF0109.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 300px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/So6sOqON0uI/AAAAAAAAAY0/Q8EEWhB9OuE/s400/DSCF0109.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5372420773351641826" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;yolda yürürken, arnavut kaldırımlarının arasına serpiştirilmiş altın rengi taşlar parlıyor. biraz yakından bakıldığında, taşların üzerinde isim doğum tarihi ve ölüm tarihi değiştirilerek aynı ifadenin yer aldığı fark ediliyor. "burada ......... oturuyordu. ..... yılında .... kampına gönderildi. ...... yılında öldürüldü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/So6tLLDJHsI/AAAAAAAAAY8/V_9-MCXZWS0/s1600-h/DSCF0010.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 300px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/So6tLLDJHsI/AAAAAAAAAY8/V_9-MCXZWS0/s400/DSCF0010.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5372421812955717314" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;berlin yakınlarındaki sachsanhausen toplama kampına da gittim. yukarıdaki resmi masaüstü arka planı yapmak suretiyle, sapıtma noktasında çalışmaya başladığım dönemlerin hiç gelmemesini sağlamayı düşündüm. tabi bazı arkadaşlarımın da kendisine ihtiyacı olduğunun farkındayım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/So6t00dBOpI/AAAAAAAAAZE/YV5-Ckpp5Go/s1600-h/P1000630.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 362px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/So6t00dBOpI/AAAAAAAAAZE/YV5-Ckpp5Go/s400/P1000630.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5372422528444742290" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;bu tabelalar, kaldığım evin civarındaki sokaklarda yer alıyordu. ilk gördüğümde epey şaşırmıştım. uyarı levhası görünümündeki tabelalarda nazi döneminin gündelik yaşamı düzenleyen yasal düzenlemelerin bir kısmı ve altında da yürürlüğe giriş tarihi yer alıyor. Fotoğrafta gördüğünüz yasa yahudilerin gıdalarını hangi saatlerde satın almaları gerektğini düzenleniyor. 4 temmuz 1940 tarihli düzenlemeye göre, berlin'deki yahudiler gıda alış verişlerini 4-5 saatlerş arasında yapacaklardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bütün bunlar üzerine neredeyse her dakika düşünürken, bu şehri bu kadar sevebilmemi sağlayan şey merak  ediliyordur. berlin'de beni hiç yalnız bırakmayan bandista'nın sayesinde "yaralarım benden önce de vardı, ben onları bedenimde taşımak için doğmuşum" cümlesi hiç aklımdan çıkmadı oradayken.  görüntü epey karamsar olsa da, yaşamın bir şekilde devam  ettiği düşüncesini de beraberinde getiriyordu. ve tabi yanında aşağıda gördüklerinizin olunca şehrin size ait olmasını düşlüyorsunuz. ve o anda şehir hızlı bir hamleyle, herkesin aslında oralı olduğunu hissettiriyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/So-7EoX6-AI/AAAAAAAAAZU/x2NGRmh4BKA/s1600-h/3Maenner.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 300px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/So-7EoX6-AI/AAAAAAAAAZU/x2NGRmh4BKA/s400/3Maenner.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5372718568707913730" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/So-6wxaM3iI/AAAAAAAAAZM/rDtz-dQNFbQ/s1600-h/DSCF0078.bmp"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 300px; height: 400px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/So-6wxaM3iI/AAAAAAAAAZM/rDtz-dQNFbQ/s400/DSCF0078.bmp" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5372718227536010786" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30172309-6375825965121418221?l=uzuncorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://uzuncorap.blogspot.com/feeds/6375825965121418221/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30172309&amp;postID=6375825965121418221' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/6375825965121418221'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/6375825965121418221'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://uzuncorap.blogspot.com/2009/08/berlin.html' title='berlin ....'/><author><name>Laia</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/717/2047/320/513689/pippidish.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/So6sOqON0uI/AAAAAAAAAY0/Q8EEWhB9OuE/s72-c/DSCF0109.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30172309.post-3531867576063152906</id><published>2009-08-21T16:00:00.005+03:00</published><updated>2009-08-21T16:51:41.957+03:00</updated><title type='text'>datça....5</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/So6bSB4AvfI/AAAAAAAAAYc/U8U9_QXGwpY/s1600-h/EskiDatca.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 300px; height: 400px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/So6bSB4AvfI/AAAAAAAAAYc/U8U9_QXGwpY/s400/EskiDatca.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5372402139542896114" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;can yücel'e selamımızı sevdiği mekandan eski datça'dan gönderelim. eski datça'ya da aşık oldum ve evet bu aralar ayran gönüllüyüm. eski datça'da bir hafta kalsam nasıl olurdu? düşüncesi aklımdan hiç çıkmadı neredeyse. bir ömür mü dediniz. düşünü kuramayacak kadar kendi cehennemime bağlıyım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/So6dGZMHKFI/AAAAAAAAAYk/c4wRr7qEtvc/s1600-h/Can_Y%C3%BCcel_Sokagi.bmp"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 300px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/So6dGZMHKFI/AAAAAAAAAYk/c4wRr7qEtvc/s400/Can_Y%C3%BCcel_Sokagi.bmp" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5372404138666043474" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;huzur ve mekan değişikliğinin bana etkisi açık: uyuşma... o kadar uzun süredir sıkıntı içindeyim ki, canımın yarısı yaşamının zorlu günlerini yaşarken, yaşamayı ne kadar sevdiğimi düşünmeden edemiyorum. bu kadar bencil hiç olmamıştım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;eski datça ile pozcu kedimizin fotosuyla bir dahaki yaz yeniden görüşmek üzere vedalaşalım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/So6l-ME5MiI/AAAAAAAAAYs/_0qP0NVjruQ/s1600-h/Pozcu_Kedi.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 300px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/So6l-ME5MiI/AAAAAAAAAYs/_0qP0NVjruQ/s400/Pozcu_Kedi.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5372413893311803938" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30172309-3531867576063152906?l=uzuncorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://uzuncorap.blogspot.com/feeds/3531867576063152906/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30172309&amp;postID=3531867576063152906' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/3531867576063152906'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/3531867576063152906'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://uzuncorap.blogspot.com/2009/08/datca5.html' title='datça....5'/><author><name>Laia</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/717/2047/320/513689/pippidish.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/So6bSB4AvfI/AAAAAAAAAYc/U8U9_QXGwpY/s72-c/EskiDatca.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30172309.post-410527496297558750</id><published>2009-08-20T18:31:00.002+03:00</published><updated>2009-08-20T18:43:03.202+03:00</updated><title type='text'>bu bir başlangıç asla son değil</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/So1tVadX_lI/AAAAAAAAAYU/0_ACicxJrNA/s1600-h/Ossie.JPG"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; DISPLAY: block; HEIGHT: 300px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5372070145170079314" border="0" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/So1tVadX_lI/AAAAAAAAAYU/0_ACicxJrNA/s400/Ossie.JPG" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;o kadar çok yazasım anlatasım var, ama işte vista kurbanıyım. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;berlin'e ilişkin yukarıdaki fotoğrafın hikayesini anlatacağım. datça ve berlin'e resimleri küçültecek herhangi bir programı yükleyebildiğimde devam edeceğim. bu satırlar kısmen gadjo, kısmen de kendim için yazılıyor. yazı yazmak o kadar hayatımdan çıktıki sanki son enerjiyi ikinci yeterlikte harcamışım. &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;tahmin edileceği üzere, berlin'den hikaye seçemedim, berlin'in siluetlerinden birini yüklemek istedim. berlin henüz birleşmiş değil. almanya kısmen de olsa birleşmeyi becerdi ama berlin bir türlü birleşemiyor. ama ortamda ciddi bir çatışma düzeyi değil, daha çok tuhaf vegarip bulma durumu var. batı berlin istanbul tadında bir yer, ama doğu berlin hiç olmadığım gibi bir yerdi. daha kötü bir türkçe olamaz farkındayım, ama şu an için elimden gelen budur. &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;yukarıdaki siluet doğu berlin'e ait. herşeyiyle ilginçti benim için. beni bir tür dinazor olarak görmelerinin en büyük sebebi bu siluete olan tutkumdu. alabildiğine iç karartıcı ama olabildiğine net, saf bir görüntü. bu benim aklımda kalan, fotoğraf bunun ne kadarını yansıttı bilemiyorum.  &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30172309-410527496297558750?l=uzuncorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://uzuncorap.blogspot.com/feeds/410527496297558750/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30172309&amp;postID=410527496297558750' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/410527496297558750'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/410527496297558750'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://uzuncorap.blogspot.com/2009/08/bu-bir-baslangc-asla-son-degil.html' title='bu bir başlangıç asla son değil'/><author><name>Laia</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/717/2047/320/513689/pippidish.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/So1tVadX_lI/AAAAAAAAAYU/0_ACicxJrNA/s72-c/Ossie.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30172309.post-8633423063847770925</id><published>2009-08-20T18:21:00.002+03:00</published><updated>2009-08-20T18:30:37.966+03:00</updated><title type='text'>datça.....4</title><content type='html'>temmuz oldu&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yaz bitti&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hoca kalk haydi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bandista bütün seyahetlerimde beni yalnız bırakmadı. umarım bundan sonra daha fazla yolda olma imkanı doğar. bu sene de ulus hocam'a bu vesile ile selam göndereyim. bu şarkı her seferinde gözlerimi doldurdu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;gördüğüne inanma gördüğüne inanma gördüğüne inanma gördüğüne inanma gördüğüne inanma gördüğüne inanma gördüğüne inanma sen...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu seferde insanlara geri dönmek istiyorum. büyük bir gururla tekneden inerken tuttuğu balıkları gösteren bir oğlan çocuğuna fotoğrafını çekip çekemeyeceğimi sorduğumda heyecandan evet bile diyemedi :)) sonra da oldukça cool bir poz verdi:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/So1r5o7rtNI/AAAAAAAAAYM/3bhOhfTlsmA/s1600-h/DSCF0389.JPG"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 300px; DISPLAY: block; HEIGHT: 400px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5372068568507331794" border="0" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/So1r5o7rtNI/AAAAAAAAAYM/3bhOhfTlsmA/s400/DSCF0389.JPG" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30172309-8633423063847770925?l=uzuncorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://uzuncorap.blogspot.com/feeds/8633423063847770925/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30172309&amp;postID=8633423063847770925' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/8633423063847770925'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/8633423063847770925'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://uzuncorap.blogspot.com/2009/08/datca4.html' title='datça.....4'/><author><name>Laia</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/717/2047/320/513689/pippidish.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/So1r5o7rtNI/AAAAAAAAAYM/3bhOhfTlsmA/s72-c/DSCF0389.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30172309.post-1148083940894409911</id><published>2009-08-20T18:14:00.002+03:00</published><updated>2009-08-20T18:21:03.703+03:00</updated><title type='text'>datça...3</title><content type='html'>anlaşıldı fotoğrafların boyutunu küçültmeliyim. ama bu lanet olası vista yüzünden irfan view bile yükleyemiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;neyse tadımızı kaçırmadan fotomuz geliyor:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/So1pOt7GN6I/AAAAAAAAAYE/Z_dpKEPF5rE/s1600-h/DSCF0275.JPG"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; DISPLAY: block; HEIGHT: 300px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5372065632089421730" border="0" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/So1pOt7GN6I/AAAAAAAAAYE/Z_dpKEPF5rE/s400/DSCF0275.JPG" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt; &lt;/p&gt;&lt;p&gt;bu kadar berrak suların içinde herşeye rağmen çok iyiydim. ve biricik kardeşime de iyi geldi. &lt;/p&gt;&lt;p&gt; &lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30172309-1148083940894409911?l=uzuncorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://uzuncorap.blogspot.com/feeds/1148083940894409911/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30172309&amp;postID=1148083940894409911' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/1148083940894409911'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/1148083940894409911'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://uzuncorap.blogspot.com/2009/08/datca3.html' title='datça...3'/><author><name>Laia</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/717/2047/320/513689/pippidish.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/So1pOt7GN6I/AAAAAAAAAYE/Z_dpKEPF5rE/s72-c/DSCF0275.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30172309.post-6477130015171294257</id><published>2009-08-20T18:01:00.002+03:00</published><updated>2009-08-20T18:13:56.023+03:00</updated><title type='text'>datça......2</title><content type='html'>&lt;div&gt;bigisyardan anlayan birilerinin yardımına ihtiyacım var. keza vista ile bloguma yazı yazmak dahi zor bir hal aldı. üstelik bunun başına ilk oturuşum mayıs ayının sonlarına denk düşer.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;datçadan devam edelim. kazım yılmaz demiştim en son ve bir foto vaadim vardı. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/So1mgftCrBI/AAAAAAAAAX8/g9xFm64uERA/s1600-h/DSCF0294.JPG"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; DISPLAY: block; HEIGHT: 300px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5372062638975134738" border="0" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/So1mgftCrBI/AAAAAAAAAX8/g9xFm64uERA/s400/DSCF0294.JPG" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt; &lt;/p&gt;&lt;p&gt;kazım yılmaz, bir pavyoncu imiş, datça'ya pavyonu ilk o getirmiş, sonra da kazandığı paranın bir kısmını datçalıya hayır işine ayırmış. her yere okul yaptırmış. yaptırdığı okullara kendi adını verip, görüldüğü üzere vecizelerini tüm kamu oyu ile paylaşmış. ve adam halen yaşamakta. her yerel seçimde adaylığını açıklayıp 30 oy alıyormuş. &lt;/p&gt;&lt;p&gt;datçanın bir başka güzelliği muhteşem denizi. denizin içinde olmayı bu kadar özlediğimi bilmiyordum. suların güzelliğine bakar mısınız?&lt;/p&gt;&lt;p&gt; &lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30172309-6477130015171294257?l=uzuncorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://uzuncorap.blogspot.com/feeds/6477130015171294257/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30172309&amp;postID=6477130015171294257' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/6477130015171294257'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/6477130015171294257'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://uzuncorap.blogspot.com/2009/08/datca2.html' title='datça......2'/><author><name>Laia</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/717/2047/320/513689/pippidish.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/So1mgftCrBI/AAAAAAAAAX8/g9xFm64uERA/s72-c/DSCF0294.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30172309.post-2994482267341335344</id><published>2009-08-20T14:50:00.003+03:00</published><updated>2009-08-20T15:30:10.906+03:00</updated><title type='text'>datça...</title><content type='html'>çok uzun süredir buraya yaşananlara dair not düşme ihtiyacındayım ama bir türlü mümkün olmadı. bol fotoğraf ile anlatmak istediğim o kadar çok şey birikti ki. en yakın tarihlisinden önce başlayalım. neden yazamadığıma ilişkin sorunun yanıtını başka zamana erteleyelim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;şimdi yazmak istemediğim bu sebep, kaş'ta her zamanki gibi bir tatil yerine başka yerleri görmemizde de etken oldu. keşke etkisi bununla sınırlı kalsaydı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kendimi ö., s. g. g ve v. ile (:) bu da pek komik oldu)datça'da aktur sitesinde buldum. çok eğlence dolu olmasa da epey dinlendim. devamında ise kadim tatil yoldaşım sevgili kardeşimle 4 gün daha tatil yaptım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;datça tahmin edileceği üzere fazlasıyla temiz ve güzel bir yer. kaş'tan daha az kapitalist, dolayısyla konformizm tuzağına düşmeden ya da gerçek anlamıyla konfora ulaşmak mümkün. değerlendirmemiz resimle renklendirilme vakti geldi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/So09W0sFmRI/AAAAAAAAAX0/5qphZiIJvEY/s1600-h/DSCF0224.JPG"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 300px; DISPLAY: block; HEIGHT: 400px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5372017392832846098" border="0" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/So09W0sFmRI/AAAAAAAAAX0/5qphZiIJvEY/s400/DSCF0224.JPG" /&gt;&lt;/a&gt; bu gün batımı aktur'dan...&lt;/p&gt;&lt;p&gt;datça'da kardeşle birlikte devam ederken bu gün batımını aradım. orada da güzelleri vardı  elbet, ama bu bir başka vurdu beni.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;datça'yı ilginç kılan özelliklerinden biri de sanırım insanları. öncelikle sokaklarda öyle diğer tatil yerlerinde olduğu gibi rahat bikini ya da mayoyla gezmek tuhaf karşılanıyor. memleket muhafazakarlığının tek başına akp ile ilgili olmadığını görmek insanı üzüyor. &lt;/p&gt;&lt;p&gt;ama aynı insanlar, eğlenceli de olabiliyorlar. sözgelimi datça'ya ilk defa giden herkesin dikkatini çekecek bir Kazım YIlmaz furyası mevcut. ilk samimi sohbet havasıa girdiğimiz insana kimdir diye sorma ihityacı hissettik. bu arada oldukça sık kazım yılmaz okulu ve bulvarı ile karşılaştık ki bizim vartsayımımız amcamın datça'ya pek hizmeti dokunmuş çoktan vefat etmiş bir belediye başkanı olduğunu düşünüyorduk. hatta aşağıda gördüğünüz gibi bazı veciz cümlelerini anlamlandırmakta güçlük çektik: &lt;/p&gt;&lt;p&gt; &lt;/p&gt;&lt;p&gt;devamını birazdan yazacağım. yeni bilgisayarımla henüz tanışmadığım gerçeği ile yüzleştim az önce. &lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt; &lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30172309-2994482267341335344?l=uzuncorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://uzuncorap.blogspot.com/feeds/2994482267341335344/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30172309&amp;postID=2994482267341335344' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/2994482267341335344'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/2994482267341335344'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://uzuncorap.blogspot.com/2009/08/datca.html' title='datça...'/><author><name>Laia</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/717/2047/320/513689/pippidish.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/So09W0sFmRI/AAAAAAAAAX0/5qphZiIJvEY/s72-c/DSCF0224.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30172309.post-7051066869304310640</id><published>2009-06-30T00:44:00.002+03:00</published><updated>2009-06-30T00:56:14.212+03:00</updated><title type='text'>ben geldim</title><content type='html'>ankara kasabasına geri dönüş... bu şehri artık eskisi kadar sevemiyorum.gerçi bu yeni bir haber değil, uzun süredir sevemediğimin farkındayım. geri döndüm. buradayım. bazı şeyler aynı, ben ise:))) üç gün sonra eski halime dönerim. bir zamanlar bu bloga serseri mayın ve karşılaştıkları konulu birşeyler yazmıştım. işte bu serseri mayın olma hali büyük bir lüks ve ben bunun tadını çıkararak geldim. borcum boyumu aştı ama olsun :))) &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;işin aslı şu ki, kim ne derse desin, (burada kim ben'i de kapsamaktadır) ben de sebebi belirsiz bir yaşama sevinci var. bunu keşfetmek, ve bunun yanı sıra bilinmeyen bir şehri keşfetmek çok güzel ...:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yakın zaman içerisinde fotoğrafları ile bu mevzuya geri döneceğim...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30172309-7051066869304310640?l=uzuncorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://uzuncorap.blogspot.com/feeds/7051066869304310640/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30172309&amp;postID=7051066869304310640' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/7051066869304310640'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/7051066869304310640'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://uzuncorap.blogspot.com/2009/06/ben-geldim.html' title='ben geldim'/><author><name>Laia</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/717/2047/320/513689/pippidish.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30172309.post-1641161525700822762</id><published>2009-04-18T16:22:00.005+03:00</published><updated>2009-04-18T17:08:15.719+03:00</updated><title type='text'>rastlantı</title><content type='html'>bu sabah babam "yüksük" sözcüğünü kullandı bir vesile ile. sonra yazmak için pc başına oturduğumda, kenarda, varlığından habersiz olduğum bir yüksük buldum. bu bir rastlantı mıdır?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;aylardır görmediğim, işin aslı görmeyi de, görüştüğümüz dönemdeki gerilimlerden, kavgalardan, hatalardan ötürü istemediğim 18 yaşından beri tanıdığım bir dost, dün işyerime geldi. dün aynı zamanda yeni işime başladığım günden beri ilk kez "bu benim işim" duygusunu yaşadım. (işle kurduğum iğreti ilişkinin olağan sonucuydu bu durum. hadi en sevdiğimiz işi yapıp büyük laflar edelim: doğrusu hayatla kurduğum eğreti ilişkinin olağan sonucu.) bu bir rastlantı mıdır?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;o da mutsuzdu. o da hiç olmadığı kadar yalnız hissetmişti. rakı içtik, dertleştik, kızdık, duygulandık. sonra yıllar sonraki halimize şaştık. onca yaşanmışlık, onca kavga, kırgınlık, mutsuzluk, üzüntü, sevinç, coşku. hepsi masanın bir köşesine yerleşmiş, bizi halimizi, dünya halini, becerilerimizi, hatalarımızı, umutlarımızı, hayal kırıklıklarımızı anlattılar. son cümle "yine de seni çok seviyorum" oldu.  ayarıldık, eve geldim, ev ahalisi film izliyordu. film yeni başlamıştı, onların yanında rahat bir konuma yerleşip, ben de izlemeye koyuldum. "man from the earth" 14.000 yaşında olduğunu arkadaşlarına anlatan bir adamın hikayesi. filmi anlatmayayım ama sorumuzu unutmayalım: bu bir rastlantı mıdır?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;peki, rastlantıların bir anlamı var mıdır?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30172309-1641161525700822762?l=uzuncorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://uzuncorap.blogspot.com/feeds/1641161525700822762/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30172309&amp;postID=1641161525700822762' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/1641161525700822762'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/1641161525700822762'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://uzuncorap.blogspot.com/2009/04/rastlant.html' title='rastlantı'/><author><name>Laia</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/717/2047/320/513689/pippidish.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30172309.post-2733757597155481207</id><published>2009-04-13T22:32:00.004+03:00</published><updated>2009-04-13T23:01:46.038+03:00</updated><title type='text'>sana olan aşkımı kaldırım taşlarının altına yazdım</title><content type='html'>aklımda kaldığı haliyle başlığımıza konu olmuş slogan, paris 1968'in devrimci günlerinden armağan. sloganı ilk duyduğumda kaldırımların altına işlenmiş aşkın dünyayı değiştireceğini düşünürdüm. her neyse, mesele bendenizin geçmişle hesaplaşması değil, ürkmeye gerek yok. çağrışımlı düşünmenin olağan sonucu sadece. belki bu yazıya "türkiye'de yerel yönetimlerin kaldırımlarla inatçı mücadelesi" tadında iddialı bir başlık daha atılabilirdi. konuya gelelim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;son iki yıldır, saçma sapan yoğunluktaki, ne işe yaradığını kestiremediğim hayatımdan kaçıp sığındığım güzel bir yer kaş. arşiv bölümünden kaş'a tarafımdan yazılmış övgülere ulaşabilirsiniz.  turizm her yeri olduğu gibi , orayı da kendine benzetip, sıradanlaştırma, bir örnekleştirme yolunda epey adım atmış. ne var ki kaş ufak çapta olsa da kendini korumayı başarmış bir yer. sözgelimi herşey dahil oteller yok denecek kadar az vs... tabi burada asıl mesele kaş'ın coğrafi konumu. uzun sahil şeirtleri olmadığından, sadece yatmasını bilenlerin ilk tercihi olamıyor...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kaldırım sözcüğü, ankara'da yaşayan hemen hemen herkese sinir bozukluğunu anımsatır. hiç bir zaman sağlam değildir. yağmur yağdığında, hangi kaldırımın altında birikmiş çamurun pantolonunuza çizmenize saldıracağı belli olmaz. siz ankara'da yaşamanın kazandırdığı içgüdü ile sağlam olan olmayan arasında sezgisel ayrımda başarılı olsanız da, ankara'ya yeni gelmiş, birilerinin kendi saldırgan çamurunu sizinle paylaşmayacağının da garantisi yoktur. bu da yetmezmiş gibi, bu taşlar her baharda sökülür yenileri yerleşir, ama nedenese bir türlü becerilemez (acaba devasa granit taşlar, ve zeminde gerekli düzenlemenin yapılmaması olabilir mi?) , aynı sorun her karda yağmurda yeniden yaşanır. yani ankaralı için kaldırım zaten deyim yerindeyse bir gönül yarasıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bugün eve geldim mailime baktım. kaş'ın güzel kaldırımlarının, seçimlerden bir ay önce jet hızıyla sökülüp, yerine ankara'dan tanıdık devasa granitlerin yerleştirildiğini öğrendim. buraya da onlardan iki fotoğraf aldım yükledim.&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/SeOWt-o1VXI/AAAAAAAAAXk/DbIHCBYjtGc/s1600-h/DSCN8384_zip.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 300px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/SeOWt-o1VXI/AAAAAAAAAXk/DbIHCBYjtGc/s400/DSCN8384_zip.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5324264901134603634" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;bu söküm işlemi sırasında çekilmiş ki, beni ağlamaya davet ediyor.&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/SeOYfV36nSI/AAAAAAAAAXs/Jj5p2kmrJD8/s1600-h/IMG_1423_resize.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 300px; height: 400px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/SeOYfV36nSI/AAAAAAAAAXs/Jj5p2kmrJD8/s400/IMG_1423_resize.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5324266848697097506" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;bu da tüm büyükkent yaşayanlarına tanıdık gelecek çirkin taşlar....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;öte yandan en azından kaş'ın hala bir meydanı olduğuna da sevinmiyorum desem yalan. hala kaçılacak bir yer gibi duruyor. bakalım ne zaman ondan da mahrum kalacağız?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ilgilisine link:&lt;a href="http://www.kasmeydantalani.blogspot.com/"&gt;http://www.kasmeydantalani.blogspot.com/&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30172309-2733757597155481207?l=uzuncorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://uzuncorap.blogspot.com/feeds/2733757597155481207/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30172309&amp;postID=2733757597155481207' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/2733757597155481207'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/2733757597155481207'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://uzuncorap.blogspot.com/2009/04/sana-olan-askm-kaldrm-taslarnn-altna.html' title='sana olan aşkımı kaldırım taşlarının altına yazdım'/><author><name>Laia</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/717/2047/320/513689/pippidish.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/SeOWt-o1VXI/AAAAAAAAAXk/DbIHCBYjtGc/s72-c/DSCN8384_zip.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30172309.post-4040561771162860487</id><published>2009-04-12T11:39:00.002+03:00</published><updated>2009-04-12T11:42:31.891+03:00</updated><title type='text'>bahar, umut, güneş vs...</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/SeGo_wn0IhI/AAAAAAAAAXc/Ub47sT5i8a0/s1600-h/301833243_e479b86c4c.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 400px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/SeGo_wn0IhI/AAAAAAAAAXc/Ub47sT5i8a0/s400/301833243_e479b86c4c.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5323722047865758226" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;bütün iyi kitapların sonunda&lt;br /&gt;bütün gündüzlerin, bütün gecelerin sonunda&lt;br /&gt;meltemi senden esen&lt;br /&gt;soluğu sende olan&lt;br /&gt;yeni bir başlangıç vardır&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;parmağını sürsen dünyaya, rengini anlarsın&lt;br /&gt;gözünle görsen elmayı, sesini duyarsın&lt;br /&gt;onu işitsen, yuvarlağı sende kalır&lt;br /&gt;her başlangıçta yeni bir anlam vardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;nedensiz bir çocuk ağlaması bile&lt;br /&gt;çok sonraki bir gülüşün başlangıcıdır&lt;br /&gt;E. C.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Baharın ilk günleri, tüm insanlığı birleştiren bir tınıya sahiptir. Zulme, kötülüğe zorbalığa karşı, kendisine yapılan onlarca davete rağmen bir türlü birleşmeyen insanlık, baharda en kötü olasılıkla gülümseme ortak paydasında birleşir. Her yaştan, her sınıftan, her ruh halinden insan gülümsemeden edemez. Bir zamanlar izlediğim, hayal meyal hatırladığım bir filmde, baharın küçük gülümsemelerine kanın katliamın zulmün ket vuramadığı hoş bir sahne vardı. Cem yayınevinin çocuk kitapları serisi henüz doğmadan satın alınan kuşağın hatırlayacağı aklımda yarım yamalak kalmış bir de şiir var aklımda, baharı yoksul çocukların neden o kadar çok sevdikleri üzerine.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Baharın bu etkisi, şimdilerde yerine yeni bir bar açılmış olan mekana ismini vermişti. Paris Baharı 1968, Prag Baharı 1968, fotoğraflarının yanında Çingeneler her mevsim bahar arz-ı endam eylemişti. O fotoğrafları çok severdim, ama en çok çingeneleri.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Madalyonun öte yüzü, operasyon demektir bahar ayları, kışın kapatıcılığı ortadan kalkıp, güneşe yüzünü gösterdiğinde, silahlar yeniden konuşmaya başlarlar. Yeniden haber bültenlerinde, onlarca yaşamın sonu “rakam” olarak yer bulur. Sadece rakam olmak, ne acımasızlık, hakikaten olası en kötü yaşam şeklinde yaşıyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Böyle güneşli, bir sabaha uyanınca insan, bütün katı gerçekliğine rağmen yaşamın, tozlu kitaplardan yıllardır okumadığı şiirleri ararken buluyor kendini. Sonra Bloch amcamız ister istemez akla düştü, yazdığı cilt cilt Umut ilkesi ile. Gündüz düşleri… Umut üzerine cilt cilt kitaplar yazmış, bir yolunu bulup, umudunu yitirmiş gariban insan türüne uzaktan bakınca acımamak ne mümkün. Madem bu türün müstesna bir üyesi ile başladık, müstesna başka bir üyesiyle bitirelim:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sen beni sevdikçe ey yar derdim artar daima&lt;br /&gt;çünkü beni sevsen de&lt;br /&gt;güvenmezsin bana bilirim&lt;br /&gt;ama artan her şeyle birlikte yanlışlık da artar&lt;br /&gt;mesela her su gözyaşı olur&lt;br /&gt;her dönem bir hazin geçiş&lt;br /&gt;suya boşversem yanılsama&lt;br /&gt;aya baksam bir bulut&lt;br /&gt;sevgisizlikle birlikte yanlışlığın hükmü başlar&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bir düşün kaç kişiyiz bildirlerde&lt;br /&gt;şimdilik kaç paralığız hele akşam olunca&lt;br /&gt;bunca sütsüzün kahrını çektik düşün ki&lt;br /&gt;gene de soluğumuz&lt;br /&gt;bir orman yangını sayılır oralarda buralarda&lt;br /&gt;ezildik gerçi ama horlanmadık bunu hattırlarsın&lt;br /&gt;mutlaka hatırlarsın bunu&lt;br /&gt;tut ki enver bırakır tehdidini&lt;br /&gt;ethem başlar&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;çünkü beni sevsen de bana güvenmezsin iyi bilirim&lt;br /&gt;apoletim sırmasız hatta hiç yok&lt;br /&gt;su içsem ağzımın kenarından dökerim&lt;br /&gt;neyi hatırlatır benim sana uzak bir bakışım&lt;br /&gt;bilirim&lt;br /&gt;aslında mutsuz yaşayıp gidiyoruz&lt;br /&gt;ölüme direnerek şimdilik&lt;br /&gt;şimdilik alımlı başka mutluluklara özenerek&lt;br /&gt;aşkımız ve mutfak rafları ve uçaklar üstüne korkumuz&lt;br /&gt;bir yudum gelecek ve mutlu saatler üstüne korkumuz&lt;br /&gt;ama birlikte biliyoruz:eğilecek bugünkü başlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sev beni, alış bana&lt;br /&gt;kimse ürkütemez bağlandığımız güzelliğin utkusunu&lt;br /&gt;sev beni, bir dağ gölgesi kadar sev&lt;br /&gt;şimdilik bırak musluğun sızmasını damın akmasını&lt;br /&gt;bir tırnak gibi büyü domuz bir tırnak gibi&lt;br /&gt;zorlayarak her bir yanı&lt;br /&gt;çünkü biraz sonra umut başlar her günkü, başlar&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;aslında bir alıştırmadır umut&lt;br /&gt;öbürlerinin azıcık nefes diye bağışladığı&lt;br /&gt;-baharı beklemeye benzer-&lt;br /&gt;hain ve olmayanadır çünkü&lt;br /&gt;umutsuzluğu taşır yanında&lt;br /&gt;oysa nasıl olsa gelecektir bahar denen tarih&lt;br /&gt;önüne durulmaz mantığıyla doğanın&lt;br /&gt;yeşilden olma birim&lt;br /&gt;sudan gelen itmeyle&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;umut yoktur&lt;br /&gt;kimse yoktur umut etmemeyi önleyecek&lt;br /&gt;çünkü umut kaçınılmaz gelecektir&lt;br /&gt;bütün gümbürtüsüyle&lt;br /&gt;umut kaçınılmaz gerçektir çünkü&lt;br /&gt;biri asya'da biterken sözgelişi, şili'de öbürkü başlar.&lt;br /&gt;T. U.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30172309-4040561771162860487?l=uzuncorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://uzuncorap.blogspot.com/feeds/4040561771162860487/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30172309&amp;postID=4040561771162860487' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/4040561771162860487'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/4040561771162860487'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://uzuncorap.blogspot.com/2009/04/butun-iyi-kitaplarn-sonunda-butun.html' title='bahar, umut, güneş vs...'/><author><name>Laia</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/717/2047/320/513689/pippidish.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/SeGo_wn0IhI/AAAAAAAAAXc/Ub47sT5i8a0/s72-c/301833243_e479b86c4c.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30172309.post-1018670089196938108</id><published>2009-04-04T10:59:00.006+03:00</published><updated>2009-04-04T11:38:25.456+03:00</updated><title type='text'>ben bugün haber okudum</title><content type='html'>bu sabah uzun süredir doğru dürüst bakmadığım gazetelerin internet sitelerinde dolandım. bir kaç notu da buraya düşelim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;önemli uyarı: bu not düşme işlemi esnasında elden geldiğince, çağımızın habercilik algısı masaya yatırılmayacak. keza çemkirme mideye zararlıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;efendim ilk haber Irak'tan kaynağına &lt;a href="http://haber.sol.org.tr/mansetler/mansetsag/12344.html"&gt;buradan&lt;/a&gt; ulaşabilirsiniz. Başlık: Kuzey Irak’ın küçük Amerika'sı. Bir de fotoğraf kullanılmış, o da aşağıda görülmekte.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/SdcUu2nDm4I/AAAAAAAAAXE/bwcXn4_F9pE/s1600-h/mutlu_aile_144793070.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 318px; height: 257px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/SdcUu2nDm4I/AAAAAAAAAXE/bwcXn4_F9pE/s400/mutlu_aile_144793070.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5320744279927397250" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;"Kuzey Irak’ın Erbil kentinde işgalin ardından yükselen ABD destekli şirketler, bölgede küçük bir Amerikan kenti yaratmayı da ihmal etmedi. Kuzey Irak’ta “Kürdistan’ın en ayrıcalıklı villaları” olarak tanıtılan Hanzad Amerikan Köyü, bölgede işgalle beraber ortaya çıkan yeni zenginlere ve yatırım için bölgeye gelen yabancılara savaşın ortasında ayrıcalıklı bir hayat sunuyor. (...) Tanıtımda, bölgede Irak’ın diğer bölgelerinden farklı olarak silahlı askerler ve tanklar olmadığı, halkın bir bölümünün de yaşadıkları zorluklara rağmen son derece misafirperver olduğu ifade ediliyor. "&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ABD'nin henüz tankıyla işgal etmediği yaşlı dünyamızın başka bir köşesini değerlendiren yoruma ulaşmak için ise &lt;a href="http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalEklerDetay&amp;amp;ArticleID=927189&amp;amp;Date=21.03.2009&amp;amp;CategoryID=42"&gt;buraya gidebilirsiniz&lt;/a&gt;. Başlığımız: Slumköylerde tarihin en büyük neoliberal terörü Ve tabi foto:&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/SdcZAklrSlI/AAAAAAAAAXM/EqqR62xBqw8/s1600-h/fft5_mf140906.Jpeg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 304px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/SdcZAklrSlI/AAAAAAAAAXM/EqqR62xBqw8/s400/fft5_mf140906.Jpeg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5320748982373927506" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;"Hiç duymuş muydunuz efendim, 2008’de Hindistan’da tam 16 bin çiftçi intihar etti. 2009’un şu zamana kadarki bölümünde ise canına kıyan çiftçi sayısı 2000’i çoktan geçti. 1997’den bu yana Hindistan’da hemen hemen hepsi böcek zehiri ile olmak üzere kendilerini öldüren çiftçilerin sayısı ise 200 bini aştı. Sahi, bunlar, “törpülendiği” konusunda kimsenin şüphesinin olmadığı, resmi bir kurum olan Ulusal Suç Kayıtları Bürosu’na ait (NRCB) rakamlar. Gerçek verilerin ürkütücülüğünü tahayyül etmeye çalışmak dahi hırpalayıcı."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;memleketten haber arayanlar için ise, &lt;a href="http://www.taraf.com.tr/haber/31048.htm"&gt;burası tavsiye edilir.&lt;/a&gt; Önce içimizi acıtan bir başlık: Kendisini aydınlara anlatamadan öldü ve tüm ihtişamıyla foto:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/SdcaHtCR9PI/AAAAAAAAAXU/HU-QXpeipS8/s1600-h/muhsin.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 300px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/SdcaHtCR9PI/AAAAAAAAAXU/HU-QXpeipS8/s400/muhsin.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5320750204412097778" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;"Oran, Yazıcıoğlu'nun kendisine Ahmet Altan, Mehmet Altan, Cengiz Çandar, Fehmi Koru, Murat Belge, Rıza Türmen, Nuray Mert, Hasan Cemal, Ali Bulaç, Eser Karakaş, Oral Çalışlar, Etyen Mahçupyan, Şahin Alpay ve Ali Bayramoğlu'nun isimlerinin yer aldığı bir liste sunduğunu ve bunlarla görüşmeyi planladığını aktardı. Oran, görüşmeye ilişkin şu bilgileri verdi:"Bana bu listedeki isimlerle buluşturabilirmisiniz dedi. Neden böyle bir şeye ihtiyaç duyduğunu sorunca 'Ülkenin üzerinde 12 eylül benzeri oyunlar oynanmak isteniyor bunlara engel olmak istiyorum. Ülkemin yeniden bir karanlığa çekilmesini istemiyorum' dedi." Kezban Hatemi, Yazıcıoğlu'nun aynı talebi kendisine de aktardığını söyledi."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;nasıl bir demokratmış, meğer 12 eylül karanlığının engellenmesi yönünde çaba gösteriyormuş. bir kez daha anlıyoruz ki, 12 eylül hakkaten milatmış, sen yıllarca 12 eylül gelsin diye memleketin dört bir yanında insanları katlet. sonra karanlığa karşı mücadele etmek için aydınlarla buluşmak iste. ya işte böyle sevgili okuyucu, kolektif hafıza mı dediniz? konumuzla ne alakası var canım. memleketimizin güzide yöreleri Maraş ile Çorum'un  yanında neden vahşet ve katliam kelimelerini kullanıyorsunuz? adamcağız, 12 eylül karanlığından ülkeyi kurtarmak için uğraşırken gidiverdi, istirham eidyorum sayın okuyucu kendinize geliniz. Koskoca liberal gazetemiz de olmasa nasıl bilecektik biz gerçeği, ah ah iyiki varsınız. bırakınız ben gideyim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bir de obama'nın dışkısı ile ilgili haber vardı sayın okyucu lakin benim içim daraldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;gud bay&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30172309-1018670089196938108?l=uzuncorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://uzuncorap.blogspot.com/feeds/1018670089196938108/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30172309&amp;postID=1018670089196938108' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/1018670089196938108'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/1018670089196938108'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://uzuncorap.blogspot.com/2009/04/ben-bugun-haber-okudum.html' title='ben bugün haber okudum'/><author><name>Laia</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/717/2047/320/513689/pippidish.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/SdcUu2nDm4I/AAAAAAAAAXE/bwcXn4_F9pE/s72-c/mutlu_aile_144793070.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30172309.post-1075168417887884314</id><published>2009-03-19T23:16:00.001+02:00</published><updated>2009-03-19T23:19:29.992+02:00</updated><title type='text'>oyun</title><content type='html'>bir yerlere not düşülmesi elzem, bugün hissedilenlerin. küçük kardeş kocaman olmuş, üstelik kocaman olalı epey olmuş aslında dürüst olmak lazım ben anlamamışım. bugün onunla gurur duydum. bol bol sulandı gözlerim. annemi, babamı anladım. bol bol sulandım.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30172309-1075168417887884314?l=uzuncorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://uzuncorap.blogspot.com/feeds/1075168417887884314/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30172309&amp;postID=1075168417887884314' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/1075168417887884314'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/1075168417887884314'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://uzuncorap.blogspot.com/2009/03/oyun.html' title='oyun'/><author><name>Laia</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/717/2047/320/513689/pippidish.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30172309.post-5552429755899481569</id><published>2009-03-15T00:58:00.003+02:00</published><updated>2009-03-15T01:30:43.790+02:00</updated><title type='text'>Lizbon'a Gece Treni</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/Sbw260NeTfI/AAAAAAAAAW8/RKxDpKH5T6g/s1600-h/lizbonagecetreni.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; cursor: pointer; width: 131px; height: 193px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/Sbw260NeTfI/AAAAAAAAAW8/RKxDpKH5T6g/s320/lizbonagecetreni.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5313182044465810930" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Yaşadığımız binlerce şeyden olsa olsa bir tanesini dile getiririz, onu da gelişigüzel ve hak ettiği özeni göstermeden yaparız. Dile getirilmemiş bütün o deneyimlerin arasında hayatıımıza belli etmeden biçimini, rengini ve tınısını verenler de vardır. Bizler, ruhları araştıran arkeologlar olarak, bu hazinelere yöneldiğimizde, onların ne kadar dağınık olduklarını keşfederiz. İncelediğimiz şey, kımıldamadan durmak istemez, kelimeler yaşananın üzerinden kayıp gider, sonunda kağısın üzerinde bir sürü çelişki kalır. Uzun zaman, bunun bir eksiklik, üstesinden gelinmesi gereken bir şey olduğuna inandım. Bugünse durumun başka türlü olduğunu düşünüyorum: Bu bildik ama yine de gizemli deneyimlerin anlaşılabilmesi için geçerli çözüm yolu, dağınıklığı kabul etmektir. Kulağa tuhaf geliyor bu, evet, hatta aykırı, biliyorum. Ama olaya bu açıdan baktığımdan beri ilk kez gerçekten uyanık ve hayatta olduğumu hissediyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İçimizde olanın ancak küçük bir kısmını yaşayabiliyorsak - gerisine ne oluyor?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayal kırıklığının kötü olduğu söylenir. Düşüncesizce varılmış bir önyargı. Hayal kırıklığı yoluyla değilse hangi yolla keşfedebiliriz neler beklemiş neler ummuş olduğumuzu? Bu keşifte değilse nerede yatar insanın kendini tanıması? Hayal kırıklığı olmazsa insan kendisi hakkında aydınlığa kavurşur mu?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30172309-5552429755899481569?l=uzuncorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://uzuncorap.blogspot.com/feeds/5552429755899481569/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30172309&amp;postID=5552429755899481569' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/5552429755899481569'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/5552429755899481569'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://uzuncorap.blogspot.com/2009/03/lizbona-gece-treni.html' title='Lizbon&apos;a Gece Treni'/><author><name>Laia</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/717/2047/320/513689/pippidish.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/Sbw260NeTfI/AAAAAAAAAW8/RKxDpKH5T6g/s72-c/lizbonagecetreni.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30172309.post-4633071703332205753</id><published>2009-03-08T14:48:00.003+02:00</published><updated>2009-03-08T15:01:14.500+02:00</updated><title type='text'>süt ormanı</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/SbPBix2AFUI/AAAAAAAAAW0/5Dg0aHJC80M/s1600-h/milchwald.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 315px; height: 165px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/SbPBix2AFUI/AAAAAAAAAW0/5Dg0aHJC80M/s400/milchwald.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5310801188839494978" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;bir kez daha "çocuklar politik mahkumlardır"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;süt ormanı, çocukların yalnızlığı üzerine bir film. tanıtım yazısında modern hansel ve gretel olarak nitelendirilmiş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bir de aslı erdoğan: “kaosun denklemi çok basit aslında. yaşam= ölüm. ölüm= ölüm. oysa hepimiz kendi denklemimizi kurmanın ve dünyayı ona eşdeğer kılmanın peşindeyiz. ne aymazlık! senin içindekini barındıracak derinlikte hiç bir şey yoktur gerçek dünyada; ama sen de yaşamın, ölümün ve bütün düşlerinle, gerçeğin korkunç sonsuzluğunda, oylumsuz bir noktadan daha büyük değilsin.”&lt;meta equiv="Content-Type" content="text/html; charset=utf-8"&gt;&lt;meta name="ProgId" content="Word.Document"&gt;&lt;meta name="Generator" content="Microsoft Word 11"&gt;&lt;meta name="Originator" content="Microsoft Word 11"&gt;&lt;link rel="File-List" href="file:///C:%5CDOCUME%7E1%5Cnew%5CLOCALS%7E1%5CTemp%5Cmsohtml1%5C01%5Cclip_filelist.xml"&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:worddocument&gt;   &lt;w:view&gt;Normal&lt;/w:View&gt;   &lt;w:zoom&gt;0&lt;/w:Zoom&gt;   &lt;w:hyphenationzone&gt;21&lt;/w:HyphenationZone&gt;   &lt;w:punctuationkerning/&gt;   &lt;w:validateagainstschemas/&gt;   &lt;w:saveifxmlinvalid&gt;false&lt;/w:SaveIfXMLInvalid&gt;   &lt;w:ignoremixedcontent&gt;false&lt;/w:IgnoreMixedContent&gt;   &lt;w:alwaysshowplaceholdertext&gt;false&lt;/w:AlwaysShowPlaceholderText&gt;   &lt;w:compatibility&gt;    &lt;w:breakwrappedtables/&gt;    &lt;w:snaptogridincell/&gt;    &lt;w:wraptextwithpunct/&gt;    &lt;w:useasianbreakrules/&gt;    &lt;w:dontgrowautofit/&gt;   &lt;/w:Compatibility&gt;   &lt;w:browserlevel&gt;MicrosoftInternetExplorer4&lt;/w:BrowserLevel&gt;  &lt;/w:WordDocument&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:latentstyles deflockedstate="false" latentstylecount="156"&gt;  &lt;/w:LatentStyles&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;style&gt; &lt;!--  /* Style Definitions */  p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal 	{mso-style-parent:""; 	margin:0cm; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman";} @page Section1 	{size:612.0pt 792.0pt; 	margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; 	mso-header-margin:35.4pt; 	mso-footer-margin:35.4pt; 	mso-paper-source:0;} div.Section1 	{page:Section1;} --&gt; &lt;/style&gt;&lt;!--[if gte mso 10]&gt; &lt;style&gt;  /* Style Definitions */  table.MsoNormalTable 	{mso-style-name:"Normal Tablo"; 	mso-tstyle-rowband-size:0; 	mso-tstyle-colband-size:0; 	mso-style-noshow:yes; 	mso-style-parent:""; 	mso-padding-alt:0cm 5.4pt 0cm 5.4pt; 	mso-para-margin:0cm; 	mso-para-margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:10.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-ansi-language:#0400; 	mso-fareast-language:#0400; 	mso-bidi-language:#0400;} &lt;/style&gt; &lt;![endif]--&gt;&lt;span style=";font-family:&amp;quot;;font-size:12;"  &gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30172309-4633071703332205753?l=uzuncorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://uzuncorap.blogspot.com/feeds/4633071703332205753/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30172309&amp;postID=4633071703332205753' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/4633071703332205753'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/4633071703332205753'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://uzuncorap.blogspot.com/2009/03/sut-orman.html' title='süt ormanı'/><author><name>Laia</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/717/2047/320/513689/pippidish.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/SbPBix2AFUI/AAAAAAAAAW0/5Dg0aHJC80M/s72-c/milchwald.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30172309.post-4279316832148845706</id><published>2009-02-01T21:41:00.005+02:00</published><updated>2009-02-01T23:41:41.784+02:00</updated><title type='text'>şöyle böyle</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/SYYLLOepsmI/AAAAAAAAAWQ/eqcwg_d-3VQ/s1600-h/CIMG4703.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 300px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/SYYLLOepsmI/AAAAAAAAAWQ/eqcwg_d-3VQ/s400/CIMG4703.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5297934299141091938" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;nasılsın sorusuna bu aralar verdiğimiz yanıtlar epey eski zamanları andırıyor. before sunset filminde (gerçi ben o ikisini hep karıştırırım. hangisi ilkiydi, hangisi ikincisiydi bilemem. burada kast edilen ikincisidir) esas oğlan esas kıza der ki: insanların yaşadıkları onların kişiliklerinde 6 ayı geçmeyen kısa süreli etkilerde bulunur. ilk örnek olarak da, çok neşeli keyifli bir adamın bir trafik kazası sonucu bacaklarını kaybetmesinin üzerinden 6 ay geçtikten sonra eski neşesine yeniden kavuştuğunu anlatır; ikinci örnek de nemrut ve suratsız bir adamın lotodan zengin olduktan altı ay sonra yeniden nemrut ve suratsız olduğudur. tabi baştan aşağıya sorunlu tespit, bilimin işsizliğinden, dünyada hiç başka ampirik araştırma konusu kalmadığından yapıldığını varsayabileceğimiz bir araştırmaya dair, yıllardır görmediği, gençken çok etkilendiği kadınla sohbet edebilmek için dile getirilen bir kaç söz... ama işte kendimizi ampirik nesne haline getirme konusundaki patolojik ısrarın sonucu, bazı filmlerden, böyle laflar akılda yer ediyor. işin kötü kısmı bilime ve yaşama dair getirdiğimiz en radikal eleştiri de bu çerçevede anlamlı. yani, belli bir zamanda insanın kendi düşüncesinin nesnesi haline gelmesi konusunda ne kadar laf üretilse de, bunların laf olduğu gerçeği değişemiyor. &lt;span style="font-style: italic;"&gt;biliyoruz, ama yine de yapıyoruz&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;not: foto geçtiğimiz haftalarda kale'de yeni işyerimdeki bir arkadaş tarafından çekildi, pek sevdim. o arkadaş stajyerdi, şimdi ayrıldı. ona bu fotoyu paylaşarak güle güle demiş olalım... yolun açık olsun ö.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30172309-4279316832148845706?l=uzuncorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://uzuncorap.blogspot.com/feeds/4279316832148845706/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30172309&amp;postID=4279316832148845706' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/4279316832148845706'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/4279316832148845706'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://uzuncorap.blogspot.com/2009/02/soyle-boyle.html' title='şöyle böyle'/><author><name>Laia</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/717/2047/320/513689/pippidish.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/SYYLLOepsmI/AAAAAAAAAWQ/eqcwg_d-3VQ/s72-c/CIMG4703.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30172309.post-6629182484344611278</id><published>2009-01-26T16:39:00.001+02:00</published><updated>2009-01-26T16:42:15.788+02:00</updated><title type='text'>Komutan Yardımcısı İsyancı Marcos'un Gazze Üzerine Konuşması: Ekim ve Hasatlara Dair</title><content type='html'>İki gün önce, şiddeti tartıştığımız gün, anlatmakta kelimelerin kifayetsiz kaldığı Condoleezza Rice, bir ABD yetkilisi, Gazze'de olup bitenlerin vahşi doğalarından ötürü Filistinlilerin hatası olduğunu beyan etti.&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;Dünyayı çapraz kesen yeraltı nehirleri kendi coğrafyalarını değiştirebilir ancak aynı şarkıyı söylerler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve şuan bizim duyduğumuz, savaşın ve acının şarkısı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Buradan çok uzakta değil, Gazze adında bir yerde, Ortadoğu'da, tam burada bizim yanı başımızda, İsrail hükümetinin ağır eğitimli ve silahlı ordusu ölüm ve yıkım yürüyüşüne devam ediyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Attığı adımlar klasik bir askeri işgal savaşının adımları: öncelikle "stratejik" askeri noktaları (askeri kılavuzların söylediği şekliyle) yok etmek amaçlı yoğun bir toplu bombalama ve direniş güçlerini "zayıflatmak"; sonra istihbarat üzerinde sıkı bir kontrol : "dış dünyada", operasyon alanının dışı, görülen ve duyulan her şey askeri kriterlerle seçilmelidir; şimdi de taburların yeni mevzilere ilerlemesi için düşman askerlerinin üzerine yoğun top atışı; sonra da düşmanın garnizonunu zayıflatmak için bir kuşatma olacak; sonrasında da mevzi işgal eden ve düşmanı yok eden saldırı, ve muhtemel "direniş yuvalarının" "temizlenmesi".&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Modern savaşın askeri kitapçığı, birkaç varyasyon ve eklemeyle adım adım istilacı askeri güçler tarafından takip ediliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunun hakkında çok şey bilmiyoruz ve "Ortadoğu'da çatışma" diye adlandırılan konu hakkında şüphe yok ki uzmanlar var, ancak dünyanın bu köşesinden bizim de söyleyeceğimiz bir şey var:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Haberlerdeki fotoğraflara göre İsrail hükümetinin hava güçlerince imha edilen "stratejik" noktalar; evler, kulübeler, sivil binalardır. Yıkıntıların ortasında tek bir sığınak, kışla, askeri havaalanı ya da bombardıman silahı görmüyoruz. Yani —ve lütfen cahilliğimizi bağışlayın— bize göre ya uçakların silahlarının kötü amaçları var ya da Gazze'de öyle "stratejik" noktalar yok.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hiçbir zaman Filistin'i ziyaret etme onuruna sahip olmadık ancak insanların, erkeklerin, kadınların, çocukların ve yaşlıların -askerlerin değil- evlerde, kulübelerde ve binalarda yaşadıklarını varsayıyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Henüz direnişin takviye kuvvetlerini de görmedik, sadece yıkıntılar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ancak istihbarat kuşatmasının nafile çabalarını gördük ve işgali görmezden gelmekle alkışlamak arasında karar vermeye çalışan dünya hükümetlerini ve epey zamandır bir işe yaramayan, dışarıya ılımlı basın açıklamaları gönderen Birleşmiş Milletleri.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ancak bekleyin. Birden aklımıza geldi belki de İsrail hükümetine göre bu erkekler, kadınlar, çocuklar ve yaşlılar düşman askerleri; ve böylece ikamet ettikleri kulübeler, evler ve binalar da yok edilmesi gereken kışlalardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yani şüphe yok ki bu sabah Gazze'ye yağan kurşun yağmuru, İsrail birliklerinin ilerleyişini bu erkekler, kadınlar, çocuklar ve yaşlılardan korumak içindi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve bütün Gazze'ye yayılan kuşatma ile zayıflatmak istedikleri düşman garnizonu orada yaşayan Filistin nüfusunun ta kendisi. Saldırıları bu nüfusu imha etmeye çalışacak. Ve bu kanlı geçeceği kolaylıkla tahmin edilebilir saldırıdan kaçmayı ya da saklanmayı başaran herhangi bir erkek, kadın, çocuk ya da yaşlı daha sonra "avlanacak", böylece temizlik tamamlanacak ve operasyonları yöneten komutanlar da kendi efendilerine rapor verebilecekler: "Görevi tamamladık."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cahilliğimizi tekrar bağışlayın, belki de söylediğimiz asıl mevzunun dışındadır. Ve devam eden suçu mahkum etmek yerine, biz yerliler ve savaşçılar olarak, olup bitenin "siyonizm" mi "antisemitizm" mi olduğunu, ya da bunu başlatanın Hamas'ın bombaları olup olmadığını tartışıyor olmamız ve bu tartışmaların içinde bir konum almamız gerekiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Belki bizim düşüncemiz çok basit ve analizler için çok gerekli olan nüansları ve dipnotları kaçırıyoruz, ancak Zapatistalar için bu durum profesyonel bir ordunun savunmasız bir nüfusu katletmesi gibi görünüyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ezilenlerden ve soldan kim buna sessiz kalabilir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir şeyler söylemek işe yarar mı? Bizim ağlayışlarımız bir bombayı dahi durdurur mu? Bizim sözümüz bir tek Filistinlinin dahi yaşamını kurtarır mı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evet, bize göre bu işe yarar. Belki bir bombayı durduramayız ve sözümüz böylelikle fişeğinin üzerine "IMI" ya da "Israeli Military Industry" (İsrail Askeri Endüstrisi) harfleri kazınmış 5.56 mm ya da 9 mm kalibrelik mermilerin bir kız ya da oğlan çocuğunun göğsüne saplanmasını engelleyen bir zırhlı kalkana dönüşmeyecek. Ancak belki de sözümüz Meksika'daki ve dünyadaki öteki sözlerle güç birliği yapmayı başarır ve belki de ilk etapta bir mırıltı olarak duyulur, giderek gürleşir ve sonra Gazze'de duyulabilecek bir çığlık, feryat olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biz sizin hakkınızda bir şey bilmiyoruz, ancak biz EZLN'den Zapatistalar, biz, yıkımın ve ölümün ortasında birkaç cesaret sözü duymanın ne kadar önemli olduğunu biliyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunu nasıl açıklamam gerektiğini bilmiyorum ama olan şu ki, evet çok uzaktan sözler bir bombayı durduramaz ancak adeta ölümün kara odasında bir delik açılmış ve ufak bir ışık parıltısı içeriye düşermiş gibi olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diğer her şey için olduğu gibi, ne olacaksa olacaktır. İsrail hükümeti terörizme ağır bir darbe indirdiğini açıklayacak, katliamın büyüklüğünü kendi halkından saklayacak, büyük silah üreticileri krizi göğüslemek için ekonomik destek sağlayacaklar ve "küresel kamuoyu",  her zaman moda olan kolayca biçimlendirilebilir varlık, başka tarafa yönelecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ancak hepsi bu değil. Filistin halkı da direnecek ve yaşayacak ve mücadele etmeye devam edecek ve amaçları için ezilenlerden sempati görmeye devam edecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve belki Gazze'den bir kız ya da erkek çocuğu da yaşayacak. Belki büyüyecekler, onlarla beraber kuvvetleri, kızgınlıkları ve öfkeleri de büyüyecek. Belki Filistin'de mücadele eden gruplardan biri için asker ya da milis olacaklar. Belki kendilerini İsrail'le savaş halinde bulacaklar. Belki bunu bir silahı ateşleyerek yapacaklar. Belki kendilerini bellerine sarılı bir kuşak dinamitle feda edecekler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve sonra tepede, yukarıdan birileri Filistinlilerin vahşi doğaları hakkında yazacak ve bu şiddeti kınayan açıklamalar yapacak ve bunun siyonizm mi anti-semitizm mi olduğunu tartışmaya geri dönecekler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve hiç kimse şu anda hasat edileni kimin ektiğini sormayacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zapatista Ulusal Kurtuluş Ordusu erkekleri, kadınları, çocukları ve yaşlıları adına,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Komutan Yardımcısı İsyancı Marcos&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Meksika, 4 Ocak, 2009&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30172309-6629182484344611278?l=uzuncorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://uzuncorap.blogspot.com/feeds/6629182484344611278/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30172309&amp;postID=6629182484344611278' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/6629182484344611278'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/6629182484344611278'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://uzuncorap.blogspot.com/2009/01/ekim-ve-hasatlara-dair.html' title='Komutan Yardımcısı İsyancı Marcos&apos;un Gazze Üzerine Konuşması: Ekim ve Hasatlara Dair'/><author><name>Laia</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/717/2047/320/513689/pippidish.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30172309.post-519157838411893037</id><published>2009-01-19T15:31:00.001+02:00</published><updated>2009-01-19T15:32:49.901+02:00</updated><title type='text'>?</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/SXSA61y3pbI/AAAAAAAAAWI/syymGdDWldo/s1600-h/fft28_mf104476.Jpeg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 267px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/SXSA61y3pbI/AAAAAAAAAWI/syymGdDWldo/s400/fft28_mf104476.Jpeg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5292997210428384690" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30172309-519157838411893037?l=uzuncorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://uzuncorap.blogspot.com/feeds/519157838411893037/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30172309&amp;postID=519157838411893037' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/519157838411893037'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/519157838411893037'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://uzuncorap.blogspot.com/2009/01/blog-post.html' title='?'/><author><name>Laia</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/717/2047/320/513689/pippidish.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/SXSA61y3pbI/AAAAAAAAAWI/syymGdDWldo/s72-c/fft28_mf104476.Jpeg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30172309.post-87838202892343372</id><published>2009-01-18T15:54:00.003+02:00</published><updated>2009-01-18T16:09:42.798+02:00</updated><title type='text'>...düşülen not:185</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;geçtiğimiz 22 günü nasıl geçtiğimiz üzerine düşünmeye davet ediyor blog kullanma işi. her açışımızda en son ne zaman bir şeyleri not düşmeye değer bulduğumuzu hatırlatıyor. blog tutmaya başladığımızdan beri kaç kere, buraya not düşme ihtiyacı duyduğumuzu gösteriyor. sayılar bu kadar önemli mi? değildir umarım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yeni işin yaşamıma yeniden soktuğu edebiyatı pek özlemişim. biliyorum hiç bir zaman kelimenin tam anlamıyla uzaklaşmamıştım. kelimenin tam anlamıyla uzaklaşmamış olmak, uzaklaştığımız gerçeğini değiştirmiyor tabi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;juli zeh, kendisiyle yeni tanıştım. almanya'nın genç romancılarından biri. üzerine yazmak için epey erken, ne de olsa tam olarak okumadım henüz.  kötü tercüme ve bozuk türkçesine rağmen kitabın arkasında beni kendisine çeken pasajı buraya alıntalamalıyım. aslı erdoğan mı? o başka zamanlara kalsın. fonda "que sera" çalsın. ve biz geleceğimizi merak etmekten vazgeçemeyelim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"avrupa'nın büyük bir bölümünün savaş yüzünden mahvolduğunun farkında mısın? sağ kalanlara ihanet edildi, aşağılandılar ve unutuldular."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bir de john berger,&lt;a href="http://www.radikal.com.tr/Default.aspx?aType=RadikalDetay&amp;amp;ArticleID=917437&amp;amp;Date=18.01.2009&amp;amp;CategoryID=81"&gt; gazze&lt;/a&gt;'yi anlatsın. bizim kelimelerimiz bir türlü yetmezken.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30172309-87838202892343372?l=uzuncorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://uzuncorap.blogspot.com/feeds/87838202892343372/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30172309&amp;postID=87838202892343372' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/87838202892343372'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/87838202892343372'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://uzuncorap.blogspot.com/2009/01/dlen-not185.html' title='...düşülen not:185'/><author><name>Laia</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/717/2047/320/513689/pippidish.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30172309.post-5353721720468960988</id><published>2008-12-29T15:10:00.002+02:00</published><updated>2008-12-29T15:22:28.925+02:00</updated><title type='text'>hissiyatımız üzerine...</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;efendim, yenilgi duygusu ile başa çıkmamız pek kolay olmadı. ama güvenilir dostların elinde, hızla iyileştiğimizi de teslim etmemiz gerekir. ama tabi bu konuda en büyük destek, berlin'de geçirilecek bir ay fikri. birazcık derlenmem için bu şehrin ve bu ülkenin sınırlarının ötesi gibi yok. bir de yeni işyerimdeki bir arkadaştan edindiğim bir takım bilgiler, berlin'in tam da keyfime göre uzaklaşma olanağını sağlayacağına işaret ediyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ama tabi berlin işi de belirsizliğini koruyor. ya evet belirsizliğin yaratıcılığı önemlidir, diye bağrınabilirim. ama yani kendi hayatımda birazcık belirlilik fena olmazdı. yani ne zaman gideceğim bir an önce öğrenme isteğindeyim. neyse yarın bu işle ilgileneceğim. olumsallığa ise berlin'de yol vereceğim. ya da bunu dile getirme kapasitesine sahip olmak ile doğrudan bağlantılı olarak, kendimizle yüzleşme fırsatı yakaladım. komik bir şekilde de hali pür melalimden gayet memnunum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yazı yazarak ifade etmek pek güç gelse de, deneyeceğim, tam ruh halimi açıklamayı. öncelikle bu hikayenin yaşamamı derinden etkilemesine izin vermeme uğruna attığım tüm adımlar, aslında nasıl hızla hayatımı derinden etkilemesine izin verdiğimi gösteriyor. o halde, bazı şeylerle başa çıkabilmek için, koy ver gitsin taktiği daha yerinde. ben de galiba bunu yapacağım. ama işin aslı şu ki, çalışmam da lazım. keza tezimin outline'nı olmadan bu sınava bir kez daha girmeyeceğim. bu konuda netim. geri kalanı önemsiz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;işte böyle sevgilili okuyucu. toparlama yolunda ilerliyorum. kendi hikayemde bunun bir kopuş mu yoksa sıçarama mı olduğu, yoksa devamlılık mı arz ettiği önümüzdeki günlerde kendisini gösterecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30172309-5353721720468960988?l=uzuncorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://uzuncorap.blogspot.com/feeds/5353721720468960988/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30172309&amp;postID=5353721720468960988' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/5353721720468960988'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/5353721720468960988'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://uzuncorap.blogspot.com/2008/12/hissiyatmz-zerine.html' title='hissiyatımız üzerine...'/><author><name>Laia</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/717/2047/320/513689/pippidish.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30172309.post-3673010058921079133</id><published>2008-12-24T11:37:00.000+02:00</published><updated>2008-12-24T11:38:12.599+02:00</updated><title type='text'>:)</title><content type='html'>hohoyt ankara'ya kar yağıyor. bir kaç işim var hemen ardından tadını çıkaracağım.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30172309-3673010058921079133?l=uzuncorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://uzuncorap.blogspot.com/feeds/3673010058921079133/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30172309&amp;postID=3673010058921079133' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/3673010058921079133'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/3673010058921079133'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://uzuncorap.blogspot.com/2008/12/blog-post_24.html' title=':)'/><author><name>Laia</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/717/2047/320/513689/pippidish.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30172309.post-8872385042348352887</id><published>2008-12-20T20:12:00.005+02:00</published><updated>2008-12-21T21:01:45.608+02:00</updated><title type='text'>aslı erdoğan'dan devamla....</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;" eskiden, çok eskiden, asla geri gelmeyecek altın çağda, sonsuzluk henüz çarpıp durmamışken  zamana, ışık vardı. &lt;/span&gt; &lt;span style="font-style: italic;"&gt;söz vardı. &lt;/span&gt;(tamam haksızlık etmişim. aslı erdoğan yukarıda anlatmaya çalıştığımı görmüş.) &lt;span style="font-style: italic;"&gt;sözün geldiği yürek. toprak ve suret. ama hiçbiri yetmedi insanların dünyasının filizlenmesine. parçalamayı öğrendi tanrılar. ilk cinayet işlendi, kardeş kardeşi öldürdü. kan suya karıştı, ışık çığlığa... daha doğmamış olan, sonsuza dek ayrıldı ölenden, söz koptu yürekten, suret unuttu yüzü. kırmızı bir perde gibi gerildi kan, ölümle yaşam arasına... bunun içindir ki, hep eksik hep tamamlanmamış kalacak hayatımız ve her gün yeniden yaratacağız kendimizi, kanla düşlerin evliliğinden. "&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30172309-8872385042348352887?l=uzuncorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://uzuncorap.blogspot.com/feeds/8872385042348352887/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30172309&amp;postID=8872385042348352887' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/8872385042348352887'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/8872385042348352887'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://uzuncorap.blogspot.com/2008/12/asl-erdoandan-devamla.html' title='aslı erdoğan&apos;dan devamla....'/><author><name>Laia</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/717/2047/320/513689/pippidish.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30172309.post-9175972983986908484</id><published>2008-12-20T18:56:00.005+02:00</published><updated>2008-12-21T21:03:53.171+02:00</updated><title type='text'>masalımıza yeni heyecan</title><content type='html'>&lt;span style="font-style: italic;"&gt;"aslında hepimiz birer masalız. uyuduğumuzda bizi okumayı bırakıyorlar, uyandığımızda yeniden okumaya başlıyorlar."&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;kuzenimin arkadaşının dört yaşındaki kızı &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;tesadüfler üzerinden yazmaya devam: yazılı sınavda talih o kadar yanımdaydı ki, yeterlik çalışması boyunca beni kendisine çeken, ısrarla üzerine düşünmeye davet eden machiavelli üzerine iki farklı gruptan iki farklı soru vardı. yani maça 2-0 galip başladım. ve sonradan anlaşıldığı üzere, bu avantajı, kendimin sandığından çok daha iyi kullanmışım. beni tanımayan hocalardan birinin sorusuymuş machiavellilerin ikincisi, beni tanıdığını düşündüğü başka bir hocaya gidip, kim bu diye sormuş. evet doğru anladınız, bu kadar lafı dolandırmamın sebebi bu sınavdan çakmış olmamdır. verilebilecek yanıta dair hiç bir fikrim olmadığı için, konuya oldukça spekülatif düzlemden yaklaştığım türk siyasal hayatı sorusunda da 83 buyurulmuş. yani özetle, ya da muhtemel tez danışmanımın ifadesiyle, "iyi bir kağıt" verdim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;gelelim sözlü anına: söylemime eklenmesinden en çok korktuğum, beni en çok rahatsız eden bir kavramı dahi, üstelik aranılan cevabın yakınına yaklaşmadığını bile bile, kullandım. demem o ki, içerideki ben değildim. hayır bu ifade ediş şeklini beğenmedim. o da bendim, o da benim görünümlerinden biriydi. ama sadece biriydi. ve orada oturanlar, bunun farkındaydılar. madem öyle, hodri meydan. gelecek maça ben 5-0 galip başlıyorum.  yani hodri meydan, buradayım. aradığınız şey tez önerisiyse, emin olun çok daha fazlasını alacaksınız. artık kitlenmemi de kontrol etmem bekleniyor. olur ederiz. istediğiniz bu olsun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30172309-9175972983986908484?l=uzuncorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://uzuncorap.blogspot.com/feeds/9175972983986908484/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30172309&amp;postID=9175972983986908484' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/9175972983986908484'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/9175972983986908484'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://uzuncorap.blogspot.com/2008/12/masalmza-yeni-heyecan.html' title='masalımıza yeni heyecan'/><author><name>Laia</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/717/2047/320/513689/pippidish.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30172309.post-4207450123062543260</id><published>2008-12-13T21:07:00.003+02:00</published><updated>2008-12-15T08:13:32.029+02:00</updated><title type='text'>koca sınav öncesi bir kaç serzeniş</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/SUX1gMMvJhI/AAAAAAAAAV8/bTBvPCQ9rFY/s1600-h/threadless-tee-ambition-cat-lrg.gif"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 208px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/SUX1gMMvJhI/AAAAAAAAAV8/bTBvPCQ9rFY/s400/threadless-tee-ambition-cat-lrg.gif" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5279896071541040658" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;pazartesi yazılı, cuma günü de sözlü sınava giriyorum. lazy days dinleyip, katil soğukkanlılığı ile davranmak için yoğun bir çaba içinde olsam da, çok da başarılı olduğum söylenemez.  yaptığım hesaplamalar, "yeterli" adledilebilmek için, tam olarak yirmi yıla daha ihtiyacım olduğu sonucuna ulaştırdı beni. muhataplara, yani bendenizi kurbanlık koyun ruh haline sokan, şu an için kasap görünümündeki kişilere bu durumu iletmek, çok da yerinde olmaz sanırım. pazartesi yazılı sınav sonrasında yeniden buraya not düşebilir miyim bilemiyorum. karşısında minnacıklaştığımız kocaman sınavımız öncesinde buraya bir şeyler yazmak gerekir diye düşündüm. yirmi yıl verseler halbuki, bir yirmi yıl daha istemek mümkün hale gelir, böylece sonsuza dek ötelemenin de yolu açılır. bir yandan da olsun bitsin neymiş görelim de var tabi. demem o ki, karmaşık ruh halleri içerisinden kendimizi sakinleştirerek, bir yandan da şu ana dek doldurduğumuz defterleri karıştırarak, kendi yazdığımıza şaşarak, pazartesiyi bekliyorum. aşağıdaki alıntı yukarıda "kasap görünümünde"  benzetmesi uygun bulunmuş kişilerden birine ait. bakalım bakalım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;montesquieu gibi "en büyük iktidar her zaman bir köşesinden sınırlanmıştır" diyerek, mutlak bir gücün olanaksızlığından hareket edip egemenliği yadsıyabilirsiniz ya da gücünün nerede mutlak, nerede sınırlı olduğuna özgür iradesi doğrultusunda karar veren yine egemenin kendisidir deyip egemenlik kavramının kullanımına yeşil ışık yakabilirsiniz. tercih sizin. "siyaset bilimi" ile uğraşan insanın kendisini "özgür" hissetmesi bundan olsa gerek!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30172309-4207450123062543260?l=uzuncorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://uzuncorap.blogspot.com/feeds/4207450123062543260/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30172309&amp;postID=4207450123062543260' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/4207450123062543260'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/4207450123062543260'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://uzuncorap.blogspot.com/2008/12/koca-snav-ncesi-bir-ka-serzeni.html' title='koca sınav öncesi bir kaç serzeniş'/><author><name>Laia</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/717/2047/320/513689/pippidish.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/SUX1gMMvJhI/AAAAAAAAAV8/bTBvPCQ9rFY/s72-c/threadless-tee-ambition-cat-lrg.gif' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30172309.post-437989114236114886</id><published>2008-12-12T13:16:00.002+02:00</published><updated>2008-12-12T22:47:32.016+02:00</updated><title type='text'>özgürlüğün hayaleti dişlerinin arasında bıçakla gelir</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/SUJSMyETq8I/AAAAAAAAAV0/HYwSF8W4ljY/s1600-h/pics_D%C3%BCnya_1830_24108.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 278px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/SUJSMyETq8I/AAAAAAAAAV0/HYwSF8W4ljY/s400/pics_D%C3%BCnya_1830_24108.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5278872092783389634" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/SUJSHEW1XVI/AAAAAAAAAVs/KQwg1q7z-3s/s1600-h/pics_D%C3%BCnya_1830_24107.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 264px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/SUJSHEW1XVI/AAAAAAAAAVs/KQwg1q7z-3s/s400/pics_D%C3%BCnya_1830_24107.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5278871994613718354" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/SUJR7Vk5aCI/AAAAAAAAAVk/GyB3Nnvhq3c/s1600-h/pics_D%C3%BCnya_1830_24106.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 279px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/SUJR7Vk5aCI/AAAAAAAAAVk/GyB3Nnvhq3c/s400/pics_D%C3%BCnya_1830_24106.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5278871793077676066" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/SUJR3LuKVfI/AAAAAAAAAVc/_jKjpk1TQL0/s1600-h/pics_D%C3%BCnya_1830_24150.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 237px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/SUJR3LuKVfI/AAAAAAAAAVc/_jKjpk1TQL0/s400/pics_D%C3%BCnya_1830_24150.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5278871721712702962" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/SUJRtIXCEgI/AAAAAAAAAVM/_k1DwH-Mq7w/s1600-h/pics_D%C3%BCnya_1830_24120.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 323px; height: 400px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/SUJRtIXCEgI/AAAAAAAAAVM/_k1DwH-Mq7w/s400/pics_D%C3%BCnya_1830_24120.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5278871549011694082" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/SUJRn5dC4jI/AAAAAAAAAVE/2NcjhYqQplU/s1600-h/pics_D%C3%BCnya_1830_24110.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 280px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/SUJRn5dC4jI/AAAAAAAAAVE/2NcjhYqQplU/s400/pics_D%C3%BCnya_1830_24110.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5278871459111035442" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;özgürlüğün hayaleti dişlerinin arasında bıçakla gelir&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sosyal baskının en ağırı soğuk kanlılıkla burulmaktır. kaldırımlardan&lt;br /&gt;sokulup polis kalkanlarına ya da ticaret tapınaklarına fırlatılan her&lt;br /&gt;taş, gecenin karanlığında gökyüzünü aydınlatan her şişe, onların ve&lt;br /&gt;bizim bölgelerimizi bölen sokaklara kurulan her barikat, insanları&lt;br /&gt;tüketici olmaktan çıkaran devrim ateşinin her alevi ışığında ayın&lt;br /&gt;altında kaldırılan her yumruk, sadece direnişe kol kazandırmıyor,&lt;br /&gt;özgürlüğe gövde veriyor. şimdi hissedilen bu özgürlük hissi çocukken&lt;br /&gt;sabah kalktığımızda hissettiğimiz ve her şey olabileceğimiz anlardaki&lt;br /&gt;hislerimize benziyor her şey olabiliriz uyanmış yaratıcı insan olarak&lt;br /&gt;bizden beklenen "itaatkar nesne" " öğrenci" "yabancılaşmış işçi" "mülk&lt;br /&gt;sahibi" "aile kadını/erkeği" olmak zorunda değiliz artık. özgürlük&lt;br /&gt;düşmanlarıyla yüzleşiyoruz artik, onlardan korkmuyoruz. bu yüzden&lt;br /&gt;eskiden olduğu gibi islerine dönmek isteyenler korkuyorlar. özgürlüğün&lt;br /&gt;hayaleti her zaman dişlerinin arasında bıçak tutarak gelir, zincirleri&lt;br /&gt;kırmak için şiddet bu zincirlere bağlı olarak sefalet içinde&lt;br /&gt;yaşayanları özgürleştirir. yine de 6 aralık cumartesi akşamından beri&lt;br /&gt;bu ülkenin şehirleri düzgün islemiyor, alışveriş terapisi yok, bizleri&lt;br /&gt;işe götürecek açık sokaklar yok hükümetin durumu düzeltme&lt;br /&gt;inisiyatifine dair haber de yok, insanları endişeden uzak alışverişe&lt;br /&gt;yönlendirecek tv programları da yok, meydan gecelerinde arabalarla&lt;br /&gt;gezmeler yok vs. vs. vs. bu günler ve geceler tüccarlara, tv&lt;br /&gt;sahiplerine, bakanlara ve polise değil, alexis e ait.&lt;br /&gt;gerçeküstücüler olarak binlerce başka insanın yanında, başından beri&lt;br /&gt;sokaktayız ayaklanmayı paylaşmak ve dayanışmak için; gerçek üstücülüğün&lt;br /&gt;nefesi sokaklarda olduğu ve sokakları asla terk etmediği için.&lt;br /&gt;polis cinayetinin ardından devlet katillerinin önünde sokağın nefesi&lt;br /&gt;ve direniş çok daha yaratıcı bir hale dönüşmüştü. harekete yol vermek&lt;br /&gt;elimizde değil ve gücümüzü aşıyor. yine de özgürlük mücadelesindeki&lt;br /&gt;sorumluluğumuzun farkındayız. olayların bütün yüzleriyle ayni fikirde&lt;br /&gt;olmasak da ve özellikle şiddet kullanımına katılmasak da, bu olayların&lt;br /&gt;bir neden yüzünden ortaya çıktığının bilincindeyiz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu ateşli nefesin gücünü kaybederek sönmesine izin vermeyelim.!&lt;br /&gt;hadi bunu betondan bir ütopyaya dönüştürelim: dünyayı ve hayatı dönüştürelim!&lt;br /&gt;polisler ve onların efendileriyle uzlaşmak yok!&lt;br /&gt;herkes sokaklara!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;öfkeyi hissetmeyenler susmalıdırlar !&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;atina gerçek üstücüler gurubu, aralık 2008&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30172309-437989114236114886?l=uzuncorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://uzuncorap.blogspot.com/feeds/437989114236114886/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30172309&amp;postID=437989114236114886' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/437989114236114886'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/437989114236114886'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://uzuncorap.blogspot.com/2008/12/zgrln-hayaleti-dilerinin-arasnda-bakla.html' title='özgürlüğün hayaleti dişlerinin arasında bıçakla gelir'/><author><name>Laia</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/717/2047/320/513689/pippidish.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/SUJSMyETq8I/AAAAAAAAAV0/HYwSF8W4ljY/s72-c/pics_D%C3%BCnya_1830_24108.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30172309.post-7235853666894602404</id><published>2008-12-09T16:23:00.002+02:00</published><updated>2008-12-09T16:27:06.731+02:00</updated><title type='text'>bu kışın ilk karı</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;strauss, machiavelli'yi harcarken, bu kışın ilk karı düştü. bu sene ilk kar, konyak yerine nane likörü ile kutlanacakmış, nasip. karın devamını sınav sonrasında bekliyoruz, ilgililere ilanen duyurulur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30172309-7235853666894602404?l=uzuncorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://uzuncorap.blogspot.com/feeds/7235853666894602404/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30172309&amp;postID=7235853666894602404' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/7235853666894602404'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/7235853666894602404'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://uzuncorap.blogspot.com/2008/12/bu-kn-ilk-kar.html' title='bu kışın ilk karı'/><author><name>Laia</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/717/2047/320/513689/pippidish.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30172309.post-8837395067719090643</id><published>2008-12-09T13:50:00.003+02:00</published><updated>2008-12-09T14:04:01.169+02:00</updated><title type='text'>klasik - modern</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;bugün, politik veya sosyal bilimin temel görevinin, en somut insani ilişkiyi anlamak olduğu savunulur ve bu ilişki, ben-sen-biz ilişkisi diye adlandırılır. şimdilerde ben-sen-biz ilişkisi denilen fenomen, klasiklerce dostluk diye biliniyordu. bir dost ile konuşurken, ona ikinci şahıs zamiri ile hitap ederim. fakat felsefi veya bilimsel analiz, bir dost ile konuşmuyor, ama sözkonusu analiz ile ilgilenen herhangi biri ile konuşuyor. bu tür analiz, dostlar halinde birarda yaşamanın yerine geçen bir vekil olarak anlaşılamaz; o olsa olsa, böylesi bir bir arda yaşamaya sadece işaret edebilir veya buna duyulan bir arzu uyandırabilir. analitik veya nesnel konuşmada upuygun bir hakkında konuşma insan yaşamındaki doğal haliyle nasılsa öyle olan hakkında konuşmaya dayanmalı ve onu sürdürmelidir. "dost" yerine "sen" den bahsederken, nesnel konuşmada korunamayacak olan şeyi, nesenel konuşmada korumaya çalışıyorum; nesnelleştirilmesi kaabil olmayan bir şeyi nesnelleştirmeye çalışıyorum. yalnızca "ile konuşma"da gerçekleşebilecek olanı "hakkında konuşma" da korumaya çalışıyorum. bu yüzden de fenomenlere haksızlık ederim; geneomenlere sadık kalmam; somutu kaçırıp kaybederim. sahici, otantik insani iletişim için bir temel atayım derken, sahici insani iletişim için bir kaabiliyetsizliği korurum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;leo strauss, politika felsefesi nedir?&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30172309-8837395067719090643?l=uzuncorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://uzuncorap.blogspot.com/feeds/8837395067719090643/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30172309&amp;postID=8837395067719090643' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/8837395067719090643'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/8837395067719090643'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://uzuncorap.blogspot.com/2008/12/klasik-modern.html' title='klasik - modern'/><author><name>Laia</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/717/2047/320/513689/pippidish.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30172309.post-6929112565674351699</id><published>2008-12-08T20:29:00.000+02:00</published><updated>2008-12-08T20:30:35.308+02:00</updated><title type='text'>bir yugoslav deyişi</title><content type='html'>"kesin olan tek şey gelecektir, çünkü geçmiş sürekli değişiyor."&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30172309-6929112565674351699?l=uzuncorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://uzuncorap.blogspot.com/feeds/6929112565674351699/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30172309&amp;postID=6929112565674351699' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/6929112565674351699'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/6929112565674351699'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://uzuncorap.blogspot.com/2008/12/bir-yugoslav-deyii.html' title='bir yugoslav deyişi'/><author><name>Laia</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/717/2047/320/513689/pippidish.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30172309.post-5798764341723872511</id><published>2008-12-05T22:33:00.001+02:00</published><updated>2008-12-05T22:35:08.102+02:00</updated><title type='text'>colors of india</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/STmQcaB2_LI/AAAAAAAAAU8/3zy_Q6xxF94/s1600-h/colors-of-india11.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 264px; height: 400px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/STmQcaB2_LI/AAAAAAAAAU8/3zy_Q6xxF94/s400/colors-of-india11.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5276407256139103410" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30172309-5798764341723872511?l=uzuncorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://uzuncorap.blogspot.com/feeds/5798764341723872511/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30172309&amp;postID=5798764341723872511' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/5798764341723872511'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/5798764341723872511'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://uzuncorap.blogspot.com/2008/12/colors-of-india.html' title='colors of india'/><author><name>Laia</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/717/2047/320/513689/pippidish.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/STmQcaB2_LI/AAAAAAAAAU8/3zy_Q6xxF94/s72-c/colors-of-india11.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30172309.post-1218389154612967398</id><published>2008-12-04T18:13:00.000+02:00</published><updated>2008-12-04T18:25:31.341+02:00</updated><title type='text'>bunu da pek beğendim</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/STgEV2NuWxI/AAAAAAAAAU0/MgP41YJFgtU/s1600-h/2746325302_3595de1360.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 389px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/STgEV2NuWxI/AAAAAAAAAU0/MgP41YJFgtU/s400/2746325302_3595de1360.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5275971736841378578" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30172309-1218389154612967398?l=uzuncorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://uzuncorap.blogspot.com/feeds/1218389154612967398/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30172309&amp;postID=1218389154612967398' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/1218389154612967398'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/1218389154612967398'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://uzuncorap.blogspot.com/2008/12/bunu-da-pek-beendim.html' title='bunu da pek beğendim'/><author><name>Laia</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/717/2047/320/513689/pippidish.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/STgEV2NuWxI/AAAAAAAAAU0/MgP41YJFgtU/s72-c/2746325302_3595de1360.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30172309.post-8410118248340558845</id><published>2008-12-03T18:48:00.001+02:00</published><updated>2008-12-03T18:58:02.660+02:00</updated><title type='text'>bugün rousseau konuşsun</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;“insanlardan nefret etmektense kaçmayı benimsedim onları görmediğim zaman, benim için kesinlikle var değiller.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"görmüştüm ki, her şey temelinde siyasete dayanıyordu, ve nasıl davranılırsa davranılsın, her halk, yönetiminin niteliği ne yapıyorsa ancak o olabiliyordu; böylece mümkün olan en iyi yönetime ilişkin o büyük sorun, bana şu soruya dönüşmüş gibi geliyor: en erdemli, en bilgili, en akıllı, kısacası bu kelimeyi en geniş anlamında alma koşulu ile, en iyi halkı meydana getirmeye özgü yönetimin niteliği nedir?"&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30172309-8410118248340558845?l=uzuncorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://uzuncorap.blogspot.com/feeds/8410118248340558845/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30172309&amp;postID=8410118248340558845' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/8410118248340558845'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/8410118248340558845'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://uzuncorap.blogspot.com/2008/12/bugn-rousseau-konusun.html' title='bugün rousseau konuşsun'/><author><name>Laia</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/717/2047/320/513689/pippidish.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30172309.post-1481736949832570756</id><published>2008-12-01T14:25:00.000+02:00</published><updated>2008-12-01T14:26:47.248+02:00</updated><title type='text'>...</title><content type='html'>doğa ve doğanın yasaları gecenin içinde saklıydı&lt;br /&gt;tanrı, newton olsun dedi ve herşey ışıdı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;alexander pope&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30172309-1481736949832570756?l=uzuncorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://uzuncorap.blogspot.com/feeds/1481736949832570756/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30172309&amp;postID=1481736949832570756' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/1481736949832570756'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/1481736949832570756'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://uzuncorap.blogspot.com/2008/12/blog-post.html' title='...'/><author><name>Laia</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/717/2047/320/513689/pippidish.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30172309.post-3709724607120012179</id><published>2008-12-01T11:21:00.001+02:00</published><updated>2008-12-01T11:21:54.359+02:00</updated><title type='text'>bişi</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/STOsn6k4Q0I/AAAAAAAAAUs/HB8thWLPJuw/s1600-h/6bade904ea5136040bd5e9ac91dcccf89d8745e3_m.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 288px; height: 400px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/STOsn6k4Q0I/AAAAAAAAAUs/HB8thWLPJuw/s400/6bade904ea5136040bd5e9ac91dcccf89d8745e3_m.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5274749390319797058" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30172309-3709724607120012179?l=uzuncorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://uzuncorap.blogspot.com/feeds/3709724607120012179/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30172309&amp;postID=3709724607120012179' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/3709724607120012179'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/3709724607120012179'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://uzuncorap.blogspot.com/2008/12/bii.html' title='bişi'/><author><name>Laia</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/717/2047/320/513689/pippidish.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/STOsn6k4Q0I/AAAAAAAAAUs/HB8thWLPJuw/s72-c/6bade904ea5136040bd5e9ac91dcccf89d8745e3_m.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30172309.post-7918973908435845745</id><published>2008-11-30T18:49:00.002+02:00</published><updated>2008-11-30T18:54:19.155+02:00</updated><title type='text'>...</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;" insan denilegelen şeyde olduğu gibi, bir dakika önce burada var olan bir yalın ideler toplamını gördüysem, aynı insanın şimdi de var olduğundan emin olamam; çünkü bir dakika önceki onun varlığı ile onun şimdideki varlığı arasında zorunlu hiçbir bağ yoktur. milyonlarca insanın şimdi var olması kuvvetli bir olasılık olsa da ben yalnızken, bunu yazıyorken, bunun bilgisine sahip değilim."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"yanılma, bilgimizin değil, gerçek olmayanı kabul etmemize neden olan yargımızın bir kusurudur."&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;john locke&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30172309-7918973908435845745?l=uzuncorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://uzuncorap.blogspot.com/feeds/7918973908435845745/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30172309&amp;postID=7918973908435845745' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/7918973908435845745'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/7918973908435845745'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://uzuncorap.blogspot.com/2008/11/blog-post_30.html' title='...'/><author><name>Laia</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/717/2047/320/513689/pippidish.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30172309.post-5562703654941006011</id><published>2008-11-29T22:48:00.004+02:00</published><updated>2008-11-29T23:52:58.040+02:00</updated><title type='text'>alıntı</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/STG5qrms4oI/AAAAAAAAAUk/BLOnhTnq3zk/s1600-h/wfs.aslierdogan.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 400px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/STG5qrms4oI/AAAAAAAAAUk/BLOnhTnq3zk/s400/wfs.aslierdogan.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5274200781538255490" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;bu gece aslı erdoğan:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;"yaşlı ve çirkin bir mandarin, karşılığını parayla ödeyeceği zevk gecesi için olağanüstü güzel, ama taş kalpli bir fahişeye gitmiş. sabaha karşı, yaşlı adamın uykuya dalmasını fırsat bilen genç kadın, soyguncu dostlarını çağırmış. ne var ki mandarin, tilki uykusundan fırladığı gibi olanca gücüyle karşı koymaya, dövüşmeye başlamış. haydutlar hem kalabalık, hem de işinin ehliymiş. onu kolayca köşeye sıkıştırmışlar. ancak ne kadar vururlarsa vursunlar, bu zayıf, çirkin bedende yara açılmadığını, can alıcı darbelerin iz bırakmadığını görmüşler. bıçaklarını, kılıçlarını çekmişler, ama en keskin bıçak, en acımasız kılıç bile mandarine hiçbir şey yapamıyormuş. sonunda korkup kaçmışlar. dövüşü izleyen kadın, yaşlı adamın mucizevi gücünden etkilenmiş, bir kez daha, bu sefer aşk adına sevişmek istemiş. onu hayranlıkla, arzuyla, şefkatle okşamaya başlamış. gelgelelim güzel kadının her donuşunda mandarinin bedeninde yeni bir yara beliriyormuş, dövüşün, darbelerin, bıçakların, kılıçların açtığı yaralarmış bunlar. içten bir ilgi ve şefkat görene dek gizli kalmışlar. sonunda mandarin kanlar içinde kadının kollarında yığılmış, ölmüş."&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;“kaosun denklemi çok basit aslında. yaşam= ölüm. ölüm= ölüm. oysa hepimiz kendi denklemimizi kurmanın ve dünyayı ona eşdeğer kılmanın peşindeyiz. ne aymazlık! senin içindekini barındıracak derinlikte hiç bir şey yoktur gerçek dünyada; ama sen de yaşamın, ölümün ve bütün düşlerinle, gerçeğin korkunç sonsuzluğunda, oylumsuz bir noktadan daha büyük değilsin.”&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30172309-5562703654941006011?l=uzuncorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://uzuncorap.blogspot.com/feeds/5562703654941006011/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30172309&amp;postID=5562703654941006011' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/5562703654941006011'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/5562703654941006011'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://uzuncorap.blogspot.com/2008/11/alnt.html' title='alıntı'/><author><name>Laia</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/717/2047/320/513689/pippidish.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/STG5qrms4oI/AAAAAAAAAUk/BLOnhTnq3zk/s72-c/wfs.aslierdogan.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30172309.post-1431396232715216347</id><published>2008-11-26T00:09:00.003+02:00</published><updated>2008-11-26T00:14:45.436+02:00</updated><title type='text'>notlar...</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;son günlük tutma eylemimizden bugüne 3 film izledim, ikisi üzerine saatlerce yazabilirim, ama uyku dedeye  teslim olasım var. ayrıca yeni işime başladım, "epey güçlük çekiyorum şimdilik, umarım atlatabilirim" den fazlasını yazamayacağım, uyku dede ... bir de tabi büyüüük sınav günü giderek yaklaşıyor. tam olarak neden gerildiğimi seçemiyorum. aslında tuhaf bir huzur da var, neyse tam deli kızın günlüğü oldu bu, olacak o kadar...&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30172309-1431396232715216347?l=uzuncorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://uzuncorap.blogspot.com/feeds/1431396232715216347/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30172309&amp;postID=1431396232715216347' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/1431396232715216347'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/1431396232715216347'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://uzuncorap.blogspot.com/2008/11/notlar.html' title='notlar...'/><author><name>Laia</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/717/2047/320/513689/pippidish.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30172309.post-6236128323356902573</id><published>2008-11-12T21:51:00.000+02:00</published><updated>2008-11-12T21:52:59.116+02:00</updated><title type='text'>hohoyt :)</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;evet, artık laia mysteria bir kütüphanede çalışıyor, üstelik yarı zamanlı. temkini elden bırakmak istemiyorum, ama ellerimin arasından kayıp gitti bile :) eski işyerime istifa dilekçesini yetiştirdim bir koşu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;umarım daha huzurlu günler beni bekliyor...&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30172309-6236128323356902573?l=uzuncorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://uzuncorap.blogspot.com/feeds/6236128323356902573/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30172309&amp;postID=6236128323356902573' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/6236128323356902573'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/6236128323356902573'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://uzuncorap.blogspot.com/2008/11/hohoyt.html' title='hohoyt :)'/><author><name>Laia</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/717/2047/320/513689/pippidish.jpg'/></author><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30172309.post-4804565005071964245</id><published>2008-11-07T17:51:00.002+02:00</published><updated>2008-11-07T17:56:14.044+02:00</updated><title type='text'>umarım son mülakat</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;az önce yeni istihdam olanağımızdan telefon aldık. iki güçlü aday olduğu bu sebeple karar vermekte güçlük çektikleri, beni bir kez daha mülakata alacakları, ve dün görüştüğüm kişiler dışında biriyle görüştürüleceğim söylendi.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30172309-4804565005071964245?l=uzuncorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://uzuncorap.blogspot.com/feeds/4804565005071964245/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30172309&amp;postID=4804565005071964245' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/4804565005071964245'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/4804565005071964245'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://uzuncorap.blogspot.com/2008/11/umarm-son-mlakat.html' title='umarım son mülakat'/><author><name>Laia</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/717/2047/320/513689/pippidish.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30172309.post-7350710627300295278</id><published>2008-11-06T21:02:00.003+02:00</published><updated>2008-11-06T21:16:24.370+02:00</updated><title type='text'>özet ve gadjo aracılığıyla yeniden "savaş"</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;bugün mülakat vardı. hiç böylesini yaşamamıştım. oldukça zorlayıcıydı. ama bakalım bakalım. üç ayrı kişiyle yarımşar saat görüştüm, onlardan biri yazdıklarımı çok beğendiğini söyledi. yani bilemiyoruz, ve temkini de elden bırakamıyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;gadjo, Behmen Kubadi (ismi aslında bu şekilde yazılıyormuş, Bahman Ghobadi ingilizceleştirilmiş haliymiş, ne komik, biz adamın adını ingilizceleşmiş haliyle biliryoruz.) ile yapılan röportajdan alıntı yapmış, ben bilmiyordum röportajı sayesinde öğrendim. dileyen &lt;a href="http://www.taraf.com.tr/haber/20592.htm"&gt;buradan&lt;/a&gt; ulaşabilir.  aşağıdakileri  alıntılamadan edemedim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;"Belki de bunun en büyük nedeni kendi çocukluğumu yaşayamamdır. Sanırım çocukluk kompleksi yaşıyorum. Çocukluğum İran’da devrim zamanında geçti. Babam polisti ve sürekli tutuklanma korkusu yaşıyordu. Bu nedenle göç etmek zorunda kaldık. Bu koşullar altında hızla çocukluktan yetişkinliğe geçtim. Aslında biz Kürtler dünyaya geldiğimizde yetişkin sınıfına giriyoruz. &lt;/span&gt;"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;"Kürtler konusunda bir bağnazlığım, tutuculuğum olmadığını söylemiştim. Ama şunu da ekleyeyim, Kürtlerin yaşamına girip, derinden baktığınız zaman, ne kadar katlanılmaz bir acı içinde yaşadıklarını görürsünüz. Biz normal insanlar değiliz, bunu böyle kabul etmek gerekir. Benim babam, büyük babasının öyküsünü dinlemiş. Ona da kendi büyükbabası öyküler anlatmış. Hepsinin yaşamı savaş içinde geçmiş, göç içinde geçmiş, acılar içinde geçmiş. Hepsi de gerçek. Şimdi 2008 yılında ben çocuğuma ne anlatabilirim savaşlardan başka?&lt;/span&gt;"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bir zamanlar defter dergisinde, meltem ahıska'nın en yaşlı genç kuşak olarak nitelendirdiği benim de dahil olduğum nesil üzerine bir değerlendirmesini okumuştum. bir de o geldi aklıma.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30172309-7350710627300295278?l=uzuncorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://uzuncorap.blogspot.com/feeds/7350710627300295278/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30172309&amp;postID=7350710627300295278' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/7350710627300295278'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/7350710627300295278'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://uzuncorap.blogspot.com/2008/11/zet-ve-gadjo-araclyla-yeniden-sava.html' title='özet ve gadjo aracılığıyla yeniden &quot;savaş&quot;'/><author><name>Laia</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/717/2047/320/513689/pippidish.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30172309.post-8867580731876647610</id><published>2008-11-04T20:53:00.002+02:00</published><updated>2008-11-04T20:59:51.456+02:00</updated><title type='text'>:) gülen postlara devam</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;az önce öğrendiğim bir haberi buraya hemencecik yazmadan edemedim. pazartesi günü yeni istihdam olanağı için yazılı sınava girmiştim, bugün sonucu belli oldu. perşembe günü mülakata çağırıyorlar. bakalım bakalım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu arada sınavda ilk istenilen son okuduğumuz kitaba ilişkin bir metin yazmamızdı. okuyucuların tahmin edeceği üzere masumiyet müzesi üzerine buraya da parça parça yazdıklarımı derledim. sayfayı çevirdim diğer soru, orhan pamuk hiç okudunuz mu? hemen gülen bir surat yapıştırıp yanına, cevap yazdım. bir diğer soru ise, birine bir kitap önerecek olsanız hangisini neden önerirdiniz? walter benjamin dedim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;:) tesadüf meselesi kafamı epey kurcalayacak mı?&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30172309-8867580731876647610?l=uzuncorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://uzuncorap.blogspot.com/feeds/8867580731876647610/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30172309&amp;postID=8867580731876647610' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/8867580731876647610'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/8867580731876647610'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://uzuncorap.blogspot.com/2008/11/glen-postlara-devam.html' title=':) gülen postlara devam'/><author><name>Laia</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/717/2047/320/513689/pippidish.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30172309.post-6516010468738496318</id><published>2008-11-03T13:00:00.000+02:00</published><updated>2008-11-03T13:01:44.613+02:00</updated><title type='text'>...</title><content type='html'>Bu yaşa erdirdin beni, gençtim almadın canımı&lt;br /&gt;ölmedim genç olarak, ölmedim beni leylâk&lt;br /&gt;büklümlerinin içten ve dışardan&lt;br /&gt;sarmaladığı günlerde&lt;br /&gt;bir zamandı&lt;br /&gt;heves ettim gölgemi enginde yatan&lt;br /&gt;o berrak sayfada gezindirsem diye&lt;br /&gt;ölmedim, bir gençlik ölümü saklı kaldı bende.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İsmet Özel&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30172309-6516010468738496318?l=uzuncorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://uzuncorap.blogspot.com/feeds/6516010468738496318/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30172309&amp;postID=6516010468738496318' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/6516010468738496318'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/6516010468738496318'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://uzuncorap.blogspot.com/2008/11/blog-post.html' title='...'/><author><name>Laia</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/717/2047/320/513689/pippidish.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30172309.post-8781570787865547279</id><published>2008-11-02T18:27:00.001+02:00</published><updated>2008-11-02T18:31:11.959+02:00</updated><title type='text'>FLower Mist</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/SQ3VHDHovHI/AAAAAAAAAP4/9CQ8aq2TUeQ/s1600-h/IMG_2042_2.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 305px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/SQ3VHDHovHI/AAAAAAAAAP4/9CQ8aq2TUeQ/s400/IMG_2042_2.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5264097856539114610" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;kaynağa da &lt;a href="http://www.coroarts.com/CoroArts/Gallery.html#42"&gt;buradan&lt;/a&gt; ulaşılabilir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30172309-8781570787865547279?l=uzuncorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://uzuncorap.blogspot.com/feeds/8781570787865547279/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30172309&amp;postID=8781570787865547279' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/8781570787865547279'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/8781570787865547279'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://uzuncorap.blogspot.com/2008/11/flower-mist.html' title='FLower Mist'/><author><name>Laia</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/717/2047/320/513689/pippidish.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/SQ3VHDHovHI/AAAAAAAAAP4/9CQ8aq2TUeQ/s72-c/IMG_2042_2.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30172309.post-5830103330321604697</id><published>2008-11-02T14:42:00.003+02:00</published><updated>2008-11-02T18:32:19.254+02:00</updated><title type='text'>iki dost mu</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;yıldırım türker, dün benjamin brecht dostluğu üzerine birşeyler yazmış, ben onun kadar emin değilim dostluk konusunda. ne de olsa, adornosundan brechtine herkes kaçabilmenin yolunu bulmuşken, benjamin gestapo eline düşmektense intihar etmeyi yeğlemek zorunda kalmıştı. brecht schmitt mektupları adorno tarafından sansürlenmişti. ne var ki evet dosttular da. yani oralarda o zamanlarda var olsaydık da karar vermesi güç bir konu bu. ya da zaten kimin dost olup olmadığına karar vermek bile komik bir şey. geçen hafta ünal nalbantoğlu'nun kant üzerine verdiği derste dediği gibi, dilimiz ne kadar mülkiyet hukukunun dili. şimdi fark ettim ki o ders üzerine bir şey yazmamışım, keşke o gün yazsaydım ama galiba blogspot erişime kapalıydı. neyse efendim konuyu dağıtmadan yıldırım türker'in hatırlattığı şiiri buraya kopyalayalım. keza bunun için yazıldı bunlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;oysa benjamin yalnız öldü...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Brecht’in ‘Bizden Sonra Doğanlara’ şiirinden iki bölümle başlayalım bugüne.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;I&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Gerçekten karanlık bir çağdır yaşadığım!&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Ahmaktır hilesiz söz. Düz bir alın&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Vurdumduymazlığa işaret. Gülen&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Kötü haberi almamış henüz.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Nasıl bir çağdır bu,&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Ağaçlardan bahsetmenin neredeyse suç sayıldığı&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Birçok alçaklığa suskun kalışı içerdiğinden.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Yolu kaygısızca karşı karşıya geçen&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Ulaşılmazdır artık herhalde&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Zorda kalan arkadaşları için.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Doğrudur: geçimimi sağlamaktayım hâlâ&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Fakat inanın: bu sadece bir tesadüftür.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Yaptıklarım&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Arasında hiçbir şey hak vermiyor karnımı doyurmaya.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Tesadüfen ayaktayım. ( Şansım ters giderse mahvoldum.)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Diyorlar ki: ye ve iç sen! Sevin, neyin varsa!&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Fakat nasıl yiyip içeyim ki, yediğim&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Bir açın ellerinden kaptığım lokmaysa, bir&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Susuzun sorduğu bardak suysa içtiğim?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Ve yine de yiyip içiyorum ben!&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Ben de bir bilge olmak isterdim.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Yazıyor eski kitaplar bilgelik nedir:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Dünya kavgalarına uzak durmak ve o kısa zamanı&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Korkusuz geçirmek&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Şiddete başvurmadan hem&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Kötülüğe iyilikle karşılık vermek&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Düşlerini gerçekleştirmek değil, unutmak&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Bilgelik olarak kabul ediliyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Tüm bunları yapamıyorum:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Gerçekten karanlık bir çağdır yaşadığım!&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;II&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Battığımız dalgalardan&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Yükselecek olan sizler&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Zaaflarımızdan söz ederken&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Unutmayın&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Karanlık çağı da&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Sizlerin kurtulmuş olduğu.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Yürüdük ya, pabuçlardan çok ülke değiştirerek&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Sınıf savaşlarının ortasında, çaresiz&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Haksızlığın olup öfkenin olmadığı yerde.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Biliyoruz halbuki:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Aşağılıklara duyulan nefret de&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Bozar şeklini yüzün.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Kısar sesi haksızlık karşısındaki&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Öfke de. Ah, güleryüzlülüğe&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Ortam hazırlamak istemiş bizler&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Güleryüzlü olamadık kendimiz.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Sizler fakat, geldiğinde vakit&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;İnsan insanın yardımcısı olduğu&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Zaman.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Hatırlayın&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Hoşgörüyle bizi.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30172309-5830103330321604697?l=uzuncorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://uzuncorap.blogspot.com/feeds/5830103330321604697/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30172309&amp;postID=5830103330321604697' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/5830103330321604697'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/5830103330321604697'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://uzuncorap.blogspot.com/2008/11/iki-dost-mu.html' title='iki dost mu'/><author><name>Laia</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/717/2047/320/513689/pippidish.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30172309.post-2312543823566905864</id><published>2008-11-02T13:57:00.001+02:00</published><updated>2008-11-02T13:58:30.820+02:00</updated><title type='text'>Haha!</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/SQ2V2t2p7bI/AAAAAAAAAPw/Vcx0eK8p1yQ/s1600-h/1288.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 260px; height: 400px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/SQ2V2t2p7bI/AAAAAAAAAPw/Vcx0eK8p1yQ/s400/1288.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5264028306720288178" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30172309-2312543823566905864?l=uzuncorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://uzuncorap.blogspot.com/feeds/2312543823566905864/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30172309&amp;postID=2312543823566905864' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/2312543823566905864'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/2312543823566905864'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://uzuncorap.blogspot.com/2008/11/haha.html' title='Haha!'/><author><name>Laia</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/717/2047/320/513689/pippidish.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/SQ2V2t2p7bI/AAAAAAAAAPw/Vcx0eK8p1yQ/s72-c/1288.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30172309.post-4801452930348053331</id><published>2008-11-01T22:55:00.005+02:00</published><updated>2008-11-02T00:01:36.904+02:00</updated><title type='text'>güzel bir gün</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/SQzCU1FygdI/AAAAAAAAAPg/jz7TiTqqzZE/s1600-h/sonbahar.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 300px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/SQzCU1FygdI/AAAAAAAAAPg/jz7TiTqqzZE/s400/sonbahar.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5263795727593800146" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: right;"&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;"bir kitabın şansı, okuyucularının yeteneklerine dayanır"&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;terentianus maurus&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;başlıktan da anlaşılacağı üzere, bu aralar laia cephesinde esen olumlu esintiler etkilerini hissettirmeye devam ediyor. iki masum harfin bir araya gelip cehennemi yarattığı "iş" kelimesinin sadece sözcük dağarcığında yer işgal etmesinin verdiği mutluluk, sağlığıma dahi iyi geldi, dürüst olmam gerekirse, bu kadar olumlu etkiyi ben de beklemiyordum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;odtü'ye sonbaharın güzel geldiğini, yeşilin, kırmızının, sarının, turuncunun tüm tonlarının insanı yaşamaya davet ettiğini bilenler elbette beni anlayacaklardır. vizeleri başlamak üzere olan küçük kardeş, onun çalışkan sevgilisi ö., ve tabi benim gibi yeterlik sınavına girecek diğer kardeş ile birlikte, odtü'de güneşin son günlerinde, renk cümbüşü içinde ders çalıştık. ilk yarım saat ders çalışmak yerine mm'in kantininde etrafta kimsecikler yokken, kasımın ilk gününde, okumanın ne kadar büyük bir şans, ne büyük bir lüks olduğu üzerine düşünmekle geçti. bundan üç yıl kadar önce cebeci kampüsünün çimlerine yayılmış, muhabbet eden, ve yaşadıklarının ne kadar büyük bir lüks olduğunun farkında üç kadın geldi aklıma.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;inanması epey güç, ama çok güzel çalıştım. açık hava zihnimizi açıyormuş, doğruymuş. (bundan sonra malumu ilanlarımı numaralandırsam mı acaba?) hava soğuyana kadar da açık havada çalışmaya devam ettik. ben de 30 yaşımda bir üniversitenin kampusünde hala ders çalışabiliyor olmanın verdiği sefa duygusu içinde, normalde bir tam günde kaydedeceğimi öngördüğüm  ilerlemeyi 3 saatte  kaydettim. sonbaharın son güzel günlerini nerede geçireceğim belli oldu galiba.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sabah tüm aile üyeleri, ve  çoktan ailenin parçası olmuş ö. ile birlikte kahvaltı ederken,  (ö. de en az benim kadar cahil periler filminin hastası bu arada.) milliyet gazetesinin cumartesi ekinde ferzan özpetek'in yeni filmi üzerine bir değerlendirmeyi hep birlikte okuduk. filmi izlemedik, ama bir cümle benim kafamı kurcaladı. nil kural diyor ki: "dostluk, büyük sofralar, geçmişe saplantı ve zor şartlar altında kurulan bağlar gibi anahtar kelimelerle özetlenen bu özpetek evreni, son iki filmi "kutsal yürek" ve "bir ömür yetmez" de beklenen sonucu vermedi." yazının devamında ise, özpetek'in tema değişikliğini beceremediğini, ancak umutlu olduğunu en azından bir değişikliğe gitmeye karar verdiğini dile getiriyordu sayın nil kural. bana kalırsa, birilerinin dostluk, büyük sofralar ve zor şartlar altında kurulan bağlara vurgu yapan filmler çekmesi, sürekli bu  minvalde hikayeleri anlatmayı seçmesi oldukça manidar. bir tekrar da olsa, ki olmak zorunda değil, (son iki filmi izlemediğimden pek rahat değerlendirme yapamıyorum bu konuda) takrarlar bazen iyidir. tabi benim bu yorumlarım kahkahalarla yanıtlandı. ev halkının tamamı bilmekteydi, benim sevdiğim bir hikayeyi tekrar tekrar kaç kere dinleyebileceğimi, izleyebileceğimi, okuyabileceğimi, anlatabileceğimi. odtü'den buraya nasıl mı geldik? bu aralar sıkça tesadüfler yaşıyorum, ki pazartesi günü yaşadığıma tanık olan d. bu konuda uyarmıştı beni, tesadüf tesadüfü beraberinde getiriyor haberin olsun diye. sabah kahvaltısınının gündemini oluşturan tekrar meselesi kahvaltıda kalmadı yani.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;odtü'de ders çalışma fikrine ilham veren şey, ö.'nün, küçük kardeş, diğer kardeş, diğerin kardeşin sevgilisi ve benim için bu akşam odtü oyuncuları tarafından sahnelenecek oyuna bilet almasıydı. madem öyle dedik, sabahtan gidelim odtü'de çalışalım, sonra oradaki amcadan balık ekmek yiyelim oyunu izleyelim. ama işte sefa duygusunun gittikçe yoğunlaşması, ailenin bir diğer parçasının u.'nun gelişi ile sohbetin koyulaşması, keyifli bir yemek, üzerine muhteşem sıcak helva, baktık ki saatlere, ya çay keyfi yapılmayacak ya da oyundan vazgeçilecek. tabi ki oyundan vazgeçtik. odtü'deki film gösterimine gidelim dedi kardeşlerden biri, ve biz de ona gittik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/SQzOU4evIII/AAAAAAAAAPo/_1i0qXewcG8/s1600-h/Senden-Baska-Roportaji_0.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 300px; height: 200px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/SQzOU4evIII/AAAAAAAAAPo/_1i0qXewcG8/s400/Senden-Baska-Roportaji_0.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5263808922643275906" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;film bendenizin bugüne kadar hep severek izlediği romantik komedi filmlerinin bir derlemesiydi adeta. zaten hemen başında "when harry met sally..." ye saygı duruşu yapıyor, ve bilindik hikayeyi, kilişeleşmiş her türlü davranışı gözler önüne seriyordu. neyse pek eğlenceliydi, türkçeye "senden başka" diye çevrilmiş. filmde pek hoşuma giden yukarıdaki sahneyi yüce googleda ararken, yönetmenle yapılmış bir röportaja rastladım. ben daha fazla konuşmadan tek delinin ben olmadığını görmenin verdiği hoşnutlukla, oradan alıntı yapayım. "Woody Allen’in romantik komedi filmlerini izlemek benim için her zaman büyük bir keyif olmuştur. Tekrar tekrar izleyebilirim. Bu sevdiğiniz bir arkadaşınızı eve sıkça davet etmek gibi birşey – kendinizi iyi ve güvende hissedersiniz. Bana iyi gelen filmlerdir bunlar."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;peki ama başlangıç alıntısı?  ernst cassirer amcamızın  machiavelli'nin hükümdarı üzerinden doğruladığı bir deyiş. konumuzla alakası? hoşuma gitti. :)&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30172309-4801452930348053331?l=uzuncorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://uzuncorap.blogspot.com/feeds/4801452930348053331/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30172309&amp;postID=4801452930348053331' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/4801452930348053331'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/4801452930348053331'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://uzuncorap.blogspot.com/2008/11/gzel-bir-gn.html' title='güzel bir gün'/><author><name>Laia</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/717/2047/320/513689/pippidish.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/SQzCU1FygdI/AAAAAAAAAPg/jz7TiTqqzZE/s72-c/sonbahar.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30172309.post-3254599416487333240</id><published>2008-10-30T20:01:00.002+02:00</published><updated>2008-10-30T20:02:09.904+02:00</updated><title type='text'>yüzyılların birikimi</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/SQn2lYS-U-I/AAAAAAAAAPY/jLInGDCbe9M/s1600-h/n771654052_165456_3827.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 266px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/SQn2lYS-U-I/AAAAAAAAAPY/jLInGDCbe9M/s400/n771654052_165456_3827.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5263008761596761058" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30172309-3254599416487333240?l=uzuncorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://uzuncorap.blogspot.com/feeds/3254599416487333240/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30172309&amp;postID=3254599416487333240' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/3254599416487333240'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/3254599416487333240'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://uzuncorap.blogspot.com/2008/10/yzyllarn-birikimi.html' title='yüzyılların birikimi'/><author><name>Laia</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/717/2047/320/513689/pippidish.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/SQn2lYS-U-I/AAAAAAAAAPY/jLInGDCbe9M/s72-c/n771654052_165456_3827.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30172309.post-7160491183615848198</id><published>2008-10-29T20:12:00.002+02:00</published><updated>2008-10-29T20:16:30.712+02:00</updated><title type='text'>noluyoruz?</title><content type='html'>efendim az önce fark ettim ki, bazı blogspotlara halen erişemiyoruz. misal: kandanadam, erhan bey. nedendir ki?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30172309-7160491183615848198?l=uzuncorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://uzuncorap.blogspot.com/feeds/7160491183615848198/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30172309&amp;postID=7160491183615848198' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/7160491183615848198'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/7160491183615848198'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://uzuncorap.blogspot.com/2008/10/noluyoruz.html' title='noluyoruz?'/><author><name>Laia</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/717/2047/320/513689/pippidish.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30172309.post-6581319294806995374</id><published>2008-10-29T19:51:00.002+02:00</published><updated>2008-10-29T19:58:09.489+02:00</updated><title type='text'>blogumuz geri dönmüş</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;epey sinir bozucu olan blogspot uzantılı adreslere erişimin engellenmesi durumuna son verilmiş, ama aluminyum folyo'dan öğrendiğimiz kadarı ile delil toplanması (yani delilleri toplamadan, öyle tamamını kapatıvermişler, eğlenceli topraklarda yaşıyoruz kimse inkar edemez.) için geçici bir durummuş bu. peki. bendeniz doli'nin güzel ifadesiyle ktunnel dehlizlerinden bloguma ulaşmayı beceremedim. bu sebeple "pes" başlıklı yazımız güme gitti. şu anda da ortaçağ'da kilisenin güç olma yolundaki düşünsel hamleleri ile uğraştığımdan, bu konu ile ilgili pek bir şey de yazasım yok. tek diyebileceğim -ki bu da daha yazmadan epey acıklı göründü- alıştık artık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30172309-6581319294806995374?l=uzuncorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://uzuncorap.blogspot.com/feeds/6581319294806995374/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30172309&amp;postID=6581319294806995374' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/6581319294806995374'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/6581319294806995374'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://uzuncorap.blogspot.com/2008/10/blogumuz-geri-dnm.html' title='blogumuz geri dönmüş'/><author><name>Laia</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/717/2047/320/513689/pippidish.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30172309.post-1746824029419909892</id><published>2008-10-24T12:29:00.011+03:00</published><updated>2008-10-24T12:33:32.841+03:00</updated><title type='text'>soru: bu tabloları kim yaptı?</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/SQGWV8TvzWI/AAAAAAAAAPQ/7CRTgsq8GKQ/s1600-h/whopai16.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 270px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/SQGWV8TvzWI/AAAAAAAAAPQ/7CRTgsq8GKQ/s400/whopai16.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5260651143455821154" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/SQGWQY0YxAI/AAAAAAAAAPI/zexQcbHLWjg/s1600-h/whopai15.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 311px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/SQGWQY0YxAI/AAAAAAAAAPI/zexQcbHLWjg/s400/whopai15.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5260651048029701122" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/SQGWKxuJB_I/AAAAAAAAAPA/sism03KhnVM/s1600-h/whopai15.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 311px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/SQGWKxuJB_I/AAAAAAAAAPA/sism03KhnVM/s400/whopai15.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5260650951635175410" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/SQGWGD5aMlI/AAAAAAAAAO4/8ZKUlFOANyk/s1600-h/whopai13.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 300px; height: 188px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/SQGWGD5aMlI/AAAAAAAAAO4/8ZKUlFOANyk/s400/whopai13.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5260650870614930002" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/SQGWBA7cVHI/AAAAAAAAAOw/dyT6Fitq-Wc/s1600-h/whopai12.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 255px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/SQGWBA7cVHI/AAAAAAAAAOw/dyT6Fitq-Wc/s400/whopai12.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5260650783918806130" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/SQGV8fbQHvI/AAAAAAAAAOo/D8yiZi3FUYw/s1600-h/whopai11.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 300px; height: 233px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/SQGV8fbQHvI/AAAAAAAAAOo/D8yiZi3FUYw/s400/whopai11.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5260650706205941490" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/SQGV3SmaCII/AAAAAAAAAOg/M35sQX2gnTg/s1600-h/whopai10.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 297px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/SQGV3SmaCII/AAAAAAAAAOg/M35sQX2gnTg/s400/whopai10.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5260650616863721602" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/SQGVyJsOsnI/AAAAAAAAAOY/LpLJCj4JJ90/s1600-h/whopai9.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 306px; height: 400px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/SQGVyJsOsnI/AAAAAAAAAOY/LpLJCj4JJ90/s400/whopai9.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5260650528572879474" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/SQGVssgQLSI/AAAAAAAAAOQ/Bzup766-2_A/s1600-h/whopai8.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 316px; height: 400px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/SQGVssgQLSI/AAAAAAAAAOQ/Bzup766-2_A/s400/whopai8.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5260650434838670626" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/SQGVn1rONzI/AAAAAAAAAOI/h_G2yWl0bBo/s1600-h/whopai7.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 250px; height: 349px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/SQGVn1rONzI/AAAAAAAAAOI/h_G2yWl0bBo/s400/whopai7.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5260650351401252658" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;cevap: adolf hitler&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30172309-1746824029419909892?l=uzuncorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://uzuncorap.blogspot.com/feeds/1746824029419909892/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30172309&amp;postID=1746824029419909892' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/1746824029419909892'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/1746824029419909892'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://uzuncorap.blogspot.com/2008/10/soru-bu-tablolar-kim-yapt.html' title='soru: bu tabloları kim yaptı?'/><author><name>Laia</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/717/2047/320/513689/pippidish.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/SQGWV8TvzWI/AAAAAAAAAPQ/7CRTgsq8GKQ/s72-c/whopai16.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30172309.post-8999273692525345803</id><published>2008-10-21T11:52:00.006+03:00</published><updated>2008-10-21T14:05:04.191+03:00</updated><title type='text'>mysteria geri döndü: özet no bilmemki kaç- 9</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;cuma günü güya iki saatliğine okula gittim. yeni bir istihdam olanağının peşinde, z. hoca'dan referans almaya gittim. z. hocamı pek özlemişim, çıkamadım yanından, iki saat oldu üç saat. odasından çıktım, a. ile karşılaştık. hoş beş geyik ile karışmış dertleşmemizin sonuna doğru, kaplumbağalar da uçar filminin okulda gösterileceğini, filmin yönetmeni  &lt;a href="http://beyazperde.mynet.com/kisi/311" class="turunculine_11_px"&gt;Bahman Ghobadi&lt;/a&gt; ile bir söyleşinin gerçekleşeceğini öğrendim. filmi izlemediğimden, film başlayalı 15 dakika sonra da olsa salona girdim. bundan sonrasını, filmden çıktıktan sonra gözyaşlarımın izin veridği kadar not defterine yazdıklarım anlatsın. ardından yine devreye gireceğim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;"çocuklar siyasi mahkumlardır." gilles deleuze&lt;/span&gt;  &lt;span style="font-style: italic;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;en hassas olana dahi belli bir süre sonra "anlam kaybı" yaşatan bir kelime "savaş" .  o kadar hızlı gündeliğin bir parçası haline gelebilmesini bu özelliğine bağlayabiliriz. gündeliğin sıradan ve olağan bir parçası olmayan bir savaş onlarca yıl sürebilir mi? insanın acımasızlığının, belleksizliğinin tek başına kapitalizm ile açıklanabileceğine dair şüphelerim var. ama asla şu anda kapitalizm ya da emperyalizm gibi konularla ilgilenemiyorum. tekil kişilerin bir toplumsal bağlam içinde yetişmelerine rağmen, ne uğruna bu kadar acıyı "makul" görebildiğini de anlayamıyorum. belki de kendi kişisel depresyonumun etkileridir bunlar, bilemiyorum. uzun zamandır "sahici" bir film izlememiştim. ankara'nın tuhaf lokantaları üzerine yazmayı düşünürken, a.'nın tavsiyesiyle film izlemek, bakış açımı yerinden oynattı. bir kaç gün öncesine kadar "masumiyet müzesi"ndeki aşk acısının, mutluluğun, obsesyonun üzerine yazmak isterken, savaşı tamamen normalleştirmişken, şimdi yeniden savaş diye iki saniyede telafuz edilen mefhumun ne kadar büyük bir acı ile ilgili olduğunu hatırladım. büyük olasılıkla üç gün sonra unuturum. bu söyleşiye giremeyen beni bir sonraki söyleşide konu üzerine ahkam keserken bulabilirim. hep melonkoloki bir tiptim galiba, ama bu hikayenin "ben" ile doğrudan ilişkisi yok. bir yanıyla "kaplumbağalar da uçar" filmini izleyip, ardından sakin bir söyleşi yapabilmenin, filmin en olmadık yerinde kürt hareketi ve abd arasındaki bağlantılar üzerine düşünebilmemin mümkün oluşu, film bitince fazla duygusal gözüyle bakılan üç beş kişiden bir oluşum, belki de ç'nin dediği gibi, başka bir mutsuzluğu buraya yansıtmamla ilgilidir. belki de her zaman olduğu gibi, yoğun stres altında "aşırı tepki" veriyorumdur. ama öncesinde karar vermiştik, bu hikayenin "ben" ile bağlantısı yok. varsa da bununla yüzleşmek istemiyorum, keza daha büyük bir yüzleşmeyi 25 dakika kadar önce deneyimledim ve bu yüzleşme kişisel hezeyanlarımdan daha önemli geliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;savaş'ın üç ünsüz ve iki ünlü ile yazıldığını, bu ünsüzlerin hangileri olduklarını, ve doğru sıralamasını 7 yaşımdan beri biliyorum. film kelimenin biçimini değil, içeriği hakkında bilgi sahibi çocuklar üzerineydi. kendi çocuğunu öldürene dahi sinirlenmeye, öfke beslemeye izin vermeyen sert bir film. mayınların gündelik yaşamın sıradan bir parçası olduğunu izlerken, itiraf etmem gerekir ki, masumiyet müzesi'nden etkilenerek üzerine düşündüğüm herşey anlamsızlaştı. çocuklar pazardan elma alır gibi, silah kiralayabilirken, öğretmenleri ders çalışmak yerine silah talimi yapan çocuklara, ufak bir ağız dalaşından sonra "aferin" derken, nasıl olup da her sabah sanki bu koca dünyada hiç birproblem yokmuş gibi kendimiz, yaşamımız üzerine endişelenebildiğimizi, mutluluğumuzun peşinde yıprandığımızı da anlayamadım. ya da bir gece önce "gerilip, gerilmediğim", "kabul edip edemeyeceğim" üzerine sorgulanmayı da... "örgütlü şiddet ve uzun soluklu savaşı engellemek mümkün mü?" "sosyalist bir dünyada bu sorun çözülür mü? soruları oldukça anlaşılmaz, hiç karşılaşmadığım bir dilden sorulmuş sorular gibi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"bu bir film abla!" evet bilioyrum, bunu tek anlamı gerçekten çok daha büyük kötülüklerle karşılaşan, birilerinin gündeliğinin  önemli bir parçasını bu kötülüklerin oluşturduğunu  düşünmek içimi aıtıyor. "ben bunun bir parçası olmayacağım" diyenleri büyük bir şevkle takdir ediyorum. vicadani retçileri.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;filmin bir sahnesinde, 3-4 yaşlarında küçük bir çocuk ırak-türkiye sınırında durmuş ağlıyor, yanına gelen ondan 5-6 yaş büyük iki çocuk ise, ağlamasın, neşelensin diye onu güldürmeye çalışıyorlar. çocuklardan tek ayağı kesilmiş olanı, kesik ayağını tüfekmiş gibi koltuğunun altına sokarak sınırın ileirsinde nöbet tutan askere bağırıyor, ağzından tüfek sesi çıkarıyor. ardından asker rastgele ateş ediyor, küçük çocuğu kucaklayıp kaçıyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;dışarıda kısa bir süre ağladıktan sonra filmin yönetmeni ile yapılan söyleşiye girmeyi denedim. ama kalabalık asıl olarak içeride bulunduğum 30 saniye içinde yönetmenin "ben hep biraz çocuk kaldım" demesi beni dışarı itti. bilmiyorum, belki de filmin çokcuk kalmakla ilgisi vardır. belki de tüm çocuklar, bilgisayar oyunu ile büyüyeninden, kesilmiş bacağınıtüfek olarak kullanana kadar, tüm çocuklar deleuze'ün dediği gibi siyasi mahkumlardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;siyasi mahkumun ne anlama geldiğini, 14 yaşımda erdal öz'ün yaralısın isimli kitabını okuduğumda anlamıştım. daha önceden n. dayısının siyasi mahkum olduğunu söylediğinde seziyordum, ama anlamıyordum. şimdi çok daha farklı bir anlamı var benim için. bu anlamlar içinde tüm çocukların siyasi mahkumlar oluşu üzerine düşünmek bir kez daha içimi acıtıyor. yönetmen uzaydan gelmediyse hepimiz birer siyasi mahkumuz. 17.10.2008&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;böyle bir ruh hali ile artık izmirde yaşamaya başlamış, d.'nin ankara ziyareti &lt;span&gt;sebebiyle&lt;/span&gt;&lt;span&gt; toplanan arkadaşş ekibine dahil oldum, ve sandığımdan çok daha kısa süre içinde, eğlenmeye muhabbet etmeye başladım, ama yukarıdaki yazıyı "tarihe not düşmek" adına önemsediğimden üşenmeyip yukaıya yazdım. ister istemez düşünüyor insan, &lt;/span&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;nasıl bu kadar hızlı unutabildiğini...&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;br /&gt;neyse, aslında depresif günler geçirmedim. o gece müstakbel ev arkadaşım t.'nin evinde kaldık, ve sabah çok keyifli kahvaltı yaptık, vakit geçirdik, sonra tabir yerindeyse keyif pezevenkliğinin verdiği sarhoşlukla, t'nin bir gece önce &lt;/span&gt;&lt;span&gt;barda unuttuğu çantayı almaya gittik, &lt;/span&gt;&lt;span&gt;barın açılışı şerefine bir kokteyl düzenlenmişti, orada kahvaltı üstüne birer bira içtik, sonra benim eski mi desem bilemediğim işyerimden yann arthus bertrand amcamızın foto arşivini almaya gittik. malasef benim eski pc çökmüş, format atılmış, arşivim güme gitmiş. sonra t.'nin evine geri döndük&lt;/span&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;, &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;sohbet, fotoğraflar, mysteria'nın hassas tarihinin sayfalarını karıştırdık. pek eğlendik. &lt;/span&gt;&lt;span&gt;o kadar ki eve geri dönmeyi hiç istemedim, ama el mecbur dönmek gerekiyordu, aksi durumda evden çıkılamadığı için ev arkadaşlığı kurguladığımızdan daha erken başlayabilirdi.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;ertesi günü evde makale okuyarak geçirdim, artık birazcık daha fazla konsantre olabiliyorum galiba. &lt;/span&gt;&lt;span&gt;ama hala kaptıramadım kendimi, bakalım bakalım...&lt;/span&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;dün yeni istihdam olanağının peşinde bildik tanıdık laia halleri, bütün gün koşturdum, son dakikada başvuruyu yaptım, ya da umarım yapmışımdır. sonra soluğu, daha önce sözleştiğimiz üzere t.'nin evinde aldım.  (ev arkadaşlığımız başladı mı ne?) pek güzeldi iki film üstüste izledik, arada dertleştik. &lt;/span&gt;&lt;span&gt;t.'nin samimiyeti, sakinliği, sıcaklığı bana iyi geldi.&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;böyle işte mysteria'ya dönüş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30172309-8999273692525345803?l=uzuncorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://uzuncorap.blogspot.com/feeds/8999273692525345803/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30172309&amp;postID=8999273692525345803' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/8999273692525345803'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/8999273692525345803'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://uzuncorap.blogspot.com/2008/10/mysteria-geri-dnd-zet-no-bilmemki-ka-9.html' title='mysteria geri döndü: özet no bilmemki kaç- 9'/><author><name>Laia</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/717/2047/320/513689/pippidish.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30172309.post-4405222210220364101</id><published>2008-10-16T14:06:00.002+03:00</published><updated>2008-10-16T14:15:23.847+03:00</updated><title type='text'>masumiyet müzesine dair -1 (giriş)</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/SPciKqvX2HI/AAAAAAAAAOA/UKWP73oF1JU/s1600-h/front_row_seat.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://3.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/SPciKqvX2HI/AAAAAAAAAOA/UKWP73oF1JU/s400/front_row_seat.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5257708656645363826" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;devamının yazılıp yazılamayacağını şimdiden kestiremediğim, ama aslında yazılmasını istediğim bu yazıya başlangıç ayhan yalçınkaya'nın bilim ve ütopya dergisi'nde yayınladığı ütopyalar üzerine bir makalesi aracılığıyla öğrendiğim huyssen'in bir değerlendirmesi olmalı. "Adorno'nun daha önce belirttiği gibi museum (müze) ile mausoleum (antıkabir) arasında ses çağrışımının ötesinde bir bağlantı vardır. Müzeyi bize ölümümüzü unutmamızı sağlayan bir şey olarak ve bu niteliği ile ölümü yıkıcı bir biçimde yadsımaya eğilimli bir çağda yaşamı mumyalaştıran değil, zenginleştiren bir kurum olarak görebiliriz."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*resim sarah bishop'tan...&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30172309-4405222210220364101?l=uzuncorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://uzuncorap.blogspot.com/feeds/4405222210220364101/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30172309&amp;postID=4405222210220364101' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/4405222210220364101'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/4405222210220364101'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://uzuncorap.blogspot.com/2008/10/masumiyet-mzesine-dair-1-giri.html' title='masumiyet müzesine dair -1 (giriş)'/><author><name>Laia</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/717/2047/320/513689/pippidish.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/SPciKqvX2HI/AAAAAAAAAOA/UKWP73oF1JU/s72-c/front_row_seat.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30172309.post-333886620789180804</id><published>2008-10-15T08:56:00.003+03:00</published><updated>2008-10-15T09:07:25.786+03:00</updated><title type='text'>Fatma Korkmaz</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/SPWGSD-nU8I/AAAAAAAAAN4/YeqRxQy2Tpg/s1600-h/293418.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://3.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/SPWGSD-nU8I/AAAAAAAAAN4/YeqRxQy2Tpg/s400/293418.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5257255784888619970" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;bakire olmadığı iddiasıyla evlendiğinin ertesi günü evine gönderildi. intihar etti. ailesi otopside bakire olup olmadığını kontrol ettirdi. iddianın gerçekliği sorunu, kızlarının ölümünden  daha çok can yakabilirdi.  ölü bedeni de tıpkı yaşayan bedeni gibi ona ait olamadı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30172309-333886620789180804?l=uzuncorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://uzuncorap.blogspot.com/feeds/333886620789180804/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30172309&amp;postID=333886620789180804' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/333886620789180804'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/333886620789180804'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://uzuncorap.blogspot.com/2008/10/fatma-korkmaz.html' title='Fatma Korkmaz'/><author><name>Laia</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/717/2047/320/513689/pippidish.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/SPWGSD-nU8I/AAAAAAAAAN4/YeqRxQy2Tpg/s72-c/293418.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30172309.post-1460493660523878305</id><published>2008-10-14T14:03:00.003+03:00</published><updated>2008-10-14T18:41:31.884+03:00</updated><title type='text'>evde olmaya dair</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/SPS9e6tHu0I/AAAAAAAAANw/j39CQ3ZWARM/s1600-h/8XzUlvJKGebwrtfsAMIbbtVRo1_500.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://1.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/SPS9e6tHu0I/AAAAAAAAANw/j39CQ3ZWARM/s400/8XzUlvJKGebwrtfsAMIbbtVRo1_500.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5257035003900443458" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;1 haftadır işe gitmiyorum, aslında tam olarak evde oturduğum da söylenemese de, asli adresimin ev olması haline ilişkin bir kaç çıkarım edindim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;öncelikle, dr.a.teyze gündüz saatlerinde bizim evde, hiç kimse izlemediği halde inatla açık tutulan tv gibi asli unsur haline gemiş. o kadar ki "telefonu meşgul etmeyin telefon bekliyorum" diye telefonla konuşurken yanınızda bitebiliyor. e bu durum sadece bana tuhaf gelmediğinden olsa gerek, günün dr. a. teyze saatlerinde kimsecikler (annem hariç tabiki) salona uğramıyor. babam da eskisine nazaran vaktini dışarıda geçiriyor. tabi ben bu geçişin nasıl olduğuna ilişkin süreci bilmediğimden sürece ilşkin iki tahmin geliştirdim. ya babam, yeni edindiği iş dolayımıyla daha fazla dışarı çıktığından dr. a. teyze bizim eve yerleşti, ya da dr. a. teyze bizim eve yerleşmesiyle babamın evde oturma huyundaki değişiklik vuku buldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bir de bana ilişkin yoğun bir sabır gösterme, üzerine gitmeme kararı alınmış gibi. yani varlığım onları az da olsa huzursuz etmişe benzer. haksız da sayılmazlar aslında, ben bile yadırgıyorum evde olmayı, bu beni mutlu etse de.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ayrıca bizim eve ne kadar çok telefon geldiğini unutmuşum. ve telefonların %99'u ona gelse bile, telefona her daim bakamadığını. e haliyle bu durum sürekli bölünme bana işimi anımsatıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;saat 18.41 itiariyle evde oturmanın bir faydası: güzel görüntülerle karşılaşmak...&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30172309-1460493660523878305?l=uzuncorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://uzuncorap.blogspot.com/feeds/1460493660523878305/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30172309&amp;postID=1460493660523878305' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/1460493660523878305'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/1460493660523878305'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://uzuncorap.blogspot.com/2008/10/evde-olmaya-dair.html' title='evde olmaya dair'/><author><name>Laia</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/717/2047/320/513689/pippidish.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/SPS9e6tHu0I/AAAAAAAAANw/j39CQ3ZWARM/s72-c/8XzUlvJKGebwrtfsAMIbbtVRo1_500.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30172309.post-3789276670948853101</id><published>2008-10-13T19:41:00.000+03:00</published><updated>2008-10-13T20:18:50.574+03:00</updated><title type='text'>...</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/SPN6xm8PtpI/AAAAAAAAANo/i_yD0QIs95E/s1600-h/BuryMebackCover.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://3.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/SPN6xm8PtpI/AAAAAAAAANo/i_yD0QIs95E/s400/BuryMebackCover.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5256680182756914834" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;"Mutluluk, insanın sevdiği kişiye yakın olmasıdır yalnızca"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;"Hayatın, insanlığın çoğunluğu için, içtenlikle yaşanması gereken bir mutluluk değil,baskılar ve cezalarla ve inanılması gereken yalanlarla yapılmış dar bir alanda, sürekli rol yapma hali olduğunu, ilk bu sıralarda sezmeye başlamış olmalıyım. Oysa gittiğimiz bütün Türk filmleri bu "yalan dünya"dan çıkışın "hakikilik" ile mümkün olduğunu ima ediyordu."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Anları birleştiren ya da müzemizde olduğu gibi, anları içinde taşıyan eşyaları birleştiren çizgiyi gözümüzün önüne getirmeye çalışmak, hem çizginin kaçınılmaz sonucunu, ölümü hatırlattığı için hem de çizginin kendisinin -çoğu zaman hissettiğimiz gibi- pek bir anlamı olmadığını yaşımız ilerledikçe acıyla kavradığımız için üzer bizi. Oysa "şimdi" dediğimiz anla, Çukurcuma'ya akşam yemeklerine gitmeye başladığım günlerde olduğu gibi, Füsun'un bir gülümsemesiyle, bazan bir yüzyıl yetecek kadar mutluluk verebilir bize. Keskinlerin evine hayatımn geri kalanında bana yetecek kadar mutluluğu almaya gittiğimi daha baştan anlamıştım ve evlerinden Füsun'un dokunduğu irili ufaklı küçük eşyaları, bu mutlu anları saklamak için alıp götürüyordum."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Hayatımızı Aristo'nun Zaman'ı gibi bir çizgi olarak değil de, böyle yoğun anların tek tek her biri olarak düşünmeyi öğrenirsek, sevgilimizin sofrasında sekiz yıl beklemek bize alay edilebilecek bir tuhaflık, bir saplantı gibi değil, şimdi yıllar sonra düşündüğüm gibi Füsunların sofrasında geçirilmiş 1593 mutlu gece gibi gözükür."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Orhan Pamuk, Masumiyet Müzesi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;*kitabın ilk sayfasından itibaren özne- yüklem uyuşmazlığı gibi, tarafımca oldukça sık tekrarlanan dolayısıyla blog okurları için tanıdık hatalara rağmen kitap bana iyi geldi. ben daha bu kitaptan çok alıntı yaparım gibi. şimdilik yarıladım, a.m.a ve ö.'nin değerlendirmelerine şimdilik ekleyebileceğim pek bir şey yok. a.m.a'ın dediği gibi kurgu sağlam, ama ö'ye katılmıyorum, gereksiz yere uzatıldığı konusunda.  bana kalırsa ö'nün bu yorumu büyük ölçüde&lt;/span&gt;, &lt;span style="font-style: italic;"&gt;aşk acısını deyim yerindeyse abartılı bulmasından kaynaklanıyor. aşık olduğu kadın, kadının annesi, babası ve kocası ile birlikte 1593 akşam yemeği yemekten mutluluk duyulması ona anlamsız geliyor. kuşkusuz en sevdiğim sanattır mübalağa :)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30172309-3789276670948853101?l=uzuncorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://uzuncorap.blogspot.com/feeds/3789276670948853101/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30172309&amp;postID=3789276670948853101' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/3789276670948853101'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/3789276670948853101'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://uzuncorap.blogspot.com/2008/10/blog-post_1577.html' title='...'/><author><name>Laia</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/717/2047/320/513689/pippidish.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/SPN6xm8PtpI/AAAAAAAAANo/i_yD0QIs95E/s72-c/BuryMebackCover.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30172309.post-4442510926527953945</id><published>2008-10-13T12:10:00.001+03:00</published><updated>2008-10-13T12:41:44.084+03:00</updated><title type='text'>...</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;"Acı güçlendiği vakit, şekilde görüldüğü gibi, göğsümle midem arasındaki boşluğa hemen yayılırdı. O zaman gövdenin yalnız sol kısmında kalmaz, sağa da geçerdi. Sanki içime bir tornavida ya da kızgın bir demir sokulmuş gibi içeriden kanırtılıyormuş hissine kapılırdım. Sanki midemden başlayarak bütün karnımda keskin asitli sıvılar birikiyordu, sanki yakıcı ve yapışkan küçük deniz yıldızları iç organlarıma yapışıyordu. Şiddetlendikçe hacmi genişleyerek artan acı, alnıma enseme, sırtıma, hayallerime ve her yerime vurur, beni boğar gibi sıkıştırırdı. Bazan göbeğimde, tam göbek çukurunun etrafında, resimde gösterdiğim gibi, sanki bir yıldız şeklinde birikir ve asitli sert bir sıvı gibi boğazıma, ağzıma dolup sanki beni boğup öldürecekmiş gibi korkutur, oradan bütün gövdemi zonklatır beni inletirdi. "&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Masumiyet Müzesi, Orhan Pamuk&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;* Orhan Pamuk'a ilişkin not: Onun için herşey para ile ilgili gibi geliyor bazen.  Sadece kendi gençliği ve deneyimlerini var kılan ortam onu yazmaya itiyor. Belki hakkaten ressam olmalıydı, ama o zaman Nobel ödüllü olamayacaktı. Bazan sahici geliyor bana da yazdıkları, buradan benim de aslında o boş vakite sahip olduğum sonucundan fazla bir şey çıkar mı, emin değilim. ama Cevdet Bey ve Oğulları ile Kara Kitap'tan sonra ilk defa yeniden Orhan Pamuk üzerine düşünüyor olmamın bir anlamı olsa gerek. Yukarıdaki paragrafta erkeklerin nasıl acı çektiklerine ilişkin ipuçları saklı mı acaba diye düşündüm. Acımı hiç bedenimdeki etkileri üzerinden anlatmamışım bu bloga.  Belki de bugüne kadar, acımın bedenim üzerindeki etkilerini hissettirmemesidir bunun sebebi. Yukarıdaki metni ilk okuduğumda, aşk aıcsının onda reflü olmak şeklinde tecelli ettiğini düşündüm.  Ama etmiyor aslında, böyle düşünmemin tek nedeni reflünün nasıl bir şey olduğunu bilmem. :) Mysteria geri mi dönüyor ne?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;** Artık işe gitmiyor oluşumun, annemin akrabaları üzerindeki, "ya bu kız daha ne kadar anasına yaslanacak" sorusunu hiç çekinmeden dile getirme etkisi yaratmasından hoşnut değilim. Yetişkin dünyasına evlenip, sabit bir iş edinip, girmem gerektiği konusunun bu kadar sık gündeme girmesi de hoşuma gitmiyor.Yani bu yaklaşım yüzünden bunca zamandır, salt angarya olan bir işte kendimi depresyonun en ağırlarından birnin içine soktum. Bedenim hastalandı, reflü oldum, 20 kilo aldım. Demem o ki, o iş bana iyi gelmiyor, umarım geri dönmek zorunda kalmam.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;***Az önce annemin amcasının telefonunun beni bu kadar rahatsız etmesi, acaba benim de kendime ilişkin olarak çok aynı olmasa da benzer duygular taşıdığıma işaret midir? Yani, bir türlü ders çalışmaya konsantre olamam, ve zamanımın giderek daralması beni ürkütüyor. Ama buna rağmen, çalışma işine bir türlü girişemedim, bugün c. buluşalım dediğinde, dışarı çıkmanın beni iyi hissettirmeyeceğini düşündüğümden hayır dedim. Ama Orhan Pamuk okumaktayım, haydi hayırlısı...&lt;/span&gt; &lt;span style="font-style: italic;"&gt;Aslında nereden başlayacağımı kestiremiyorum, ama ortada tabiki: İlk alanımız siyasal düşünceler tarihi, hızla tekrar edip, çağdaş siyasi akımlar, ve tezim üzerine ikna edici, bir kaç şey söyleyebilmem gerekiyor. Bunlar içinde 1,5 ay sıkı çalışma ve tez hocamla konuşma yapmam gerekiyor. Tez hocam, herkesin neden ürktüğünü anlayamadığım bir adam. Bunun iki anlamı var: Ya ben başıma neyin geleceğinden habersiz bir şekilde iyi anlaşıyoruz yanılgısı içindeyim, ya da hakikaten iyi anlaşıyoruz. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30172309-4442510926527953945?l=uzuncorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://uzuncorap.blogspot.com/feeds/4442510926527953945/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30172309&amp;postID=4442510926527953945' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/4442510926527953945'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/4442510926527953945'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://uzuncorap.blogspot.com/2008/10/blog-post_13.html' title='...'/><author><name>Laia</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/717/2047/320/513689/pippidish.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30172309.post-9185940153803615294</id><published>2008-10-12T14:34:00.001+03:00</published><updated>2008-10-12T14:53:46.808+03:00</updated><title type='text'>...</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;"Küçük &lt;span style="font-style: italic;"&gt;Mysteria&lt;/span&gt;'lar genellikle yılda bir kez, ilkbaharda, Antheseria (çiçek bayramı) ayında (mart) yapılırdı. Törenler, Atina'nın bir dış semti olan Agrae'de düzenlenir ve bir &lt;span style="font-style: italic;"&gt;mystagogos&lt;/span&gt;* yönetiminde gerçekleştirilen bir dizi ritüelden (oruç, arınma, kurban törenleri) oluşurdu. Herhalde, iki tanrıçanın mitinin bazı bölümleri erginlenme adayları tarafından yeniden canlandırılırdı. Yine yılda bir kez, Boedromion (yardım eden) ayında (eylül-ekim), Büyük &lt;span style="font-style: italic;"&gt;Mysteria&lt;/span&gt;'lar kutlanırdı. Törenler sekiz gün sürer ve "elleri temiz olan" ve Yunanca konuşan herkes, kadınlar ve köleler de dahil olmak üzere-tabii ilkbaharda Agrae'de hazırlık ritüellerini yapmışlarsa- Büyük &lt;span style="font-style: italic;"&gt;Mysteria'&lt;/span&gt;lara katılma hakkına sahipti."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*Eski Yunan'da &lt;span style="font-style: italic;"&gt;myteria&lt;/span&gt;'ları öğreten rahip&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dinsel İnançlar ve DüşüncelerTarihi, Mircea Eliade&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30172309-9185940153803615294?l=uzuncorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://uzuncorap.blogspot.com/feeds/9185940153803615294/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30172309&amp;postID=9185940153803615294' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/9185940153803615294'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/9185940153803615294'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://uzuncorap.blogspot.com/2008/10/blog-post_12.html' title='...'/><author><name>Laia</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/717/2047/320/513689/pippidish.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30172309.post-7460882747879024782</id><published>2008-10-10T14:06:00.001+03:00</published><updated>2008-10-10T14:26:05.288+03:00</updated><title type='text'>NATO'ya Hayır Savaşa Hayır</title><content type='html'>nato'nun kuruluşunun 60. yılı vesilesiyle, nasıl olup da insanlar arası savaşları düzenleyen, ülkelerin birbirleriyle, bir diğer gruba karşı bir araya geldiği bir kurumun 60 yıl boyunca var olabildiğini mesele haline getiren insanlar, aşağıdaki bir metin kaleme almışlar Stutgart'ta. birileri de çevirmiş, sağolsunlar. (kim olduğunu bilmemekteyim, üye olduğum gruba mail atan da bilmediğinden yazamıyorum. ama küresel bak'tan birileri olsa gerek, mailin yönlendirildiği kaynak Küresel Bak idi.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;&lt;br /&gt;NATO askeri örgütünün kuruluşunun 60. yıldönümü vesilesiyle bizler, NATO'nun saldırgan askeri ve nükleer politikalarını protesto etmek ve savaşsız, adil bir dünya hayalimizi savunmak üzere herkesi Nisan 2009'da Strasbourg'a davet ediyoruz.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;NATO, dünya barışına ulaşmanın önünde giderek büyüyen bir engel teşkil ediyor. Soğuk Savaş'ın bitiminden bu yana NATO, kendini "uluslararası toplum"un askeri harekat aygıtı olarak yeniden yapılandırma çabası içerisinde ve bu çabalar çerçevesinde "teröre karşı savaş"ı da teşvik ediyor. Gerçekte ise bu örgüt, Birleşmiş Milletler'i ve uluslararası hukuk sistemini devre dışı bırakarak tüm kıtalardaki askeri üsleri aracılığıyla ABD güdümünde zor kullanmanın, askeri güç tesis edilmesini hızlandırmanın ve silahlanma harcamalarını tırmandırmanın bir aracıdır; dünya çapındaki askeri harcamaların % 80'i NATO üyesi ülkeler tarafından gerçekleştirilmektedir. 1991'den beri bu yayılmacı anlayışı izleyen NATO, "insanî savaş" kisvesi altında Balkanlar'da savaşa girişmiş ve Afganistan'da yedi yıldır süren vahşi bir savaş başlatmıştır; halihazırda Afganistan'daki trajik durum giderek kötüleşmektedir ve savaş Pakistan'a yayılmış durumdadır.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;NATO, Avrupa'da gerilimleri tımandırmakta, "füze savunma sistemi"yle, devasa bir nükleer silah deposu ve nükleer "ilk darbe" politikasıyla silahlanma yarışını beslemektedir. AB siyaseti giderek daha da  NATO'ya bağımlı hale gelmektedir. NATO'nun Doğu Avrupa ve ötesinde halen devam eden ve gelecekte de potansiyel olarak devam edecek genişlemesi ve "hükümranlık sahası dışı" harekatları, dünyayı daha tehlikeli bir yer haline getiriyor. Kafkaslar'daki çatışma, tehlikenin açık bir emaresi. NATO sınırın genişlemesi yönündeki her adım, nükleer silah kullanımını da kapsayacak şekilde, savaş olasılığını artırmaktadır.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Barışçıl bir dünya hayalimize ulaşmak için bizler, küresel ve bölgesel krizlere askeri karşılıklar verilmesini kabul etmiyoruz; bunlar çözümün değil sorunun bir parçasıdır. Nükleer silahların terörü altında yaşamayı reddediyor ve yeni bir silahlanma yarışının tırmandırılmasına karşı çıkıyoruz. Askeri harcamaları azaltmak, mevcut kaynakları insani ihtiyaçların karşılanmasına yönlendirmek  zorundayız. Bütün yabancı askeri üsleri ve saldırı amaçlı askeri yapıları kapatmalı; halklar arasındaki ilişkileri demokratikleştirmeli ve askeri zihniyetten arındırmalı; daha güvenli ve daha adil bir dünya inşa etmek için yeni barışçıl işbirliği formülleri bulmalıyız.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Hepinizi bu mesajı içinde bulunduğunuz toplum ve örgütlenmeler arasında yaygınlaştırmaya, Strasbourg'a gelmeye ve bu hayali gerçeğe dönüştürmeye davet ediyoruz. Bizler, barışçıl bir dünyanın mümkün olduğuna inanıyoruz.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;NATO'ya Hayır&lt;br /&gt;Savaşa Hayır&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30172309-7460882747879024782?l=uzuncorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://uzuncorap.blogspot.com/feeds/7460882747879024782/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30172309&amp;postID=7460882747879024782' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/7460882747879024782'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/7460882747879024782'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://uzuncorap.blogspot.com/2008/10/natoya-hayr-savaa-hayr.html' title='NATO&apos;ya Hayır Savaşa Hayır'/><author><name>Laia</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/717/2047/320/513689/pippidish.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30172309.post-7952182403869169276</id><published>2008-10-09T21:54:00.000+03:00</published><updated>2008-10-09T22:01:40.551+03:00</updated><title type='text'>"Askere gitmeyeceğim!!"</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.taraf.com.tr/yazar.asp?mid=2197"&gt;bu&lt;/a&gt; yazı da Rasim Ozan Kütahyalı'dan kendisini ilk kez okudum, sağolsun...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30172309-7952182403869169276?l=uzuncorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://uzuncorap.blogspot.com/feeds/7952182403869169276/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30172309&amp;postID=7952182403869169276' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/7952182403869169276'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/7952182403869169276'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://uzuncorap.blogspot.com/2008/10/askere-gitmeyeceim.html' title='&quot;Askere gitmeyeceğim!!&quot;'/><author><name>Laia</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/717/2047/320/513689/pippidish.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30172309.post-2557945561773601589</id><published>2008-10-09T11:46:00.000+03:00</published><updated>2008-10-09T11:52:47.727+03:00</updated><title type='text'>Kan çiçekleri</title><content type='html'>Can Dündar, yerinde bir şeyler yazmış, her ne kadar basının Genelkurmayı sorgulamasına fazlasıyla anlam yüklese de, bu barışa duyduğumuz ihtiyaca ilişkin tespitleri önemsizleştirmiyor. yazıyı merak edenler &lt;a href="http://www.milliyet.com.tr/Yazar.aspx?aType=YazarDetay&amp;Date=09.10.2008&amp;ArticleID=999839&amp;AuthorID=75&amp;b=&amp;a=Can%20D%C3%BCndar&amp;ver=73"&gt;tıklayabilir&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30172309-2557945561773601589?l=uzuncorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://uzuncorap.blogspot.com/feeds/2557945561773601589/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30172309&amp;postID=2557945561773601589' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/2557945561773601589'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/2557945561773601589'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://uzuncorap.blogspot.com/2008/10/kan-iekleri.html' title='Kan çiçekleri'/><author><name>Laia</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/717/2047/320/513689/pippidish.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30172309.post-286348671349910512</id><published>2008-10-08T13:12:00.000+03:00</published><updated>2008-10-08T13:13:29.115+03:00</updated><title type='text'>Yemyeşil Konuşmalar - 2</title><content type='html'>- Biz en iyisi bugün yatalım olmazsa haftaya yeriz.&lt;br /&gt;- Bu kadar pimpirikli olmaya kimsenin hakkı yok!&lt;br /&gt;- Ellerim buz gibi gibi geliyor...&lt;br /&gt;- Ben onla tangırdamıştım.&lt;br /&gt;- Müsveddeye mi sıkıştın Namık'a git.&lt;br /&gt;- Tangırbels tangırbels tangır ol dı vey...&lt;br /&gt;- Çok komikti de bana yapılmasa komikti.&lt;br /&gt;- Çok gururlu bi yazınız var.&lt;br /&gt;- Benim eskiden sana daha çok gücüm yetiyodu, ben güçsüzleştikçe mi sen güçlenmeye başladın?&lt;br /&gt;- Sen hiç telefonda birine Hegel dedin mi?&lt;br /&gt;- Yarın birbirimizi arayıp da Hegel diyelim.&lt;br /&gt;- Niçe'den önce ben bunları anlayamıyordum.&lt;br /&gt;- Froyd'la Hegel'i aynı cümlede kullandı!&lt;br /&gt;- Ay biz Fuko'yu duymadııık!&lt;br /&gt;- Yeme kızın mısırından!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Sen biranı kendin al, biraz fedakarlık yap.&lt;br /&gt;- Karşılığında sen ne yapacaksın?&lt;br /&gt;- Namık'ı ikna edicem.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- O keçiboynuzu değil, keçinin boynuzunu yemiş. "Boynuzumu ye-meeee!"&lt;br /&gt;- Hani Namık'la tanıştığımda da bi garipti de bu kadarını ben de beklemiyordum. Domestik hatun!&lt;br /&gt;- İnsanın ilk aşkı bari onu rahat bırakır.&lt;br /&gt;- İnsan fingirderken Hobs anlatmaz yani, bari Spinoza anlat. Ya da sen sus gözlerin konuşsun ki fingirdeyebil...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30172309-286348671349910512?l=uzuncorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://uzuncorap.blogspot.com/feeds/286348671349910512/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30172309&amp;postID=286348671349910512' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/286348671349910512'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/286348671349910512'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://uzuncorap.blogspot.com/2008/10/yemyeil-konumalar-2.html' title='Yemyeşil Konuşmalar - 2'/><author><name>Laia</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/717/2047/320/513689/pippidish.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30172309.post-5416414804373986634</id><published>2008-10-07T10:58:00.001+03:00</published><updated>2008-10-07T16:08:37.185+03:00</updated><title type='text'>...</title><content type='html'>&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Buraya bakın, burada, bu kara mermerin altında&lt;br /&gt;Bir tenefüs daha yaşasaydı&lt;br /&gt;Tabiattan tahtaya kalkacak bir çocuk gömülüdür&lt;br /&gt;Devlet dersinde öldürülmüştür&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: right;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Ece Ayhan&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Bir devlete benzetiyorum kendimi.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;İşim gücüm bitmiyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Bir türlü yetişemiyorum odamda.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Her istediğim kitabı alamıyorum.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Planlar içinde geçiyor ömrüm,&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Başlayıp tamamlıyamıyorum&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Bir devlete benzetiyorum kendimi&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;İçimdeki hükümetin gidişini anlamıyorum.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Yıllar ötesini düşünür düşünmez,&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Hemen mesut ve zengin oluyorum.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Nedense geçmiş günler unutuluyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Tarih kitabı gibi hatıra defterlerimi okuyorum.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: right;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Özdemir Asaf&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30172309-5416414804373986634?l=uzuncorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://uzuncorap.blogspot.com/feeds/5416414804373986634/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30172309&amp;postID=5416414804373986634' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/5416414804373986634'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/5416414804373986634'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://uzuncorap.blogspot.com/2008/10/blog-post.html' title='...'/><author><name>Laia</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/717/2047/320/513689/pippidish.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30172309.post-349732766908160617</id><published>2008-09-23T09:51:00.000+03:00</published><updated>2008-09-23T09:59:19.264+03:00</updated><title type='text'>bu da başka türlü don kişot</title><content type='html'>buyrun &lt;a href="http://www.radikal.com.tr/Default.aspx?aType=YazarYazisi&amp;ArticleID=899795&amp;Yazar=M.%20SERDAR%20KUZULO%D0LU&amp;Date=22.09.2008&amp;CategoryID=105"&gt;buradan&lt;/a&gt; yakın. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;nasıl da inanmışlardır mücadelelerine, attıkları her adım, aldıkları her nefes ancak o mücadelenin içinde anlamlıdır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yürüyün be kim tutar sizi...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30172309-349732766908160617?l=uzuncorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://uzuncorap.blogspot.com/feeds/349732766908160617/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30172309&amp;postID=349732766908160617' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/349732766908160617'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/349732766908160617'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://uzuncorap.blogspot.com/2008/09/bu-da-baka-trl-don-kiot.html' title='bu da başka türlü don kişot'/><author><name>Laia</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/717/2047/320/513689/pippidish.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30172309.post-3245252281362608913</id><published>2008-09-22T13:21:00.000+03:00</published><updated>2008-09-22T13:24:14.873+03:00</updated><title type='text'>Hızla Yayılan Yavaş Şehirler</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/SNdyKuBZaMI/AAAAAAAAALE/5n-945OomN0/s1600-h/cittaslow2.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://1.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/SNdyKuBZaMI/AAAAAAAAALE/5n-945OomN0/s400/cittaslow2.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5248789419201751234" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Yavaş Şehir Chiavenna&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İtalya’nın “Yavaş Şehir (Slow City)” hareketini destekleyenler, şehir merkezlerinde araba kullanımını yasaklayarak ve McDonald’s şubeleriyle süpermarketleri kapatarak yaşanır kentler oluşturmaya çalışıyorlar. Asya’ya da sıçrayan bu akım, tüm Avrupa’da hızla yayılıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Toskana’nın minik Chianti şehri, 1999 yılında ilk “Cittá Slow” [İtalyanca yavaş şehir] kenti oldu, ardından Bra, Positano ve Orvieto geldi. Zamanla, yavaşlık dalgası diğer şehirler arasında yayıldı. Artık İtalya’daki 42 Yavaş Şehir’le birlikte, İngiltere, İspanya, Portekiz, Avusturya, Polonya ve Norveç’te de birçok Yavaş Şehir var. Almanya’dan, aralarında Hersbruck, Lüdinghausen, Schwarzenbruck, Waldkirch ve Überlingen’in de bulunduğu bazı şehirler, sadece 50.000’den az nüfusu olan kentlerin kabul edildiği harekete seçilebilmek için başvurdu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yavaş Şehir’in İtalya’da ortaya çıkmasına şaşırmamak gerek. “La dolce vita”nın [tatlı hayat] ülkesi İtalya, özelikle yemekle ilgili geleneklerine çok bağlı. İtalyanlar’ın dilleri bile yavaşlığa çok daha yatkın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1991 – 2004 yılları arasında Orvieto’nun Belediye Başkanı olan Stefano Cimicchi, bu görevinden sonraki birkaç yıl “Slow Food (Yavaş Yemek)”un başarılı konseptinden yola çıkılarak hazırlanan Yavaş Şehir hareketinin başkanlığını yürüttü. Yavaş Şehir hareketi, küçük kentlerin geleneksel yapılarını, sıkı kuralları dikkatle uygulayarak korumaları gerektiğini savunuyor: Arabalar şehir merkezlerinden çıkarılmalı, insanlar sadece yerel ürünleri tüketmeli ve sürdürülebilir enerji kullanmalı. Bu küçük şehirlerde, süpermarket ya da McDonald’s aramanın bir anlamı yok.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cimicchi, “Amacımız yaşanır şehirler yaratmak,” diyor, “Tıpkı yazar Italo Calvino ve mimar Renzo Piano gibi, bir ütopya şehri konsepti üzerinde çalışıyoruz”.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yavaş Şehirler, ekoloji ve sürdürülebilirlik alanında bilimin son buluşlarından da faydalanarak, Ortaçağ’dan ya da Rönesans Dönemi’nden kalma kentsel öğeleri korumaya çalışıyorlar. Eğer kentin bu amacına yardımcı olacaksa, modern teknolojiye bile izin veriliyor. Mesela Cimicchi, Orvieto’da sadece yayaların geçişine izin veren elektronik kapılar kullanmak istiyor. Pisa’da da benzer bir sistem var: Eğer kameralar parkmetrenin süresinin dolduğunu tespit ederse, bir dakika ya da tüm gün de olsa, park cezası kesiliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Yavaş Şehirler’in Katı Kuralları&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Yavaş Şehir bildirisi, gürültü kirliliğini ve trafiği kesmek, yeşil alanları ve yaya bölgelerini artırmak, yerel üretim yapan çiftçilerle bu ürünleri satan dükkan ve lokantaları desteklemek ve yerel estetik öğeleri korumak gibi, 50’den fazla taahhüt içeriyor. Yavaş Şehir olarak adlandırılmak ve salyangoz logosunu kullanabilmek için de, şehrin önce kontrol edilmesi, daha sonra da dedektifler tarafından düzenli olarak denetlenmesi gerekiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu bildiriye göre bir kentin Yavaş Şehir olup olmadığını belirleyen hareket, “Cittá Slow”un, genel kuralların belirtildiği bir manifestosu, bu vasfı almak isteyen kentlerin imzaladığı kurum sözleşmesi, üye şehirler listesi ve bir yıllık toplantı programı bulunuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu hareketin en önemli etkenlerinden biri de, kentsel yaşamdaki yoğun tempoyla mücadeleye hız kazandırıyor olması. İtalya’nın Yavaş Şehir yöneticileri yılda bir kez buluşarak, notlarını karşılaştırıyorlar ve yeni inisiyatifler getiriyorlar. Urbino Üniversitesi de, geçenlerde bir anlaşma imzalayarak hareketin resmi danışmanı oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kasım 1999’da Orvieto’da hazırlanan sözleşmeye göre Yavaş Şehirler’in şu şartları sağlaması gerekiyor:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1 - Etrafını çevreleyen bölgenin ve kentsel düzenin niteliklerini korumak ve geliştirmek için, yeniden kullanma tekniklerini araştırarak, çevresel politikalar uygulaması,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2 - Toprağın işgali için değil, kullanımının geliştirilmesi için, işlevsel bir altyapı politikası yürütmesi,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3 - Çevrenin ve kent düzeninin kalitesini geliştirmek için teknoloji kullanımını teşvik etmesi,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4 - Doğal, çevreyle uyumlu tekniklerin kullanımıyla üretilen yiyecek maddelerinin tüketimini desteklemesi, genetik yapısıyla oynanmış ürünleri hariç tutarak, Slow Food Ark ve Presidia projeleriyle işbirliği içerisinde, zor durumlar için gereken tipik ürünlerin üretilmesi,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5 - Bir bölgenin kültür ve geleneklerinin korunarak, simgeselleşmesine katkıda bulunup, yerli üretimi teşvik etmesi ve tüketicilerle, kaliteli üreticiler ve satıcılar arasında doğrudan temas kurulabilmesi için tercih edilebilir ortamlar ve mekanlar yaratmayı desteklemesi,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;6 - Konukseverlik kalitesini ve yerel toplum ile onun belirli özellikleri arasında gerçek bir bağ kurmayı desteklemesi, bir şehrin kaynaklarının eksiksiz ve yaygın olarak kullanımını önleyen fiziksel ve kültürel engelleri kaldırması,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;7 - Gençlerin ve okulların sistematik bir biçimde lezzet eğitimiyle tanışmasına özel bir dikkat göstererek, yalnızca iç işletmecilerinin değil, bütün vatandaşlarının Yavaş Kent’te yaşadıklarına dair farkındalıklarını sağlaması.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Bra'da Yeni Bir Yaşam Tarzı&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Yavaş Şehirler’den biri olan Bra’nın Belediye Başkan Vekili Bruna Sibille, küreselleşmeye karşı hareket etmenin kolay olmadığı günümüzde, bir kenti yönetmenin en iyi yolunun yavaşlık felsefesi olduğunu söylüyor: “Yavaşlık hareketi, önceleri iyi yemekler yiyip içmek isteyen birkaç kişinin fikri olarak ortaya çıktı. Fakat, her şeyi daha az telaşla ve daha az homojenize bir tutumla yapmanın faydaları hakkındaki tartışmalar giderek daha geniş bir alana yayıldı.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bra’da da diğer Yavaş Şehirler’de olduğu gibi, tarihi kent merkezinde araba kullanımı, süpermarketler ve parlak reklam ışıkları yasaklandı. Elişleri ya da özel yetiştirilmiş yiyecekler satan küçük aile işletmeleri, en iyi ticaret birimleri haline geldi. Belediye binası, Piedmont bölgesinin tipik bal rengi sıvası kullanılarak onarılıyor. Okullarda çocuklara yerel üreticiler tarafından yetiştirilen organik meyve ve sebzeler servis ediliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fazla çalışmanın zararlarından korunmak amacıyla, Bra’daki bütün küçük marketler Perşembe ve Pazar günleri kapatılıyor. İnsanlar bürokratik işlerini, Cumartesi sabahı açılan Belediye’de acele etmeden halledebiliyorlar. Sibille, “Böylece yavaş yavaş yeni bir ortam, yeni bir hayat anlayışı oluşturuyoruz,” diyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Bir şeyi netleştirelim: Yavaş Şehir olmak, her şeyi durdurup zamanı geri almak anlamına gelmiyor,” diye vurguluyor Bruna Sibille, “Müzelerin içerisinde yaşamak istemiyoruz, tek istediğimiz modern ile geleneksel arasında, kaliteli yaşamı destekleyen bir denge oluşturabilmek”.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tarih: 19 Eylül 2008 Kaynak: Spiegel, Strans.org, Slowmovement.com, Matogmer.no, Treehugger Çeviren: Gizem Kahraman Derleyen: Zeynep Güney - Arkitera.com&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Bu yazıyı &lt;a href="http://www.arkitera.com/h34231-hizla-yayilan-yavas-sehirler.html"&gt;Arkitera'dan&lt;/a&gt; aldım. &lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30172309-3245252281362608913?l=uzuncorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://uzuncorap.blogspot.com/feeds/3245252281362608913/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30172309&amp;postID=3245252281362608913' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/3245252281362608913'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/3245252281362608913'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://uzuncorap.blogspot.com/2008/09/hzla-yaylan-yava-ehirler.html' title='Hızla Yayılan Yavaş Şehirler'/><author><name>Laia</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/717/2047/320/513689/pippidish.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/SNdyKuBZaMI/AAAAAAAAALE/5n-945OomN0/s72-c/cittaslow2.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30172309.post-2403787254093377670</id><published>2008-09-21T16:50:00.001+03:00</published><updated>2008-09-22T12:04:41.297+03:00</updated><title type='text'>Yemyeşil Konuşmalar-1</title><content type='html'>- Ve anne dehşet içinde "Liberal mi oldun yoksa?" diye bağırarak kızının üzerine yürüdü.&lt;br /&gt;- Sonra "Namık, ama artık yak" dedi.&lt;br /&gt;- Bugünün konusunu açıklıyorum: Paranoya&lt;br /&gt;- Sosyonomi.&lt;br /&gt;- Nasıl olsa bugün yarın uyurum.&lt;br /&gt;- "Kızınız bana biraz tuhaf geldi."&lt;br /&gt;- Bu dedim kıza ya, ay şimdi de "kız" dedik. Özür dilerim ya.&lt;br /&gt;- 10- 20- 5 kere falan dilemiştir.&lt;br /&gt;- Siz buna güledurun.&lt;br /&gt;- Gelinliğini 3 yıl boyunca temizletmezsen, tabi boşanırsın.&lt;br /&gt;- Sen şimdi solcusun ya, alışveriş yapmaktan mutlu oluyorum diyemiyorsun di mi?&lt;br /&gt;- Ağzı dolu çok şükür de tam oldu lan.&lt;br /&gt;- "bunu yazalım", "yazsana", "aman boşver", "üşeniyor"&lt;br /&gt;- Kutsal diye bir şey varsa o da güllaçtır. Ben bundan sonra güllaca tapacağım.&lt;br /&gt;- Rocka Dans (Bele roka bağlanarak kıvırtılır) Bak şöyle şöyle. Bikini üstü olarak da mağrul.&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/SNdfdbOEFAI/AAAAAAAAAK8/nm3nEpR64LI/s1600-h/sanatsal_faaliyet.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://3.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/SNdfdbOEFAI/AAAAAAAAAK8/nm3nEpR64LI/s400/sanatsal_faaliyet.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5248768849851192322" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Cengiz Kurtoğlu mu açtın ne güzel. (Preisner, evet)&lt;br /&gt;- Seni bu müzikler delirtti ben söyleyeyim. Bi Gogol, bi Shantel atıcaksın bak hiç sıkıntın kalıyor mu?! Marulu takıcan, rokayı takıcan oynıuycan. (Neye gülüyon?)&lt;br /&gt;...&lt;br /&gt;- Günahının bedeli kaç paraysa ödeyelim.&lt;br /&gt;- Ben onu özel olarak yaptım, havayı büktüm üfürük yaptım.&lt;br /&gt;- Müşkülpesent gibi geldin bana. Niye lan ben müşkülpesent miyim?&lt;br /&gt;- Hadi hep beraber yapalım.&lt;br /&gt;- hoca yaramaz buna, cizvit rahibi bulun.&lt;br /&gt;- biz sana tavuk atardık verme para.&lt;br /&gt;- placebo: Hoşa gideceğim&lt;br /&gt;- ümidin bile ağrıyı kesebileceği hiç aklınıza geldi mi?&lt;br /&gt;- hayallerim bir tosurukla bölündü.&lt;br /&gt;- bu şey çok desenli bana siyah bir şey lazım.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30172309-2403787254093377670?l=uzuncorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://uzuncorap.blogspot.com/feeds/2403787254093377670/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30172309&amp;postID=2403787254093377670' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/2403787254093377670'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/2403787254093377670'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://uzuncorap.blogspot.com/2008/09/yemyeil-konumalar-1.html' title='Yemyeşil Konuşmalar-1'/><author><name>Laia</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/717/2047/320/513689/pippidish.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/SNdfdbOEFAI/AAAAAAAAAK8/nm3nEpR64LI/s72-c/sanatsal_faaliyet.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30172309.post-4250945000831072435</id><published>2008-09-01T15:09:00.001+03:00</published><updated>2008-09-01T15:17:12.970+03:00</updated><title type='text'>"yaşasın barış"  "kahrolsun iş"</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/SLvc1T2ABzI/AAAAAAAAAK0/u6Z4WuZgiKU/s1600-h/totorox.gif"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://3.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/SLvc1T2ABzI/AAAAAAAAAK0/u6Z4WuZgiKU/s400/totorox.gif" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5241025399793649458" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;:D &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;az önce iş yerime üç aylık ücretsiz izin talebiyle bir dilekçe yazdım, ve neden bilmem, bulutların üzerinde gezinmekteyim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;01.10.2008 ile 31.12.2008 arası kendimi okumaya vereceğim :))))))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30172309-4250945000831072435?l=uzuncorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://uzuncorap.blogspot.com/feeds/4250945000831072435/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30172309&amp;postID=4250945000831072435' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/4250945000831072435'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/4250945000831072435'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://uzuncorap.blogspot.com/2008/09/yaasn-bar-kahrolsun-i.html' title='&quot;yaşasın barış&quot;  &quot;kahrolsun iş&quot;'/><author><name>Laia</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/717/2047/320/513689/pippidish.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/SLvc1T2ABzI/AAAAAAAAAK0/u6Z4WuZgiKU/s72-c/totorox.gif' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30172309.post-8861531026017213741</id><published>2008-08-27T21:43:00.000+03:00</published><updated>2008-08-27T22:37:59.550+03:00</updated><title type='text'>iki</title><content type='html'>&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;1&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;bundan 12 yıl önce babamın işi yüzünden lojmanda otururduk. biz taşındıktan bir iki ay sonra, alt katımıza yeni komşular geldi. evin hanımı türbanlı, içine kapalı gözüken bir kadındı. bir cumartesi günü, biz ailecek öğlen yemeği ile sabah kahvaltısının birleştiği saatlerde, uzun süren şimdilerde brunch diye adlandırılan keyfin içindeyken, kapı çaldı. kapıyı ben açtım, bizim alt kata taşınan yeni komşumuz. kadıncağız çekine çekine, annemin evde olup olmadığını sordu. anneme seslenip, keyife geri döndüm. annemin geri dönüşü epey uzun sürdü. annem geri döndüğünde biraz şaşkın bir ifadeyle, ben çıkıyorum dedi. biz tabi meraklı raziyeler hemen sıkıştırdık, kadıncağızı. nihayetinde, komşumuzun eşi, onun artık türbanlı olmasını istemiyormuş, yeni görevinde türbanlı bir eşinin olması dezavantajmış; ama tabi kadıncağız yıllardır, afyon'da yaşamış, ankarayı da bilmiyormuş, annemden bir kuaförün ve alış veriş yapabileceği mağazaların adreslerini istemiş. annem de tüm cumhuriyetçi laik bilincini kuşanıp, ben size eşlik ederim, ben de gitmeyi düşünüyordum yanıtı vermiş. velhasıl bu teyzemiz, bir ay içinde, olabildiğince bakımlı bir kadına dönüşüverdi, duruşu, bakışı dahi değişti. yakın bir süre içinde kardeşlerim çocuklarıyla yakın arkadaşlar oldu, h. teyze annemin yakın arkadaşları arasına girdi, onlarlar birlikte gezmeye başladı, tabi bunların hepsi 28 şubat'tan önceydi. bu kadar lafı niye ettim. aradan epey zaman geçti, babam emekli oldu, biz taşındık, araya mesafe girince sık görüşülmez oldu vs... bir şekilde bağlantımız koptu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;peki bunları niye yazdım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;dün akşam işten çıktıktan sonra, dolmuşa doğru yürürken biri seslendi arkamdan, döndüm baktım türbanlı bir teyze, başta tanıyamadım, ama sonra o cumartesi günü karşımda gördüğüm kadının aynısı. nasılsın annen nasıl hoşbeşinden sonra, h.teyzenin ağzından, kocam yine kapan dedi, malum akp, ben de kapandım cümleleri dökülüverdi. sormamıştım, çünkü cevap çok belliydi, ama işte o duramadı açıklamak istedi. bir şey demedim, zaten denebilecek de çok şey yoktu. bunları da yazayım istedim, karıştı kafam, hiç bir zaman cumhuriyetçi laik refleksle hareket etmedim, üniversitede türban meselesinin mesele oluşu bile komik geliyor bana. ama zaten anlattığım hikayenin de türbanla doğrudan ilişkisi yok. tuhaf, kadın aynen afyon'dan geldiği haline dönmüştü, yani öyle alengirikli türbanı ya da makyajı yoktu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;2&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yine bundan bir iki gün önce, yine işe geç kalmışken, dolmuşa epey yaşlı bir amca bindi. dolmuş boş ama amca oturmadı. domuşçu sert sert, yine mi para vermeyeceksin diye gürledi. amca tabi vermeyeceğim cevabını vermeden, önde oturan biri ben veririm amcanın parasını diye atıldı. amca ardından cevabı yatıştırıp, verme oğlum onun bana 3,5 lira borcu var dedi. çok fazla geçemeden dolmuş, bir kahvenin önünde durdu, amca bana bir çay ısmarla bari deid şöföre, şöför de bir miktar bozuk para verdi, amca indi. inmesinin ardından, şöför kendisinin vahşi bir paragöz olmadığını kanıtlama isteğiyle anlatmaya başladı:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-abi sen bilmezsin, bu amca bu sokak üzerindeki 5 dükkan ve 1 apartmanın sahibi, ama şu kadarcık yol için, ya da çay için para vermek gücüne gidiyor. ömrü boyunca hiç küçük şeyler için harcamamış, biz de idare ediyoruz. ama işte bunamış, yok bana borcun var, para üstümü vermedin lafları ediyor. hayır önemli değil ne olacak da, abi para vermek sitemiyorsan şuradan şurası yürürsün di mi? o da yok. e bizim de her günümüz bir değil, bir ses etmiyoruz, bir patlıyoruz. yoksa ben öyle hiç parasız müşteriyi indirmem.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;güldüm. bir de böyle eski topraklara ögü inat hoşuma gitti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30172309-8861531026017213741?l=uzuncorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://uzuncorap.blogspot.com/feeds/8861531026017213741/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30172309&amp;postID=8861531026017213741' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/8861531026017213741'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/8861531026017213741'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://uzuncorap.blogspot.com/2008/08/iki.html' title='iki'/><author><name>Laia</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/717/2047/320/513689/pippidish.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30172309.post-3025522405399250432</id><published>2008-08-26T13:47:00.000+03:00</published><updated>2008-08-26T13:55:03.585+03:00</updated><title type='text'>tanpınar'dan</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/SLPfbkXXlLI/AAAAAAAAAKs/8sPbOWkZFgw/s1600-h/290497.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://3.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/SLPfbkXXlLI/AAAAAAAAAKs/8sPbOWkZFgw/s400/290497.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5238776456273171634" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;"Her mimarlık eseri bulunduğu şehrin hayatını bir ev tanrısı gibi farkına vardırmadan idare eder. Onların kalabalığı ruhumuzda öyle bir konser yapar ki, ömrümüzde bir kere olsun onu dinlemek fırsatını bulursak, bir daha kaybetmemek şartıyla kendimizi bulmuş oluruz."&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;&lt;span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div style="text-align: right;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span&gt; Ahmet Hamdi Tanpınar&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30172309-3025522405399250432?l=uzuncorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://uzuncorap.blogspot.com/feeds/3025522405399250432/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30172309&amp;postID=3025522405399250432' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/3025522405399250432'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/3025522405399250432'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://uzuncorap.blogspot.com/2008/08/tanpnardan.html' title='tanpınar&apos;dan'/><author><name>Laia</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/717/2047/320/513689/pippidish.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/SLPfbkXXlLI/AAAAAAAAAKs/8sPbOWkZFgw/s72-c/290497.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30172309.post-4620860508919317176</id><published>2008-08-15T11:30:00.000+03:00</published><updated>2008-08-15T11:31:24.850+03:00</updated><title type='text'>...</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/SKU-yWgv9TI/AAAAAAAAAKk/jy6J2MoLvh4/s1600-h/can.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://4.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/SKU-yWgv9TI/AAAAAAAAAKk/jy6J2MoLvh4/s400/can.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5234659176645391666" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;sen miydin o yalnızlığım mıydı yoksa &lt;br /&gt;kör karanlıkta açardık paslı gözlerimizi &lt;br /&gt;dilimizde akşamdan kalma bir küfür &lt;br /&gt;salonlar piyasalar sanat sevicileri &lt;br /&gt;derdim günüm insan içine çıkarmaktı seni &lt;br /&gt;yakanda bir amonyak çiçeği &lt;br /&gt;yalnızlığım benim sidikli kontesim &lt;br /&gt;ne kadar rezil olursak o kadar iyi &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kumkapı meyhanelerine dadandık &lt;br /&gt;önümüzde altınbaş altın zincir fasulye pilakisi &lt;br /&gt;aramızda görevliler ekipler hızır paşalar &lt;br /&gt;sabahları açıklarda bulurlardı leşimi &lt;br /&gt;öyle sıcaktı ki çöpçülerin elleri &lt;br /&gt;çöpçülerin elleriyle okşardın beni &lt;br /&gt;yalnızlığım benim süpürge saçlım &lt;br /&gt;ne kadar kötü kokarsak o kadar iyi &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;baktım gökte bir kırmızı bir uçak &lt;br /&gt;bol çelik bol yıldız bol insan &lt;br /&gt;bir gece sevgi duvarını aştık &lt;br /&gt;düştüğüm yer öyle açık seçik ki &lt;br /&gt;başucumda bir sen varsın bir de evren &lt;br /&gt;saymıyorum ölüp ölüp dirilttiklerimi &lt;br /&gt;yalnızlığım benim çoğul türkülerim &lt;br /&gt;ne kadar yalansız yaşarsak o kadar iyi&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30172309-4620860508919317176?l=uzuncorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://uzuncorap.blogspot.com/feeds/4620860508919317176/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30172309&amp;postID=4620860508919317176' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/4620860508919317176'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/4620860508919317176'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://uzuncorap.blogspot.com/2008/08/blog-post.html' title='...'/><author><name>Laia</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/717/2047/320/513689/pippidish.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_vzM0wUbtbJc/SKU-yWgv9TI/AAAAAAAAAKk/jy6J2MoLvh4/s72-c/can.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30172309.post-5496739143347676077</id><published>2008-07-22T14:55:00.000+03:00</published><updated>2008-07-22T15:17:07.621+03:00</updated><title type='text'>"yaşasın kaş"  "kahrolsun iş"</title><content type='html'>efenim uzun süredir pek bunaldığımız ortadaydı. temmuz ayı da hayırlı başlamadı, mart 2009'da gireceğimizi sandığımız yeterlik sınavına ekim 2008'de girmezsek atılacağımızı öğrendik. neyse gerildik kasıldık. sonra sınav tarihleri açıklandı: sınavlar aralık'a alınmış. birazcık gevşedik. nihayetinde patronla "ben aklımı yitirmek üzereyim" konulu bir konuşma yaptıktan sonra, yasal olarak iznim olmadığı halde, 5 gün izin kapıp, hafta sonlarını birleştirip, soluğu kardeşle (bu arada kardeş de yeterliğe aralık'ta giriyor. geri kalan ev halkına allah bol miktarda sabır versin. amin) birlikte kaş'ta aldık. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://bp3.blogger.com/_vzM0wUbtbJc/SIXMG8eljNI/AAAAAAAAAJ0/DZw-yFFJ5Bo/s1600-h/kusbakisi_kas.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp3.blogger.com/_vzM0wUbtbJc/SIXMG8eljNI/AAAAAAAAAJ0/DZw-yFFJ5Bo/s400/kusbakisi_kas.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5225807362319027410" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kaş işte böyle muhteşem bir yer. oraya iner inmez benim havam değişti tabi. kardeşinki de. efendim tatil boyunca yüzdüğümüz suların resimleri aşağıdalar:&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://bp3.blogger.com/_vzM0wUbtbJc/SIXMwK0Q38I/AAAAAAAAAJ8/k5xrktqaqW4/s1600-h/buyukcakil.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp3.blogger.com/_vzM0wUbtbJc/SIXMwK0Q38I/AAAAAAAAAJ8/k5xrktqaqW4/s400/buyukcakil.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5225808070542680002" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://bp3.blogger.com/_vzM0wUbtbJc/SIXM7zV5ZwI/AAAAAAAAAKE/s5ihS-3up_s/s1600-h/limanagzi.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp3.blogger.com/_vzM0wUbtbJc/SIXM7zV5ZwI/AAAAAAAAAKE/s5ihS-3up_s/s400/limanagzi.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5225808270399727362" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sonracığıma hemen hemen her akşam kaş'ın muhteşem barlarından biri olan hideaway'e gittik. barın girişinde yasemin çiçeği ağacı vardı. içeri her girişimizde yerdeki yaseminler ve yaseminin kokusu bizi büyüledi. sonra ben elimizdeki foto makinesi ile çekmeye çalıştım, ama bir türlü güzel bir fotoğraf yakalayamadım. neyse ki tunç üverdire amcamız amcamız çekmiş, kartpostal yapmış. tarayıp buraya yüklüyorum:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://bp0.blogger.com/_vzM0wUbtbJc/SIXN8-92HrI/AAAAAAAAAKM/2RY3WtyAdJ4/s1600-h/yasemin_kenarsiz.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp0.blogger.com/_vzM0wUbtbJc/SIXN8-92HrI/AAAAAAAAAKM/2RY3WtyAdJ4/s400/yasemin_kenarsiz.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5225809390211571378" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sonra bir de dolunay ışığında anfi tiyatro maceramız vardı ki, süperdi. ancak fotoğraf makinesi yanımızda değildi. neyse ki onu da buldum ama gece görüntüsünü bulamadım, hafızadaki ile idare etmek lazım. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://bp2.blogger.com/_vzM0wUbtbJc/SIXOlxDkFrI/AAAAAAAAAKU/Z3PgaTFgD9I/s1600-h/kas_anfithaetre.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp2.blogger.com/_vzM0wUbtbJc/SIXOlxDkFrI/AAAAAAAAAKU/Z3PgaTFgD9I/s400/kas_anfithaetre.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5225810090852095666" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu arada likya bölgesinde sahnesi denize dönük tek tiyatro yukarıdaki imiş. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sonra yine aynı amcamızın kartından bizim çektiğimiz fotolara taş çıkartacak bir uzunçarşı görüntüsü var, onu da ekleyelim. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://bp1.blogger.com/_vzM0wUbtbJc/SIXPGmBEcwI/AAAAAAAAAKc/ZzSWGG_BK1U/s1600-h/kas_uzuncarsi_kenarliksiz.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp1.blogger.com/_vzM0wUbtbJc/SIXPGmBEcwI/AAAAAAAAAKc/ZzSWGG_BK1U/s400/kas_uzuncarsi_kenarliksiz.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5225810654824526594" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;neyse efenim işte böyle, dinlendimgeldim. yine yoruldum. neyse bu kadar güzel resmin altına olumsuz cümle yazmayalım...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30172309-5496739143347676077?l=uzuncorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://uzuncorap.blogspot.com/feeds/5496739143347676077/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30172309&amp;postID=5496739143347676077' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/5496739143347676077'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/5496739143347676077'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://uzuncorap.blogspot.com/2008/07/yaasn-ka-kahrolsun-i.html' title='&quot;yaşasın kaş&quot;  &quot;kahrolsun iş&quot;'/><author><name>Laia</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/717/2047/320/513689/pippidish.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp3.blogger.com/_vzM0wUbtbJc/SIXMG8eljNI/AAAAAAAAAJ0/DZw-yFFJ5Bo/s72-c/kusbakisi_kas.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30172309.post-2568454149132719988</id><published>2008-06-10T23:45:00.001+03:00</published><updated>2008-06-11T00:00:22.982+03:00</updated><title type='text'>bugüne düşülmesi gereken not</title><content type='html'>bugün 30 yaşımda, son dersimden çıktım. üstelik tuhaf, absürd bir tesadüf: ilk dersim ile son dersimin hocaları aynıydı. :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yetişkin olmama, olmak istememe, mücadelesinde bir kaleyi daha yitirdim. bundan sonrası artık, haftanın her günü iş denilen sinir bozucu şeyin içinde debelenmekle geçecek. tüm bunların ötesinde bir daha derste kendinden geçen a. hoca'nın söylediklerinin büyüsüne bırakamayacağım kendimi, z. hoca'nın çalışkanlığına, dürüstlüğüne gıpta edemeyeceğim, m.a. hoca'nın karizmasından uzağım artık, öbür a. hoca'nın kaprislerinden de, f. hoca ile tuhaf gerilim üzerine bir ilişkim olamayacak, ya da hoca milleti de konulu serzenişlerim olamayacak. akademik dünyanın sahtekarlığı üzerine, bu kadar içeriden, doğrudan mağduru olarak konuşamayacağım. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bugün 30 yaşımda, son dersimden çıktım. a. hoca ve onun bütün saldırganlığı ile başladığım bu mekanda, a. hoca ve onun saldırganlığı ile karışmış sevecenliği ile veda ettim. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bugün 30 yaşımda, son dersimden çıktım. hala herhangi bir şeyi kavradığıma ilişkin şüphelerim var, hala kafam karışık, hala anlamak ve anlatmak ile ilgili sorularım var. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;tuhaf mıdır bilmem ama, böyle zamanlarda insan kadim dostlarına sığınırmış onu gördüm bir de, eve girmeden önce dolimi aradım. dedim ki bugün 30 yaşımda, son dersimden çıktım. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ne zaman salya sümük duygusallığımdan vazgeçeceğime ilişkin bir fikrim yok üstelik.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30172309-2568454149132719988?l=uzuncorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://uzuncorap.blogspot.com/feeds/2568454149132719988/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30172309&amp;postID=2568454149132719988' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/2568454149132719988'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/2568454149132719988'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://uzuncorap.blogspot.com/2008/06/bugne-dlmesi-gereken-not.html' title='bugüne düşülmesi gereken not'/><author><name>Laia</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/717/2047/320/513689/pippidish.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30172309.post-7951744290185790883</id><published>2008-05-17T00:00:00.000+03:00</published><updated>2008-05-17T00:30:45.669+03:00</updated><title type='text'>hatırla sevgili üzerine izlenimler</title><content type='html'>geçenlerde doli ile yaptığımız bir sohbette, hatırla sevgili dizisinin popürlerliğinin çok da kötücül değerlendirilmemesi gerektiği konusunda uzlaşmıştık. benim yorumlarım tamamen diziyi izlemeden yapılmış yorumlardı. ama tabi, deniz gezmiş'in idam sözlerinin  sansür edildiğini biliyordum, ya da dizi danışmanları ile ilgili olarak istifalar vs konusunda bilgi sahibiydim. bugün, iş yerimdeki böcekler sağolsun,ilaçlama vesilesiyle işten erken çıktık, evime erken gelince, uzun süredir yapamadığım işler için vakit bulma olanağım oldu, bu arada ilk kez diziyi izledim. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;che'nin tişörtler aracılığıyla tanındığı bir kuşaktan geliyorum ben de. yazacaklarım, sözgelimi adorno'nun  kemiklerini sızlatacak farkındayım. ama işte hiç bir hikayenin aynı şekilde anlatılamadığı çağın çocuklarına, birlikte bir şey yaparken bile yalnız olan, yalnız hissedenlere, her türden dayanışma duygusu, bu tv ekranında anadolu sigortanın sunduğu, asla dokunamaycağın, iki üç dakika sürecek bir duygusallığın ardından, bir sonraki programın reklamının aşağıdan belirdiği, tüm hissiyatın kesintisiz tüketime çağrı yapan reklamlarla kesildiği bir dizi tarafından 30 saniye için hissettirilmiş bir dayanışma duygusu bile olsa, manidar görünür. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;evet, bu dizi ne geçmişin hesabının sorulmasını sağlar, ne de aslında gelecek için umuttur. ama en nihayetinde, "çarpık" da olsa bir şey gösterir. ve kurtlar vadisinin gösterdikleri ile arasında bir ayrımı görmek mümkündür. yani denmeye çalışılan, evet bu dizi denizleri, mahirleri, erdalları popülerleştirmiştir. tam da bu noktada, bu popülerlik, onları bir taraftan siluetler, kahramanlar, sanki hiç olmamış olamayacak kişiler haline getirirken, öte taraftan başka türlü varolmanın mümkün olduğunun da kanıtı haline getiriyor. bu fazla iyimser bir yorum belki de. ama şu var ki, birilerinin üzerinde timsah olan tişörtlerle dolanmasındansa "gerçekçi ol imkansızı iste" ile dolaşması daha manidar göründü. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ama tabi unutmuyorum: "yanlış hayat doğru yaşan(maz)mıyor"&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30172309-7951744290185790883?l=uzuncorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://uzuncorap.blogspot.com/feeds/7951744290185790883/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30172309&amp;postID=7951744290185790883' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/7951744290185790883'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/7951744290185790883'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://uzuncorap.blogspot.com/2008/05/hatrla-sevgili-zerine-izlenimler.html' title='hatırla sevgili üzerine izlenimler'/><author><name>Laia</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/717/2047/320/513689/pippidish.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30172309.post-6652769125463387710</id><published>2008-05-15T10:33:00.000+03:00</published><updated>2008-05-15T10:34:13.796+03:00</updated><title type='text'>%52</title><content type='html'>&lt;object width="482" height="418"&gt;&lt;param name="wmode" value="transparent"&gt;&lt;/param&gt;&lt;br /&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.yuzde52.org/flv/scrubber480.swf?flv=10mayis01"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.yuzde52.org/flv/scrubber480.swf?flv=10mayis01"&lt;br /&gt; type="application/x-shockwave-flash"wmode="transparent" width="482" height="418"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30172309-6652769125463387710?l=uzuncorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://uzuncorap.blogspot.com/feeds/6652769125463387710/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30172309&amp;postID=6652769125463387710' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/6652769125463387710'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/6652769125463387710'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://uzuncorap.blogspot.com/2008/05/52.html' title='%52'/><author><name>Laia</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/717/2047/320/513689/pippidish.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30172309.post-7756076579597785986</id><published>2008-05-13T10:03:00.000+03:00</published><updated>2008-05-13T10:05:30.463+03:00</updated><title type='text'>bir de bunu izleyiniz</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.odtununsesi.org/tr/content/1-mayis-2008-istanbul"&gt;1 mayıs 2008, istanbul "olmaya devlet cihanda"&lt;/a&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30172309-7756076579597785986?l=uzuncorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://uzuncorap.blogspot.com/feeds/7756076579597785986/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30172309&amp;postID=7756076579597785986' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/7756076579597785986'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/7756076579597785986'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://uzuncorap.blogspot.com/2008/05/bir-de-bunu-izleyiniz.html' title='bir de bunu izleyiniz'/><author><name>Laia</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/717/2047/320/513689/pippidish.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30172309.post-2244898686115970048</id><published>2008-05-11T14:38:00.001+03:00</published><updated>2008-05-11T14:41:23.096+03:00</updated><title type='text'>inti illimani venceremos odtü 2008</title><content type='html'>&lt;embed id="VideoPlayback" style="width: 400px; height: 326px;" flashvars="" src="http://video.google.com/googleplayer.swf?docid=-9084381536261152873&amp;amp;hl=tr" type="application/x-shockwave-flash"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30172309-2244898686115970048?l=uzuncorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://uzuncorap.blogspot.com/feeds/2244898686115970048/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30172309&amp;postID=2244898686115970048' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/2244898686115970048'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30172309/posts/default/2244898686115970048'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://uzuncorap.blogspot.com/2008/05/blog-post.html' title='inti illimani venceremos odtü 2008'/><author><name>Laia</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/717/2047/320/513689/pippidish.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry></feed>
